Pop up türkçesi Pop up nedir

  • Çıkagelmek.
  • Birdenbire ortaya çıkmak.
  • Açılan.
  • Habersiz gelmek.
  • Aniden belirmek.
  • Pat diye belirmek veya ortaya çıkmak.
  • Pat diye gelmek.
  • Mantar gibi yerden bitmek.

Pop up ingilizcede ne demek, Pop up nerede nasıl kullanılır?

Pop : Rehine koymak. Sokuvermek. Ateş etmek. Çıtçıtlamak. Bas gitarda, telleri tınlatan elin genellikle işaret veya orta parmağı ile bir telin asılınması ve genellikle hemen ardından susturulması yöntemi. Rehine koymak (ingiliz ingilizcesi). Çabucak giymek. Ateşlemek. Bumlamak.

Pop up menu : Açılır menü.

Pop up message : Beliren ileti. Açılır ileti.

Pop up waste : Kaldırmalı tıkaç. Kirli su ağzını tıkamakta kullanılan ve bir düğme ya da kol yardımıyla yükseltilen tıkaç.

Pop up window : Açılır pencere. Beliren pencere.

Message pop up : İleti penceresi.

İngilizce Pop up Türkçe anlamı, Pop up eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pop up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Drop : Dirsek çevirmek. Çıkarmak. Düşüş. Görüşmemek. Dalmak. Bırakmak (fare). İlişkisini kesmek. Düşme. Düşürmek. Atmak.

Erupts : Patlamak. Püskürmek (yanardağ veya volkan). Erüpt. Patlak vermek. Çıkmak. Püskürmek. Çıkmak (yangın). Ateş almak. Fışkırmak.

Drop down : Yıkılmak. Tık açılır. Düşmek. Aşağı açılan. Akıntıyla sürüklenmek.

 

Turned on : İlgilenen. Cezbedilen. Çekici gelen. Harekete hazır hale getirilen. Deli olan. Yakılan. Aktif hale getirilen (bir uygulamanın, bir lambanın, vb.). Çalıştırılan. Cinsel olarak heyecanlandıran.

Shown up : Gözler önüne sermek. Göstermek. Görünmek. Gelivermek. Belli olmak. Ortaya çıkarmak. Meydana çıkmış. Ortaya çıkmak.

Fading : Solan. Geçici. Alkınma. Renk atma. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Zayıflayan. Yorulan. Solma. Solma (renk).

Dropdown : Açılır. Açılır liste. Açılırliste. Açılan menü. (bilgisayar) ana menüye tıklandığında aşağı doğru bir şekilde seçeneklerin listelendiği menü türü.

Dehiscent : Yarılır. Açılır. Kendiliğinden çatlayan. Kendi kendine açılan. Çatlayan. Yarılan.

Blow in : Damlamak. Selamsız sabahsız damlamak. Gelivermek. Çıkıp gelmek. Ansızın gelmek. Aniden gelmek. Haber vermeden gelmek. Paldır küldür gelivermek.

Expansive : Arkadaşça. Taşkın. Genişleyen. Büyük. Yaygın. Engin. Açık yürekli. Coşkun. Ateşli.

Pop up synonyms : erupting, popup, dilated, show up, erupted, bob up, turned up, crop up, roll up, erupt, turn up, come suddenly, come up, pop in.