Equilibration türkçesi Equilibration nedir

  • Ekulibrasyon.
  • Denge kurma.
  • Denge.
  • Dengeleme.
  • Ekilibrasyon.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.

Equilibration ingilizcede ne demek, Equilibration nerede nasıl kullanılır?

Equilibrations : Denge. Dengeleme. Denge kurma. Ekilibrasyon.

Equilibrating : Dengelemek. Balansını sağlamak. Denkleştirici. Dengeleyici.

Equilibrate : Eşitleştirmek. Ekilibre etmek. Dengelemek. Dengeyi sağlamak. Denge sağlamak. Dengeye getirmek. Denk kılmak. Denkleştirmek. Balansını sağlamak. Muvazene.

Equilibrated : Dengelenmiş. Balansını sağlamak. Dengelemek.

Equilibrates : Eşitleştirmek. Ekilibre etmek. Denkleştirmek. Dengelemek. Dengeyi sağlamak. Dengeye getirmek. Denge sağlamak. Muvazene. Balansını sağlamak.

Equilibrator : Birbirine denk yapan. Dengeleme düzeni. Denkleştiren. Balans veya denge sağlamak için kullanılan cihaz (özellikle bir uçakta). Denge sağlayan. Muvazene temin eden. Eşitleyen. Dengeleyen.

İngilizce Equilibration Türkçe anlamı, Equilibration eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Equilibration ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A c deformity : A-c kusuru. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

Balance : Denklik. Kalan. Tartaç. Tartmak. Bir sesin tüm frekans aralıklarının, birisinin diğerine baskın gelmemesi için yakın değerlerde tutulması. stereo bir müzik sistemindeki her bir hoparlörden çıkan ses şiddetinin aynı değerde olması. icra veya kayıt sırasında çalgıların ses şiddetlerinin birinin diğerine baskın gelmeyecek biçimde yakın olması. Sayışımanlıklarca tüm sayışımların borçlu ve alacaklı tutarlarının toplamını ayrı ayrı olarak toplamyerinde ve bu toplamların borç ve alacak artıklarının toplamlarını da ayrı ayrı artıklar bölümünde gösteren ve çoğunlukla ayda bir düzenlenen çizelge. Kütle ya da ağırlık ölçümü için hazırlanmış özel düzenek. Göz önünde bulundurmak. Ruhsal denge.

 

Equaling : Yetişmek. Bir olmak. Denkleştirme. Eş değerde olmak. Eşdeğer kılma. Eşitleme. Muadili yapma. Eşdeğerleme.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

Counterpoise : Eş ağırlık. Eşit kuvvetle karşı koymak. Karşı ağırlık. Denk. Karşılamak. Denge ağırlığı. Tay. Denkleştirmek. Karşı etki yapmak.

Compensating : Hakkını veren. Dengeleyici. Karşılığını veren. Yapmaya değer. Telafi edici. Tazmin edici.

Abdominal palpation : Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi. Abdominal palpasyon.

Countenances : Tasvip etmek. Yüz vermek. Teşvik etmek. Onama. Teşvik. Müsamaha etmek. Yüz ifadesi. Çehre. Kontrol.

Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.

 

Abdominal pain : Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Karın ağrısı. Abdominal ağrı.

Equilibration synonyms : equilibrations, a amplitude mod, abdominal ovariectomy, equalization, aplombs, a c syndrom, equation, balances, stabilization, counterpoises, equalising, abdominal distention, aplomb, counterbalancing, offsetting, a crochordon, abaxial, equalisation, abattoir, equalling, equalizing, stabilisation, abamectin, a band, easiness, a dna, countenance, equations, balancing, abdomen.

Equilibration zıt anlamlı kelimeler, Equilibration kelime anlamı

Destabilization : İstikrarsızlaşma. (amerikan ingilizcesi) istikrarsızlaştırma. İstikrarsız bir hale gelme. Dengeyi bozma. Destabilizasyon. İstikrarsızlaştırma. Dengesizleştirme. Mevcut hükümetten desteğini çekme. İstikrarsız bir hale getirme. İstikrarı bozma.

Destabilisation : Dengesizleştirme. (britanya ingilizcesi) istikrarsızlaştırma. Destabilizasyon. İstikrarsız bir hale getirme. Mevcut hükümetten desteğini çekme. Halktan gelen veya siyasi desteği çekerek bir hükümeti zayıflatma süreci (destabilization olarak da yazılır). İstikrarsızlaşma. Dengeyi bozma. İstikrarsızlaştırma. İstikrarsız bir hale gelme.

Equilibration ingilizce tanımı, definition of Equilibration

Equilibration kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Equipoise. Act of keeping a balance, or state of being balanced.