Equivalences türkçesi Equivalences nedir

Equivalences ingilizcede ne demek, Equivalences nerede nasıl kullanılır?

Equivalence class : Eşdeğerlik bölüğü. Denklik bölüğü. Denklik sınıfı. Eşdeğerlik sınıfı. Denlik sınıfı.

Equivalence class modulo m : Modulo m denlik sınıfı.

Equivalence in valuation : Değerlemede eşdeğer. Gerçek ederi olmayan, ya da bilinmeyen, doğru olarak saptanamayan bir malın, değerleme gününde satılmasında eş ve benzerine göre alabileceği eder.

Equivalence operation : Eşdeğerlik işlemi. Eşitlik işlemi.

Equivalence point : Eşdeğerlik noktası. Eşdeğer sayısı.

Quantum equivalence principle : Kuvantum eşdeğerlik prensibi. Nicemsel eşdeğerlik ilkesi. Bir ışılelektrik ya da ışıl akım sürecinde, soğurulan bir ışınım niceminin tüm erkesinin, belirli başka bir biçimide yeniden ortaya çıktığını bildiren ilke.

Barro ricardo equivalence proposition : Ricardo denkliği. Hükümet harcamalarının vergi veya borçlanmayla finanse edilmesi durumunda ekonomideki toplam istemin aynı düzeyde kalacağını ifade eden ve david ricardo tarafından ileri sürülen ancak daha sonra kendisinin de reddettiği kuram.

Equivalence value : Eş değerlik. Emsal değeri. Emsal değer.

Dextrose equivalence : Şekerler ve nişasta hidrolizatlarıyla bağlantılı olarak kullanılan, kuru maddenin bir yüzdesi olarak dekstroz cinsinden hesaplanarak belirtilen toplam indirgen şeker miktarı. Dekstroz eş değeri.

 

Closed equivalence relation : Kapalı denklik bağıntısı.

İngilizce Equivalences Türkçe anlamı, Equivalences eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Equivalences ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Equilibria : Muvazene. Denge. Dengeler. Karalılık. Tarafsızlık.

Equivalent : Muadil. Değerleri ya da işlevleri özdeş olan niceliklerin özelliği. Eşit. Denk. Karşılığı. Bir gram hidrojenin yerini alabilecek ya da onunla birleşebilecek öğenin gram olarak ağırlığı. Bedel.

Par : Nominal değer. Kur. Vasat. Başa baş. Denge. Ortalama. Eşit düzey. Normal. Başabaş olma.

Peering : Kolektif üretim. Trafik değiş tokuşu. Dikkatle bakmak. Çok sayıda insan tarafından gerçekleştirilen üretim. Üreten tüketicilerce gerçekleştirilen üretim. Bir parça görünmek. Belli belirsiz görünmek. Katılıma açık üretim.

Equalities : Seviye. Müsavat. Eşlik. Aynılık. Akranlık.

Position : Yerleştirmek. Duruş. Konum. Hal. Vaziyet. Mevki. Konumlanmak. Oyuncuların alanda yer alış durumu. Doğum sırasında yavrunun belirli bir noktasıyla apertura pelvis kranyalisin belirli noktaları arasındaki ilişki, pozisyon. Durmak (bir yerde).

Tantamount : Aynı. Eşit. Aynı değerde. Müsavi.

Equilibrium : Tarafsızlık. İki ya da daha çok gücün eşitleşmesinin, başka deyişle aralarındaki etkileşmenin ürünü olan göreli bir durgunluk durumu. Isildevimbilimde, kapalı dizgenin en son vardığı, ne denli beklense de değişmeyecek duru. Denge durumu. Muvazene. Birbirine ters yönlü güçlerin eşitlenmesi sonucu değişme eğiliminin kalmadığı durum. Karşıt etkilerin birbirine eşdeğer olduğu durum. Halk kültürünü oluşturan öğeler arasında varolduğu savunulan denge. (bu öğelerden biri üzerine yapılan bir baskı, kendini diğer öğeler üzerine ileteceğinden ilgili halk kültürü düzeni bozulacaktır. eğer, öğe üzerindeki baskı kaldırılacak olursa, çok kez halk kültürü düzeni eski durumuna dönüşmektedir.) bk. denge kuramı. Ekonomi, fizik, kimya, iktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır.

 

Parity : Birbiriyle karşılaştırılabilir ya da birbirine dönüştürülebilir değerlerin eşitliği, bk. dönüştürme. Değer ya da miktarda eşitlik farklı piyasalardaki mal ve hizmetlerin fiyatlarındaki eşitlik bk. döviz kuru. Parite. Başa baş olma. Müsavat. Eşlik. Benzerlik. Bilgisayar, fizik, kimya, iktisat alanlarında kullanılır. Yöneysel değişkenleri eksi yapıldığında, işlevin aldığı imi gösteren bakışım niceliği.

Evenness : Dürüstlük. Huzur. Düzlük. Düz oluş. Tarafsızlık. Düzgünlük. Doğruluk. Aynılık.

Equivalences synonyms : egality, tie, equilibriums, equality, equipotent, balance, egalitarianism, equivalence, equalization, equations, equivalency, egalite, homologies, eqivalence, accreditation, reciprocities, correspondence, balances, equivalents, equalisation, egalites, equation, equity, status, equipollent, reciprocity.

Equivalences zıt anlamlı kelimeler, Equivalences kelime anlamı

Nonequivalence : Eşdeğersizlik. Eşitsizlik.

Inequality : Pürüzlülük. Eşitsizlik. Hangi yanın daha büyük olduğunu gösteren bağıntı. Sapma. Düzensizlik. Değişkenlik. Ekonomi, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Adaletsizlik. Farklılık. Denksizlik.

Dissimilitude : Başkalık. Fark. Benzeşmeme.

Equivalences antonyms : unlikeness.