Eolation türkçesi Eolation nedir

  • Rüzgarın jeolojik etkileri (jeoloji).
  • Kelleşme.

Eolation ingilizcede ne demek, Eolation nerede nasıl kullanılır?

Alveolation : Gözenekli olma. Birçok çukuru ve boşluğu olma durumu (bal peteğinde olduğu gibi).

Alveolate : Birçok küçük hücreden oluşan (bal peteğinde olduğu gibi). Gözenekli. Alveolat. Küçük çukurlar içeren. Bal peteği gibi oyuklu yüzey şekli. Delikli. Petekli.

Areolate : Halkalı. Küçük açık alana benzeyen. Gözenekli.

Capreolate : Kapreoler.

Faveolate : Balpeteğine benzeyen. Küçük hücrelere bölünmüş.

Theolatry : Tanrıya tapma. İlkellerin tanrı olarak nitelendirdiği gözle görülme olasılıkları bulunmayan güçlere karşı uyarladıkları saygınlık eylemleri, krş. bitkiye tapma, hayvana tapma.

Acmeola : Kurgunun çeşitli işlemlerini gerçekleştirmekte kullanılan ve bakımlığın daha geliştirilmiş, ayrıntılı biçimi olan aygıt. (bu aygıtlar çok çeşitlidir ve genellikle moviola, editola, vb. gibi tecim adlarıyla anılır). Kurgu aygıtı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Lineolate : Çizgili (zooloji, botanik). Küçük çizgileri olan.

Lanceolate : Mızraksı. Mızrak şeklinde; taban kısmı geniş, uca doğru gittikçe incelen, uzunluğu genişliğinden daha fazla olan yapı ya da bu şekildeki basit yaprak. Mızrak biçiminde. Mızrak şeklinde. Lanseolat.

 

Alveola : Diş yuvası. Alveol. Akciğerde bulunan hava hücresi. Küçük çukur (bal peteğinde olduğu gibi).

İngilizce Eolation Türkçe anlamı, Eolation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Eolation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Component : Unsur. Öğe. Bileşen. Bir özdeği oluşturan kimyasal bileşimi bildirmek için verilmesi gerekli kimyasal türlerden her biri. Komponent. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, gramer, veterinerlik alanlarında kullanılır. Birleştirme yoluyla kurulan birleşik kelimelerde, birleşmeye katılan kelimelerden her biri: aslanağzı «bir çiçek adı», hanımeli «bir çiçek adı», kadıngöbeği «bir tatlı türü», katırtırnağı «bir bitki adı» birleşik kelimelerinde bu birleşimi oluşturan aslan, ağız, hanım, el, kadın, göbek vb. kelimeler birer birleşen durumundadır. üretici-dönüşümlü (transfoarmational) gramerde, tabanı oluşturduğu kabul edilen ögelerden her biri. (tamamlayıcı) parça. Bir dizgeyi oluşturan özdeklerin her biri. bir bileşkeyi oluşturan yöneylerin her biri. Katkı maddeleri de dahil olmak üzere, gıdanın üretiminde ve hazırlanmasında kullanılan ve son üründe bulunan maddeler.

Magnitude relation : Büyüklük ilişkisi.

Earth : Zemin. Yeryuvarı. Üzerinde yaşadığımız, güneş dizgesine bağlı gezegen. Güneş dizgesinde, güneş'e uzaklık sırasıyla üçüncü gezegen. Yeryuvarlağı. İn. Dünya. Toprakla örtmek. Yer. Örtmek.

Abstraction : Zihnin, gerçekte ayrı ve başlı başına bir varlığı ya da özelliği olmayan bir şeyi, bağımsız olarak ya da öteki özelliklerden ayırarak düşünmesi. Soyutlama. Bir bütünün bir niteliği, bir ilişkisi üzerinde özellikle durup, öbür öğelerini göz önünde bulundurmama. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır.

 

Temporal relation : Geçici ilişki.

Northeast : Kuzeydoğuya doğru. Kuzeydoğu. Kuzey doğu.

Here : Burası. Burda. Bu çekitte. Bunda. Buraya. Hey. Burayı. İşte. Burada.

Seat : Oturağını tamir etmek. ...kişilik oturma kapasitesi olmak. Yuvasına oturtmak. Sinemada, oturacak yer birimi olarak kullanılan terim. sinemalarda, birinciden sonra salonun arkasına doğru uzanan, bazen lüks koltuk olarak ikinci bir bölünmeye de uğrayan bölüm. Sinema salonundaki oturulacak yerlerden her biri. Mevki. İskemle. Bir seyircinin tiyatro seyrederken oturduğu yer. Yer. Koltuk.

Space : Açıklık. Üçü uzaysal ve biri zamansal olmak üzere dört-boyutlu sınırsız sürem. Mesafe. Aralamak. Süre. Boşluk. Yer. Uzay. Aralıklara bölmek. Gözlem,gözlem simgeleri ya da çizgelerin içinde konum kazandığı üçboyutlu çerçeve.

Change : Takas etmek. Değiş tokuş etmek. Değişim. Çiftlerde başlama atışı yapan oyuncunun bundan sonra karşıdakilerin yapacağı 5 atışı karşılayacak olan takım arkadaşı ile yer değiştirmesi. Dönüşmek. Tebdil etmek. Değiştirmek. Değişmek. Bilgisayar, masa tenisi, ekonomi alanlarında kullanılır. Üzerini değişmek.

Eolation synonyms : physical object, mathematical relation, abstract entity, unconnectedness, family relationship, linguistic relation, quantitative relation, human relationship, spatial relation, logical relation, portion, business relation, outer space, connexion, part, west, north, bilocation, becoming bald, reciprocity, mountain pass, possession, position, connectedness, interrelationship, ownership, oppositeness, kinship, northwest, reciprocality, social relation, hair loss, connection.

Eolation zıt anlamlı kelimeler, Eolation kelime anlamı

There : Ora. Orayı. Orası. ...var. Birinin ismi yerine kullanılır. Şura. Şurada. İşte. Oralarda. Orada.

Here : Bunda. Burayı. Burada. Hey. Buraya. Burda. Bu çekitte. İşte. Burası.

Connectedness : Bağlanabilirlik. Bağlı olma durumu. Bağlantılılık. Bağlanmışlık. Bağlanabilme.

Eolation antonyms : unconnectedness.