Epidotic türkçesi Epidotic nedir

  • Epidota ait veya epidot doğasına sahip.

Epidotic ingilizcede ne demek, Epidotic nerede nasıl kullanılır?

Epidote : Kayaç yapıcı mineral. (ca2 (al, f, mn3) (oh/sio4); metalimsi olmayan parıltı, yeşil, kahverengi, sarı, seyrek olarak kırmızı ve kara; çizgi ak, gri; sertlik 6-7; yoğunluk 3.3-3.5; monoklinal.). Epidot. Pistasit.

Lepidote : Kabuklu. Lepidot. Küçük pullarla kaplı. Pürtüklü. Pullarla kaplı. Pullu. Mektup çantası.

Lepidolite : Pullu mika. Lepidolit.

Lepidology : Pulbilim. Canlıların pullarını inceleyen bilim dalı. Lepidoloji.

Lepidophagy : Balık pulu yiyen, lepidovor. Lepidofaj. Pul yeyici. Pulyeyicilik.

Lepidosiren : Amazon bataklıklarında yaşayan yılanbalığı şeklinde bir balık tür. Karamaru. Akciğerli balıklar (dipnoi) takımının, balçık balığıgiller (lepidosirenidae) familyasından, 1-4 m kadar uzunlukta, güney amerika'da amazon ırmağı boyunca bataklıklarda yaşayan bir tür.

Lepidophore : Lepidofor. Lepidofaj. Lepidovor. Pulyiyen.

Lepidopteran : Kelebekleri ve güveleri içeren böcekler cinsine ait veya ilgili (zooloji). Kelebek. Pulkanatlılara ait. Pulkanatlılar familyasnını kanatlı fertlerine verilen genel ad. Pulkanatlılara özgü.

Lepidopterous : Pulkanatlılara özgü.

Lepidopteral : Pulkanatlılara özgü.

İngilizce Epidotic Türkçe anlamı, Epidotic eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Epidotic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pestilent : Zararlı. Ahlaka zararlı. Baş belası. Nahoş. Sıkıcı. Öldürücü. Bulaşıcı. Bulaşıcı hastalık getiren. Tehlikeli. Rahatsız edici.

Pandemic : Aynı zamanda birçok ülkede olan salgın. kıtalar arası salgın. Yaygın. Pandemi. Pandemik. Birkaç bölgeye yayılan salgın. Birkaç ülkeye yayılan (medikal tıp terimi). Neredeyse kontrolden çıkmak üzere ve çok yayılmış olan salgın hastalık. Genel. Evrensel.

Outbreak : Patlama. Tezahür. Feveran. Patlak verme. Başlama. Çıkma. Salgın. Baş gösterme. Ortaya çıkma (istenmeyen bir olay birdenbire). İsyan.

Epizootic : Epizootik. Algın hastalık (vet.). Aynı anda birçok hayvanda görülen, hayvanlar arasında bulaşıcı nitelik gösteren. belli bir hastalığın hayvanlar arasında aynı anda görülmesi, hayvanlar arasındaki hastalık salgını. insanlarda epidemik olarak ifade edilir. Aynı anda birçok hayvanda görülen, hayvanlar arasında bulaşıcı nitelik gösteren belli bir hastalığın hayvanlar arasında aynı anda görülmesi. Epizotik. Salgın hastalık.

Pestilential : Öldürücü. Veba getiren. Zararlı. Tehlikeli. Bulaşıcı. Pestilansiyal. Baş belası.

Irruption : İçeriye üşüşme. Baskın. İstila. Hücum. Püskürme. İçeriye baskın. Akın. Zorla girme.

Pestiferous : İğrenç. Hastalık taşıyan. Başkalarına sıkıntı veren. Bulaşıcı. Hastalık nakleden. Bulaşıcı hastalık yayan. Baş belası. Bulaşkan.

Eruption : Tezahür, kızartı, kabarık. patlama, patlak verme. diş çürümesi. Kabarma. Magmanın, az ya da çok miktarda gazlarla yeryüzüne çıkması. İsilik. Diş çıkması. Döküntü. Coğrafya, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Patlama. Erüpsiyon. Fışkırma.

 

Epidotic synonyms : epiphytotic, plaguey.

Epidotic zıt anlamlı kelimeler, Epidotic kelime anlamı

Ecdemic : Ekdemik. Başka bir yerden gelen. Yerli olmayan.

Endemic : Belirli topluluğa özgü hastalık. Endemik. Yöreye özgü bitki örtüsü. Yerel bitki örtüsü. Bir yer veya halka özgü hastalık. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir bölgeye özgü, yerel olan. belli bir bölgede salgın olmaksızın sık görülen hastalık. Belirli bir topluluğa özgü hastalık. Belirli bir yere özgü hayvan. Bir bölgeye özgü, yerli olan.

Permanent : Perma. Permanant. Sürekli. Kalıcı. Daimi. Baki. Asil. Temelli. Devamlı. Değişmez.

Epidotic ingilizce tanımı, definition of Epidotic

Epidotic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Related to, resembling, or containing epidote. As, an epidotic granite.