Shown up türkçesi Shown up nedir
- Meydana çıkmış.
- Gözler önüne sermek.
- Ortaya çıkmak.
- Görünmek.
- Gelivermek.
- Göstermek.
- Belli olmak.
- Ortaya çıkarmak.
- Çıkagelmek.
Shown up ile ilgili cümleler
English: Ali hasn't shown up here yet.
Turkish: Ali henüz buraya gelmedi.
English: I wonder why Tom hasn't shown up yet.
Turkish: Tom'un neden henüz gelmediğini merak ediyorum.
English: Ali hasn't shown up yet.
Turkish: Ali henüz ortaya çıkmadı.
English: Ali told me he wouldn't be late, but he still hasn't shown up.
Turkish: Ali bana geç kalmadığını fakat hâlâ gelmediğini söyledi.
Shown up ingilizcede ne demek, Shown up nerede nasıl kullanılır?
Shown : Gösterilmek. Sahnelemek. Belirtmek. Kendini göstermek. Göstermek. İbraz etmek. Belli etmek. Belli olmak. Kanıtlamak. Gösterimde olmak.
Shown off : Havasına girmek. Fiyaka yapmak. Göstermek. Caka satmak. Gösteriş. Gözler önüne sermek. Hava atmak. Gösteriş yapmak.
Shownextstatement : Sonrakideyimigöster.
A bite and a sup : İki lokma yemek. İki yudum bir şey.
Aaup : American association of university professors (amerikan üniversite profesörleri derneği). Öncelikli olarak profesörlerin akademik özgürlüğünü korumaya kendini adamış amerikan kuruluşu.
İngilizce Shown up Türkçe anlamı, Shown up eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Shown up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Revealed : Belli etmek. Afişe olmuş. Meydana çıkarmak. İlham vermek. Ayyuka çıkmış. Açığa vurmak. Esin vermek. Açıklığa kavuşmuş. İfşa etmek.
Supervenes : Sonra olmak. Meydana gelmek (bir olay veya bir durum sürerken başka bir şey). İzlemek. Eklenmek. Hemen gelmek. Meydana gelmek (bir olay veya bir durum meydana geldikten sonra başka bir şey).
Bring about : Yol açmak. Sebep olmak. Doğurmak. Meydana getirmek. Husule getirmek. Gerçekleştirmek. Orsa alabanda etmek (gemi). Neden olmak. Beraberinde getirmek.
Betide : -e alamet olmak. Meydana gelmek. Olmak. Başına gelmek. Haber vermek.
Reveals : İlham vermek. Vahiy etmek. Esin vermek. Açığa vurmak. İfşa etmek. Vahiyle haber vermek. Meydana çıkarmak. Su yüzüne çıkarmak.
Chart : Kayda geçirmek. Çizim. Çizelge ile göstermek. Grafik. Plan yapmak. Haritasını çizmek. Planlamak. Taslağını çıkarmak. Haritasını yapmak.
Come up : Üniversiteye başlamak. Olmak. Karşılaşmak. Mahkemeye çıkmak. Londra'ya gelmek. Gündeme gelmek. Yükselmek (güneş). Yaklaşmak.
Detected : Keşfetmek. Sezmek. Algılandı. Saptanmış. Belirlemek. Farketmek. Saptanan.
Show : Sahnelemek. Kanıtlamak. Renk vermek. İş. Fırsat. Bir film üzerindeki resimlerin gösterici yardımıyla görüntülüğe yansıtılarak görüntülerin oluşturulması. bu yolla, filmin tümünün ya da bir bölümünün izlenmesinin sağlanması. bir sinemanın belli bir izlencesinin yer aldığı ve belirli bir saatten başlayıp yine belirli bir saatte sona eren çalışması. Görülmeğe değer herhangi bir şey. bir filmin, bir televizyon yayınının ortaya çıkardığı durum. Gösteriş.
Show off : Gösteriş yapmak. Hava atmak. Fiyaka yapmak. Racon kesmek. Çalım satmak. Gururla göstermek. Fiyaka satmak. Şov yapmak. Gösteriş.
Shown up synonyms : drop, appeared, be understanding, deducing, shine out, pop up, come into sight, conceive, betided, happen upon, display, break out, emerged, connote, connotes, betoken, demonstrating, betokens, bring to pass, supervened, become of, set out, unbundle, be seen, betides, erupted, deduce, roll up, connoted, break through, compare to, bring into the open, engendered.

Bu kısımda Shown up kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Shown up ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Shown up anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Shown up ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.