Ernest türkçesi Ernest nedir

  • Ernesti erkek ismi.
  • Pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri.

Ernest ingilizcede ne demek, Ernest nerede nasıl kullanılır?

Ernest hemingway : Ernest miller hemingway (1899-1961). Amerikalı romancı ve gazeteci. 1954 yılında edebiyat dalında nobel ödülü sahibi.

Ernest miller hemingway : Amerikalı romancı ve gazeteci. Ernest hemingway (1899-1961). 1954 yılında edebiyat dalında nobel ödülü sahibi.

Ernestine : Kadın ismi (ernest'den türemiş olan). Kadın ismi. Çocuk gösterisi susam sokağı”nda erni'nin yeğeni olan kukla karakter.

Ernesto : Erkek ismi. Soyadı.

Sternest : İnatçı. Şiddetli. Kıç. Müsamahasız. Sert (bakış veya yüz). Sert. Haşin. Amansız. Acımasız. Arka.

Bitterness : Şiddet. Sertlik. Karamsarlık. Hoşnutsuzluk. Öfke. Acılık. Acık. Yakıcılık. Çoraklık. Keskinlik.

Cleverness : Akıllılık. Zekilik. Beceriklilik. Maharetlilik. Zeka. Parlak zekalılık.

Be sent into the wilderness : Gözden düşmek. Hükümetten düşürülmek. Görevden alınmak.

 
 

Eagerness : Sabırsızlık. Arzu. Heves. Şevk. Canlılık. İsteklilik. Heveslilik. Açgözlülük. Can atma. İstek.

Bernese : Bern'de yaşayan. Bernli. Bern (isviçre'nin başkenti) yerlisi.

İngilizce Ernest Türkçe anlamı, Ernest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ernest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Make : Olmak. Yapmak. Yapılış şekli. Yaratmak. Kazanç. Çeşit. -e neden olmak. Biçim. Hazırlamak. Meydana getirmek.

Raise : Büyütmek (çocuk). İnşa etmek. Rampa. Bir araya getirmek. Kaldırmak (yukarı). Kabartı. Büyütmek. Yükseltmek. Yükselme. Artırmak.

Cop : Sakçı. Masura. Aynasız. Aşırmak. Yumak. Polis. Yakalamak. Tutuklama. Polis memuru. Enselemek.

Seize : Zaptetmek. Kavramak. El koymak. Tutuklamak. Ganimet almak. Zapt etmek. El atmak. Havada kapmak. Yakalamak. Tutmak.

Set up : Birisine tuzak kurmak. Kırmak (rekor). Kurgulamak. İşe girmek. Geçindirmek. İyileştirmek. Kurmak. Dikmek. Açıklamak.

Rear : Arkadaki. Bakmak. Arka. Büyütmek. Şahlanmak. Geri. Dikmek. Beslemek. Yükselmek. Kaldırmak.

Put up : Konaklamak. Kapatmak. Düzenlemek. Bildirmek. Misafir olmak. Çıkarmak. Yerine koymak. Artırmak (fiyat). Sunmak. Kalmak.

Clutch : Klaç. Yakalamak. El çantası. Bir yüklemede kuluçkaya konulan yumurtalar. bir kezde kuluçkadan çıkan yumurtalar. Debriyaj. Yapışmak. Pençe. Motorla itici tekerlekleri birbirine bağlayıp ayırabilen dingil bağlantı aygıtı. Yakalama.

Collar : Yakasına yapışmak. Kolye. Yaka takmak. Yaka şekline benzer yapılar. yarım kordalılarda üç kısımdan oluşan vücudun orta bölgesi. Yaka. Kaçmak. Durdurmak. Tasma. Yakalamak.

Build : Kümelenmek. Bel bağlamak. Beden yapısı. Geliştirmek. Toplamak. İnşa etmek. Bina etmek. Kurmak. Oluşturmak. Yapı.

Ernest synonyms : prehend, pick up, construct, apprehend, nab, nail.

Ernest zıt anlamlı kelimeler, Ernest kelime anlamı

Level : Dürüst. Nicem düzeneğinde, öğecik özdeciklerinin bulunabildiği kesikli değerlerdeki erkelerden her biri. Makul. Namuslu. Ufki bir yüzey sağlamak. Kademe. Düzey. Bir nesnenin bir başkasına göre kimi niceliklerinde ya da konumunda gösterdiği ayrılık derecesi. Bir aygıtın ya da cismin yatay olup olmadığını gösteren araç. Sıradüzensel bir düzenlemede, bir öğenin astlık derecesi.

Ernest antonyms : unerect.

Ernest ingilizce tanımı, definition of Ernest

Ernest kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Bakınız: Earnest.