Revealer türkçesi Revealer nedir
- Açığa çıkaran.
- Ortaya çıkaran.
Revealer ingilizcede ne demek, Revealer nerede nasıl kullanılır?
Revealed : İlham vermek. Vahiy etmek. Meydana çıkarmak. Afişe olmuş. Açıklığa kavuşmuş. İfşa etmek. Ayyuka çıkmış. Gözler önüne sermek. Belli etmek. Esin vermek.
Theory of revealed preferences : Açıklanmış tercihler kuramı. Tüketici dengesi çözümlemesinde, farklı gelir - fiyat seçenekleri karşısında tüketicinin gerçek tercihlerine dayanarak oluşturulan kuram.
Unrevealed : Afişe edilmemiş. Açığa vurulmamış. Ortaya konulmamış. Açıklanmamış. Söylenmemiş (sır vs gibi).
Reveal a secret : Sırrı açığa vurmak. Sırrı açıklamak. Sır açıklamak.
Reveal codes : Açıklama kodları.
Reveilles : Uyandırma borusu. Kalk borusu.
Reveals : Açığa vurmak. Meydana koymak. Vahiy etmek. Ortaya çıkarmak. İlham vermek. Esin vermek. Gözler önüne sermek. Belli etmek. Vahiyle haber vermek. İfşa etmek.
Revealingly : Açıklayıcı bir şekilde.
Revealment : İfşa.
Reveille : Kalk borusu. Uyandırma borusu.
İngilizce Revealer Türkçe anlamı, Revealer eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Revealer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Sing : Okumak (şiir). Söylemek (şarkı). Vızıldamak. Şakımak. Uğuldamak. Ötmek (kuş veya böcek). Ötmek. Şarkı söylemek. Çağlamak. Söylemek.
Come out of the closet : Sırrını açığa vurmak. Eşcinselliğini itiraf etmek. Eşcinsel olduğunu söylemek. Utançtan veya mahcubiyetten dolayı bir sırrını gizlemekten vazgeçerek ifşa etmek. Eşcinsel olduğunu bildirmek. İtiraf veya ifşa etmek. Eşcinsel olduğunu itiraf etmek.
Take it out on : Üzerine öfkesini saçan. Üzerine çıkaran. Üzerine öfkesini vuran. Dışarı vuran.
Get around : Dolaşmak. Gezinmek. Yayılmak (söylenti). -den kaçınmak. Yolunu bulmak. Yayılmak. Başarmak. Yayılmak (haber). Gidermek. Gönlünü yapmak.
Took it out on : Dışarı vuran. Üzerine öfkesini vuran. Üzerine öfkesini saçan. Üzerine çıkaran.
Babble out : Sır söylemek.
Peach : Gülgiller (rosaceae) familyasından, çanak ve taç yaprakları beşer tane olan, ana vatanı çin olup, ülkemizde de kültürü yapılan, ağaç formundaki, yapraklarını döken bir tür. Çok güzel kız. Fıstık gibi şey. Şeftali kompostosu. Fıstık. Gammazlamak. Şeftali. Çok tatlı veya hoş biri.
Bring out : Piyasaya sürmek. Cesaret vermek. Yapmak. Piyasaya yeni mal sürmek. Öndürmek. Yayınlamak. Ortaya çıkarmak. -i açmak. Yapmak (yeni bir şeyi). Görülmesini sağlamak.
Babble : Karmaşık konuşma. Saçmalamak. Cırlamak. Sır söylemek. Şırıldamak. Anlaşılması güç konuşma. Gevezelik etmek. Boşboğazlık etmek. Ağzından kaçırmak. Çocukça konuşma.
Leak : Sızdırmak. Sızıntı yapmak. Kaçmak. Kaçırmak. Dayanmak. Su almak. Akmak. Sızıntı. Kaçak yapmak. Sızmak.
Revealer synonyms : let the cat out of the bag, blackwash, excavate, unfold, telling, blow, unveil, spring, disclose, give away, bewray, trot out, get out, let out, uncover, let on, blab, talk, break, unearth, confide, blab out, come out, expose, tell, unwrap, discover, divulge, uncovered the secret of, tattle, betray, unveiling, show.
Revealer zıt anlamlı kelimeler, Revealer kelime anlamı
Hide : Gizlemek. Ortaçağ arazi ölçü birimi. Yaşırmak. Bilgisayar, biyoloji alanlarında kullanılır. Post. Herhangi bir hayvanın işlenmiş ya da işlenmemiş olan derisi. Saklanmak. Saklı tutmak. Saklamak. Dayak atmak.
Keep quiet : Susmak. Rahat durmak. Uslu durmak. Sessiz kalmak. Sessiz olmak.
Revealer ingilizce tanımı, definition of Revealer
Revealer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, reveals.

Bu kısımda Revealer kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Revealer ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Revealer anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Revealer ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.