Revealed türkçesi Revealed nedir

  • Meydana çıkarmak.
  • Açıklığa kavuşmuş.
  • Afişe olmuş.
  • İfşa etmek.
  • Açığa vurmak.
  • Vahiy etmek.
  • Gözler önüne sermek.
  • İlham vermek.
  • Ayyuka çıkmış.
  • Esin vermek.
  • Belli etmek.

Revealed ile ilgili cümleler

English: Ali revealed his secret.
Turkish: Ali onun sırrını açığa çıkardı.

English: Dan revealed heartbreaking truths.
Turkish: Dan, yürek parçalayan gerçekleri ortaya çıkardı.

English: He revealed the secret to her.
Turkish: O, sırrı ona açıkladı.

English: Ali revealed the secret.
Turkish: Ali sırrı açığa vurdu.

English: Oh no, you have revealed our secret!
Turkish: Oh hayır, bizim sırrımızı açığa vurdun!

Revealed ingilizcede ne demek, Revealed nerede nasıl kullanılır?

Theory of revealed preferences : Açıklanmış tercihler kuramı. Tüketici dengesi çözümlemesinde, farklı gelir - fiyat seçenekleri karşısında tüketicinin gerçek tercihlerine dayanarak oluşturulan kuram.

Unrevealed : Afişe edilmemiş. Ortaya konulmamış. Açıklanmamış. Açığa vurulmamış. Söylenmemiş (sır vs gibi).

Revealer : Ortaya çıkaran. Açığa çıkaran.

Reveal a secret : Sırrı açığa vurmak. Sırrı açıklamak. Sır açıklamak.

Reveal codes : Açıklama kodları.

Revealingly : Açıklayıcı bir şekilde.

Reveal oneself : Kendini göstermek. Kendini ele vermek.

 

Unrevealing : (sır vb) ağzını açmayan.

Reveilles : Uyandırma borusu. Kalk borusu.

Abreveation : Kısaltma. Belirli bir örgüt, küme ya da birliğin adı olan sözcüklerin ilk harflerinden oluşan yeni sözcük. (unesco, ıfla gibi.) [ing. abreveation]: sözcüklerin ilk hecesinin birleştirilmesiyle oluşan yeni sözcük (pet-kim gibi.).

İngilizce Revealed Türkçe anlamı, Revealed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Revealed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Continual : Devamlı. Sıkça. Durmadan. Sık. Sürekli. Mütemadi. Ardı arkası kesilmeyen. Ardı arkası gelmeyen. Süregelen. Aralıksız.

Divulged : Ortaya dökmek. Söylemek. Yaymak. İfşaat. Deşifre etmek. Açıklamak.

Denouncing : Şiddetle aleyhinde bulunmak. Kınamak. Geçersizliğini duyurmak. İlan etmek. (anlaşma vb'nin) bittiğini haber vermek. İhbar etmek. Ele vermek. Aleyhinde olmak. Kötü yönlerini açığa vurmak.

Show off : Şov yapmak. Gösteriş. Çalım satmak. Havasına girmek. Gösteriş yapmak. Fiyaka satmak. Caka satmak. Racon kesmek. Tribünlere oynamak. Gururla göstermek.

Transfuses : Aşılamak. (kan) nakletmek. Kan vermek. Nakil yapmak. Serum vermek. Damardan vermek. Transfüze. Aktarmak.

Take the lid off something : (rezaleti) açığa çıkarmak. (skandalı) gözler önüne sermek.

Trot out : Tırısa kaldırmak. Bilgi satmak. Bahsedip durmak. Teşhir etmek. Göstermek.

Argue : İddia etmek. Tartışmak. Görüşmek. -e alamet olmak. Münakaşa etmek. İkna etmek. Atışmak. İtiraz etmek. -e belirti olmak. İleri sürmek.

Betraying : Hıyanet etmek. Ağzından kaçırmak. İhanet etmek. Hainlik etmek. Ele vermek. Kötüye kullanmak. İspiyonculuk.

 

Discloses : Sır vermek. Açığa çıkarmak. Açıklamak. Açmak. Tebliğ etmek. Keşfetmek. Ortaya çıkarmak.

Revealed synonyms : unearth, evincing, divulges, denounce, expose, ascertain, reveals, deterrer, set out, disclose, displays, transfusing, evinced, perennial, inspire, infuse, displayed, show, shown up, brought out, inspires, divulge, argued, elicit, excavate, display, uncover, unbundled, infuses, denounced, arguing, catch out, bares.

Revealed zıt anlamlı kelimeler, Revealed kelime anlamı

Hide : Deri. Cilt. Saklamak. Bilgisayar, biyoloji alanlarında kullanılır. Gizlemek. Gizlenmek. Yaşırmak. Saklı tutmak. Ortaçağ arazi ölçü birimi. Saklanmak.

Sporadic : Dağınık. Düzensiz olarak oluşan veya seyrek olarak görülen, geniş sahalara yayılmayan veya tek tük görülen. Ara sıra görülen. Seyrek. Hastalığın ara sıra, tek tük görülmesi, geniş alanlara yayılmaması. Sporadik.