Equilibrating türkçesi Equilibrating nedir

Equilibrating ingilizcede ne demek, Equilibrating nerede nasıl kullanılır?

Equilibration : Denge kurma. Ekulibrasyon. Dengeleme. Denge. Ekilibrasyon.

Equilibrations : Dengeleme. Ekilibrasyon. Denge kurma. Denge.

Equilibrate : Eşitleştirmek. Dengelemek. Denkleştirmek. Muvazene. Ekilibre etmek. Denk kılmak. Balansını sağlamak. Dengeye getirmek. Denge sağlamak. Dengeyi sağlamak.

Equilibrated : Balansını sağlamak. Dengelenmiş. Dengelemek.

Equilibrates : Denge sağlamak. Ekilibre etmek. Denkleştirmek. Dengeyi sağlamak. Eşitleştirmek. Dengeye getirmek. Dengelemek. Balansını sağlamak. Muvazene.

Equilibrator : Dengeleyen. Balans veya denge sağlamak için kullanılan cihaz (özellikle bir uçakta). Dengeleme düzeni. Denge sağlayan. Birbirine denk yapan. Denkleştiren. Muvazene temin eden. Eşitleyen.

İngilizce Equilibrating Türkçe anlamı, Equilibrating eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Equilibrating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Equalizer : Beraberlik golü. Tabanca. Dengeleyici makas). Ekolayzer. Eşitleyici.

Equaliser : Eşitleyen kimse. (abd ve kanada'da kullanılan argo) ateşli silah. Eşit yapan kimse. (ingiliz argosu) bir futbol maçında skoru eşitleyen gol (ayrıca equaliser). (elektronik) frekans çarpıklığını veya distorsiyonunu düzelten elektronik cihaz. Ekolayzer. Beraberlik golü. Eşit oranda etkisi olan şey. Her tür silah.

 

Compensating : Karşılığını veren. Dengeleme. Hakkını veren. Yapmaya değer. Telafi edici. Tazmin edici.

Accommodating : Uygun. Değişime açık. Yerleştirerek. Uyumlu. Yardımsever. Değişmeye hazır. Yerleştirme. Yumuşak başlı. Mezhebi geniş. Yardımcı.

Balancers : Sineklerin ve diğer çift kanatlı böceklerin gelişmemiş arka kanatları (biyoloji terimi). Balans mili. Dengeleyeci. Dengeleme sistemi. Denge sağlayan. İp cambazı. Akrobat. Dengeleyen. Halter.

Stabilization : Durultum. Değişmezlik durumuna getirme. Dengede tutma. Bir aygıtın elektriksel besleme çevrimine konulan bir durultucu ile gerilim çalkantılarını kesme. Dengeleme. İstikrar. Tespit etme. Sabit kılma. İstikrarı sağlama.

Stabilizer : Nitrat tabanlı filmlerin yapımında kullanılan, filmin kimyasal yönden dayanıklılığını artırıp yanıcılığını azaltan özdek. renkli filmde jelatini sağlamlaştıran, renkli görüntünün korunmasını sağlayan özdek. Denge kolu. Durultucu. Bağlayıcı madde. Stabilizator. Stabilizör. Fizik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Gıda mevzuatında belirtilen özellik ve koşullarda olmak üzere sucuk, salam, sosis vb. et ürünlerine dolgunluk, su tutucu ve hamuru bağlayıcı özellik veren doğal veya yapay maddeler. Seslendirme aygıtlarında, kuşağın geçtiği yolda bulunup kuşağın düzgün devinimini sağlayan makara. Stabilize eden.

Equalize : Beraberlik golü atmak. Tesviye etmek. Eşitlemek. Eşitlik sağlamak. Egale etmek. Denkleştirmek. Balans ayarını yapmak. Beraberliği sağlamak.

 

Balancing : Denge. Denkleştirme. Simetri. Simetriklik. Yazılık, çizelge ve sayışımlar arasında uygunluk sağlama. belirli bir süre sonunda sağlanan karı ve yitireceyi saptamak üzere kuruluşça tutulan sayışrmların borçlu ve alacaklı dalları üzerinde sonuç olarak bir denge sağlama. Kimya, ekonomi alanlarında kullanılır. Kimyasal tepkimelerde, ürün ve tepkenler arasındaki nicel bağıntıyı kurabilmek için yapılan işlem. Mutabakat. Dengeleme.

Counterpoise : Karşılamak. Karşı ağırlık. Denk. Denge ağırlığı. Denge. Eş ağırlık. Eşit kuvvetle karşı koymak. Karşı etki yapmak. Tay.

Equilibrating synonyms : balancer, stabilisation, compensating element, compensanting element, compensate, compensatory, counterpoises, offsetting, equalizers, equilibrates, compensator, equalizes, balance the budget, equilibrated, equilibrate, equalized, counterpoised, cancel out, compensates, stabilizers, stabiliser, equalise, compensative, compensators, effector, balance out, balance, equalises, counterpoising, cancel.

Equilibrating zıt anlamlı kelimeler, Equilibrating kelime anlamı

Destabilization : Dengeyi bozma. İstikrarsız bir hale getirme. İstikrarsızlaşma. Mevcut hükümetten desteğini çekme. İstikrarsız bir hale gelme. Halktan gelen veya siyasi desteği çekerek bir hükümeti zayıflatma süreci (destabilisation olarak da yazılır). Dengesizleştirme. Destabilizasyon. İstikrarı bozma. (amerikan ingilizcesi) istikrarsızlaştırma.

Destabilisation : Halktan gelen veya siyasi desteği çekerek bir hükümeti zayıflatma süreci (destabilization olarak da yazılır). Dengesizleştirme. İstikrarı bozma. Destabilizasyon. İstikrarsızlaşma. İstikrarsızlaştırma. Dengeyi bozma. İstikrarsız bir hale gelme. (britanya ingilizcesi) istikrarsızlaştırma. İstikrarsız bir hale getirme.