Eritropoetin nedir, Eritropoetin ne demek
Eritropoetin; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Erişkinde başlıca böbrek tarafından ve fetusta karaciğer tarafından salgılanan ve alyuvar üretimini uyarması için kemik iliği hücrelerine etki eden glikoprotein yapısında bir hormon.
Eritropoetin hakkında bilgiler
Eritropoetin (ya da EPO) eritrositler (alyuvar) için sitokin görevi gören bir glikoprotein hormondur. Hematopoetin ya da hemopoetin olarak da adlandırılır. Böbreklerde, renal kortekste tübülüsler arasındaki dar interstisyel aralıkta yer alan fibroblast benzeri hücrelerce üretilir ve eritrosit üretiminin kontrolünden sorumludur. Eritropoetin, memeli hücre kültüründe rekombinant DNA teknolojisi ile üretilerek tedavi amaçlı olarak da kullanılmaktadır. Böbrek yetersizliğine ya da kanser kemoterapisine bağlı anemilerin (kansızlık) tedavisinde yeri vardır. Ayrıca bisiklet yarışı, triatlon ve maraton koşusu gibi dayanaklılık gerektiren sporlarda doping amacı ile suistimal edilmektedir.
Eritropoetin kısaca anlamı, tanımı
Rekombinant dna teknolojisi : [Bakınız: genetik mühendisliği]. Belirli bir gen tespit edilerek ayrılıp daha sonra plazmit gibi bir taşıyıcı DNA'nın içine yerleştirilerek rekombinant DNAların oluşturulması, amacına yönelik olarak bu rekombinant yapının klonlanması ve proteinlere açıklatılması adımlarını içeren genetik mühendisliğinde uygulanan bir yöntem
Rekombinant dna : Bir DNA parçasının halkasal vektöre bağlanması sonucu oluşan molekül. Yaygın olarak DNA molekülünün kesme enzimleriyle kesilmesi ve sonra farklı kaynaklardan elde edilen DNA parçalarıyla DNA ligaz kullanılarak birleştirilmesiyle elde edilir. Farklı biyolojik kaynaklardan elde edilen DNA moleküllerinin birleşmesinden oluşan yapı. Plazmit DNAsının belirli bir bölgesinden kırılarak başka bir hücreden alınan belirli genin bu bölgeye yerleştirilmesiyle oluşan DNA molekülü. Rekombinant DNA yeniden bakteriyel bir hücreye aktarılarak genellikle eklenmiş genin veya ürününün çoğaltılması amaçlanır.
Maraton koşusu : Yumuşak yollar dışındaki ana yollar üzerinde yarışılan 42.195.5 m. lik en uzun yol koşusu.
Hücre kültürü : In vitro şartlarda tek hücre kültürü kapsayan hücrelerin devam ettirilmesi veya yetiştirilmesi. Dış ortamda veya laboratuvar koşullarında hücrelerin üretilmesi işlemi.
Glikoprotein : Proteinlerin karbohidratlarla birlikte oluşturdukları ve zarların yapısına giren bileşik protein. Karbonhidrat zinciri, plazma zarında (glikoforin vb.) dış yüzeye doğru, çekirdek zarlarında perinükleer aralığa, mitokondri zarlarında dış kompartımana doğru, salgı glikoproteinlerinde (mukus maddesi, hormon vb.) ise genellikle reaksiyona giren tarafa doğru bulunur. Glukoprotein. Proteinlerin karbonhidratlarla birlikte oluşturdukları ve zarların yapısına giren bileşik protein, glükoprotein. Proteinlerin karbonhidratlarla kovalent bağlarla birleşmesiyle oluşan zarların yapısına giren bileşik protein.
Rekombinant : Rekombinasyon sonucu oluşan yeni hücreler, DNA ya da klon.
Kemik iliği : Uzun kemiklerin ortalarında, kısa kemiklerin aralarında bulunan boşlukları dolduran, içindeki yağ oranına göre sarı ve kırmızı ilik olarak iki tipi bulunan, süngerimsi görünüşte bir bağ dokusu tipi. Uzun kemiklerin ortasındaki boşlukta ve yassı kemiklerin düzensiz boşluklarının kemik trabeküllerinde bulunan tüm kan hücrelerinin köken aldığı öncü kan hücrelerinden zengin doku. Biyolojik kan filtresi olan kemik iliği; medulla ossium rubra adı verilen kırmızı kemik iliği ve medulla ossium flava adı verilen sarı kemik iliği olmak üzere iki tiptir. Kemiklerin ortalarında bulunan boşlukları dolduran sünger görünüşünde bir bağ dokusu.
Kullanılmak : Kullanma işine konu olmak.
Kemoterapi : Kimyasal tedavi.
Fibroblast : Bağ dokusu hücresi. Kollajen ve retikülin ipliklerini, bağ dokunun temel maddesinin biçimsiz kısmını üreten, endoplazmik retikulumdan zengin, genellikle yassı, genç ve etkin bağ doku hücresi, bağ dokunun ana hücresi, desmosit. Osteoblastlara, kondroblastlara ve kollajenoblastlara dönüşebildikleri gibi, tam olarak geliştiklerinde ve daha az etkin hâle geldiklerinde fibrosit olarak adlandırılır. Kollajenoblast. Bir tip bağ dokusu gözesi. Bağ dokusunun temel hücresi.
Kullanılma : Kullanılmak işi.
Eritrosit : Alyuvar.
Dayanaklı : Dayanağı olan.
Teknoloji : Bir sanayi dalı ile ilgili yapım yöntemlerini, kullanılan araç, gereç ve aletleri, bunların kullanım biçimlerini kapsayan uygulama bilgisi, uygulayım bilimi. İnsanın maddi çevresini denetlemek ve değiştirmek amacıyla geliştirdiği araç gereçlerle bunlara ilişkin bilgilerin tümü.
Karaciğer : Karın boşluğunun sağ üst bölgesinde bulunan, öd salgılayan, şeker depolayan, iri, açık kahverengi organ.
Suistimal : Görev, yetki vb.ni kötüye kullanma.
Triatlon : Yüzme, koşu ve bisiklet yarışından oluşan atletizm dalı. Slalom, tüfekle ateş, kayak yarışlarından oluşan spor dalı.
Yetersiz : Gerekli bilgi ve yeteneği olmayan, yeterliği olmayan, kifayetsiz, ehliyetsiz. Verimli olmayan. Eksiği olan, yetecek kadar olmayan. Gereken, istenen niteliği olmayan. İşlevini tam olarak yapamayan (organ, alet vb.).
Bisiklet : Tekerlekleri pedal aracılığıyla ayakla döndürülen binek aracı, çiftteker, derrace, velespit. Bu araçla yapılmış olan bir spor türü.
Aralıkta : Öbür şeyler arasında, bu arada.
Diğer dillerde Eritropoetin anlamı nedir?
İngilizce'de Eritropoetin ne demek ? : erythropoietin

Bu kısımda Eritropoetin nedir? Eritropoetin ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Eritropoetin tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Eritropoetin hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.