Epineural türkçesi Epineural nedir
- Epinöral.
- Omurganın nöral yayından gelişen, sazangillerin (cyprinidae) türleri gibi bazı balıklarda nöral yaylardan uzanan c ve y biçimindeki ince kemikler.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Omurganın nöral yayından gelişen, sazangillerin (cyprinidae) türleri gibi bazı balıklarda nöral yaylardan uzanan c ve y şeklindeki ince kemikler.
Epineural ingilizcede ne demek, Epineural nerede nasıl kullanılır?
Epineurium : Epinevriyum. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Epinöriyum. Perifer sinir sisteminde sinir teli demetlerini dıştan saran kollajen ve elastik ipliklerle kan ve lenf damarlarını içeren bağ doku katmanı. Demetler halinde bulunan sinir tellerinin gözle görülebilecek kadar kalın sinirleri teşkil etmek üzere bir araya gelmesiyle oluşan yapıyı bir arada tutan, içinde uzunluğuna yer alan kollagen teller ve hücreler bulunan bağ dokusu. Epinöryum.
Epinephrin : Böbrek üstü bezleri ve sempatik sinir sistemindeki sinir uçlarından salgılanan, kalp atışını hızlandıran, kas ve karaciğerde glikojenin glikoza parçalanmasını sağlayan bir katekolamin. epinefrin. Adrenalin. Epinefrin. Adrenal bezi tarafından salgılanan hormon. Böbrek üstü bezleri ve sempatik sinir sistemindeki sinir uçlarından salgılanan, kalp atışını hızlandıran, kas ve karaciğerde glikojenin glikoza parçalanmasını sağlayan bir katekolamin hormon, epinefrin.
Epinephrine : Adrenalin. Adrenal bezi tarafından salgılanan hormon. Epinefrin.
Epinerium : Omuriliğe bağlı spiral sinirlerden periferik sinirin tümünü kuşatan en dıştaki bağ dokusu. Epineryum.
Benzodiazepine : Benzodiazepin. (tıp veya medikal terimi) yatıştırıcı olarak kullanılan gruba ait bileşimlerden herhangi biri.
Repines : Küsmek. Şikayetçi olmak. Söylenmek. Üzülmek. Yakınmak. Bozulmak.
Carbamazepine : Epilepsi tedavisi ve sinirsel ağrıların dindirilmesinde kullanılan kasılmayı önleyen ilaç. Karbamezepin. Iminostilben türevi olan, beyinde birincil odaklardaki deşarjları ortadan kaldırarak çırpınmaları önleyen ilaç.
Repined : Bozulmak. Şikayetçi olmak. Üzülmek. Söylenmek. Küsmek. Yakınmak.
Creepiness : Sürünme veya emekleme niteliği. Tüyler ürpertici durum. Tuhaflık. Ürkütücülük. Korkutuculuk. Ürperticilik.
Pirenzepine : Muskarin almaçlarınden m1 almaçlarını seçici bir biçimde engelleyerek etkisini oluşturan ve mide asit salgısını önemli ölçüde azaltıcı etkiye sahip parasempatolitik bir ilaç. Pirenzepin.
İngilizce Epineural Türkçe anlamı, Epineural eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Epineural ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.
Abiotic environment : Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam.
A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.
A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.
A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.
Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan.
A protein : A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.
Extradural : Dura materin üstünde. Ekstradüral. Dura materin dışında.
Epidural anesthesia : Epidural anestezi.
Regional anesthesia : Rejiyonal anestezi. Bölgesel anestezi. Rejyonel anestezi.
Epineural synonyms : regional anaesthesia, abiotic factor, acacia, abo blood groups system, abramis zone, epidural anaesthesia, a cells, aardvark, abambulacral area, aardvarks, abductor muscle.
Epineural ingilizce tanımı, definition of Epineural
Epineural kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Arising from the neurapophysis of a vertebra.

Bu kısımda Epineural kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Epineural ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Epineural anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Epineural ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.