Erupts türkçesi Erupts nedir

Erupts ile ilgili cümleler

English: The volcano erupts at regular intervals.
Turkish: Volkan düzenli aralıklarla püskürür.

Erupts ingilizcede ne demek, Erupts nerede nasıl kullanılır?

Erupt : Fışkırmak. Erüpt. Çıkmak. Çıkagelmek. Çıkmak (yangın). Püskürmek (yanardağ veya volkan). Patlamak. Patlak vermek. Ateş almak. Püskürmek.

Erupted : Patlamak. Çıkagelmek. Püskürmüş. Çıkmak. Patlak vermek. Patlamış. İndifa etmiş. Püskürmek. Patlayıp çıkmış. Fışkırmak.

Erupting : Patlama. Püskürmek. Çıkmak. Çıkagelmek. Patlama (yanardağ vb). Patlak vermek. Fışkırmak. Patlamak.

Eruption : Diş çıkması. Erüpsiyon. Püskürme (yanardağ). İsilik. Erupsiyon. Coğrafya, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Tezahür, kızartı, kabarık. patlama, patlak verme. diş çürümesi. Magmanın, az ya da çok miktarda gazlarla yeryüzüne çıkması. Püskürme. Patlama.

Eruption center : Püskürme merkezi. Yeryüzünde, yanardağ püskürmelerinin ya da patlamalarının olduğu nokta. Püskürme özeği.

Eruption of laughter : Kahkaha patlatma. Ani kahkaha patlaması.

Eruptional : Fırlama özelliği olan. İndifa etme özelliği olan. Bir patlama veya kabarma ile alakalı veya ona ait. Püskürme özelliği olan. Patlama özelliği olan.

 

Eruptive rock : Püskürük kayaç. Erüptif kayaç.

Eruptive : Patlayıcı. Patlayan. İndifai. Püsküren. Püskürük.

Eruptions : Patlak verme. Kabarma. Fışkırma. Püskürme. Diş çıkması. Patlama.

İngilizce Erupts Türkçe anlamı, Erupts eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Erupts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pop up : Aniden belirmek. Mantar gibi yerden bitmek. Açılan. Birdenbire ortaya çıkmak. Pat diye gelmek. Pat diye belirmek veya ortaya çıkmak. Habersiz gelmek.

Climbs : Tırmanma. Tırmanış. Sarılarak tırmanmak. Güçlükle çıkmak. Yükselmek. Tırmanmak. Yokuş. Aşama kaydetmek.

Kindle : Parlamak. Yanmak. Yakmak. Tutuşturmak. Canlanmak. Uyanmak. Tutuşmak. Uyandırmak. Alevlendirmek.

Ascends : Artmak. Yükselmek. Tahta çıkmak. Ziyadeleşmek. Pesten tize geçmek (müzik terimi). Tırmanmak. Ağmak. Yukarı çıkmak. Çıkmak (tahta).

Fire : İşten atmak. Ateş. Alev almak. Tezkeresini eline vermek. İktisat, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Odun, kömür, yağ gibi ördeklerin yanması ile ısı ve ışığın birlikte belirmesi. Canlandırmak. Ateşe vermek. İşten kovmak. Dağlamak.

Drop : Yavrulamak. Söylemek. Bırakmak. Kesilmek. İlişkisini kesmek. Alçalmak. Düşmek. Düşürmek. Damlamak. Damla.

Turned up : Sapmak. Varmak. Damlamak. Yukarı tutmak. Keşfetmek. Kusturmak. Dönmek. Çevirip kaldırmak. Bulmak.

Breaks : İflas etmek. Yenmek. Kesmek. Koparmak. Dalmak. Kopmak. Kaçmak. İhlal etmek. Yakın dövüşü bırakmak. Batmak.

 

Ejaculate : Beli gelmek. Sperm boşaltmak. Boşalmak. Dışarı atmak. Fışkırtmak. Fırlatmak. Söyleyivermek. Boşaltmak. Haykırmak.

Ejaculated : Boşalmak. Haykırmak. Söyleyivermek. Fışkırtmak. Atılmış. Dışarı fışkırmış. Söyleyiverilmiş. Boşaltmak. Boşalmış.

Erupts synonyms : kindled, burst into flames, break, braird, flare, spews, outcrops, roll up, blow in, explodes, spewing, intensify, detonated, eructated, shown up, show up, detonates, eructate, begin, detonate, spewed, ascend, irrupt, eructates, come of, come up, ignites, break through, bursts, break open, start, cracks, misfire.

Erupts zıt anlamlı kelimeler, Erupts kelime anlamı

End : Amaç. Son. Sonuç. Ölüm. Uç. Akıbet. Bitiş çekidi. Taraf. Son kısım. Son çekit.

Disappear : Ortalıktan kaybolmak. Ortadan kaybolmak. Yitmek. Uçmak. Yok olmak. Aniden kaybolmak. Gözden kaybolmak. Ortadan kalkmak. Kaybolmak. Görünmez olmak.