Epimer türkçesi Epimer nedir

  • Yakın eşiz.
  • Aldehit grubu içeren şeker bileşiği türü (kimya).
  • Eşsiz.
  • Yakın.
  • Epimer.

Epimer ingilizcede ne demek, Epimer nerede nasıl kullanılır?

Epimerase : Bir molekülün epimerini meydana getiren izomeraz sınıfından herhangi bir enzim. Epimeraz.

Epimere : Epimer.

Epimeric : Zincirin son asimetrik karbon atomunda farklı hidroksil grubu ve hidrojen grubu dizilişleri olan aldehit grubu içeren şeker stereoizomerler ile alakalı. (kimya) epimerlerle alakalı. Epimerik.

Epimers : Epimer. Yakın. Epimerler. Yakın eşiz. Eşsiz. Aldehit grubu içeren şeker bileşiği türü (kimya). Yalnızca bir asimetrik karbon atomuna bağlı grupların konfigürasyonu bakımından farklı olan iki stereoizomer.

Dissepiment : Halkalı solucanlarda, her segmentte bulunan bir çift solom kesesinin arkasından gelen segmenti solom keselerinden ayıran solom epiteline verilen ad. mercanlarda bir bölmeden diğer bölmeye uzanan kalker perdeler. 3.birleşik olarak bulunan ovaryumlarda iki ovaryumu ayıran perde. Halkalı solucanlarda, her segmentte bulunan bir çift sölom kesesinin arkasından gelen segmenti sölom keselerinden ayıran sölom epiteli. mercanlarda bir bölmeden diğerine uzanan kalker perdeler birleşik olarak bulunan ovaryumlarda iki ovaryumu ayıran perde. Dissepiment. Ayırma (botanik terimi). Dizepimen. Ayıran zar. Ayıran zar (anatomi, zooloji). Ayırıcı zar. Bölme.

 

Epi : Epi. Üstünde, üzerinde, üstte.

Dissepimental : Bölen. Ayırıcı. Bölücü. Ayıran.

Epiblast : Dışderi. Dış deri. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Dış embriyonik tabaka. Çok hücreli hayvanlarda vücudun dış yüzeyini örten tabaka. sinir sistemi ve duyu organlarını meydana getiren embriyonun en dış tabakası, ektoderm, ektoblast, epiblast. Çok hücreli hayvanlarda vücudun dış yüzünü örten tabaka. üst deri (epidermis), sinir sistemi ve duygu organlarını meydana getiren embriyonun en dış tabakası. ektoderm, epiblast. Çok hücreli hayvanlarda vücudun dış yüzeyinin örten tabaka. embriyoda blastosist evresinde dışta yer alan katman, ektoderma, ektoderm, epiblast, integumentum kommune. blastosist oluşumunda dışta ektoderma içte ise endoderma yer alır. Harici embriyonik katman (embriyoloji). Epiblast.

Epimorphism : Epimorfizm.

Epimysium : Epimisyum. Kas liflerini dıştan saran, sıkı bağ dokusu yapısında, kollagen teller bakımından zengin olan bir örtü tabakası.

İngilizce Epimer Türkçe anlamı, Epimer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Epimer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Arachnid : Eklembacaklıların örümcek ve akrep sınıfı. Örümceğimsi. Eklembacaklılardan. Eklembacakılardan hayvan. Eklembacaklılardan hayvan.

Close to : Yakından. -e yakın. Hemen hemen. Başucunda.

Arachnoid : Beyinzarı ile ilgili. Eklembacaklı. Eklembacaklılarla ilgili. Araknoid tabaka. Araknoid (medikal tıp terimi). Beyin ve omuriliği çevreleyen ve bağ dokusundan oluşmuş üç tabakadan orta kısımda yer alan tabaka. araknoid zar, beyin zarları. Beyin zarı ile ilgili. Araknoid. Örümceksi.

 

Close : Kadans. Geçit. Bitirmek. Kapamak. Kapatmak. Son. Bağlantılı. Kapanmak. Avlu (okul, kilise).

Companionless : Partnersiz. Yoldaşı olmayan. Arkadaşsız. Eşlik eden kimsesi olmayan.

Frying pan : Tava. Kızartma tavası.

Akin : Benzeyen. Benzer. Okşar. Akraba.

Black widow : Örümceğimsiler (arachnoidea) sımanın, örümcekler (araneida) takımından dünyada yayılmış, çok zehirli ve kara renkli bir eklem bacaklı türü. Köylere kentlere yakın da yuvalanabilen ve sokması büyük acı veren iri, esmer, ağılı örümcek; böyü. Zehirli bir örümcek. Zehirli örümcek. Kara dul. Karadul.

Adjacent : Birbirine komşu. Bitişik. Komşu. Mücavir. Yandaki. Çok yakın. Sınırdaş.

Heavenly : Tanrısal. Gökle ilgili. Cennetle ilgili. Cennetsel. Cennete ait. Harika. Cennetlik. Kutsal. İnsanüstü.

Epimer synonyms : latrodectus mactans, aranea diademata, orb weaving spider, order araneida, theridiid, araneae, argiope aurantia, black and gold garden spider, trap door spider, barn spider, araneus cavaticus, order araneae, hunting spider, a1, close range, connected, epimere, inapproachable, mateless, comb footed spider, connate, akin to, in a class by itself, skillet, epimers, beyond all comparison, by, at close quarters, tarantula, closer, incomparable, inimitable, beyond comparison.

Epimer zıt anlamlı kelimeler, Epimer kelime anlamı

Trade edition : Alışveriş broşürü.