Escorts türkçesi Escorts nedir

  • [#koruma Korumak].
  • Koruma.
  • Eşlik etmek.
  • Eşlik eden (koruma veya gözetim için).
  • Eşlik etme.
  • Muhafız.
  • Kavalyelik etmek.
  • Eşlik etmek (korumak veya gözetmek amacıyla).
  • Refakat etmek.

Escorts ingilizcede ne demek, Escorts nerede nasıl kullanılır?

Escort of honor : Onur veya şeref işareti olarak bir kimseye eşlik eden muhafızlar grubu. Şeref kıtası.

Escort plan : Tanıtma yayını. Refakat planı. Yeni işçinin işyerleri ve iş arkadaşları hakkında bilgi alabilmesi için hazırlanan tanıtma yayını.

Escort service : Eskort servisi. Refakat servisi. Ödeme karşılığı kadın refakatçi veya arkadaş ayarlayan kuruluş (bazen fahişeliğide içeren).

Escort vessel : Refakat gemisi.

Armed escort : Silahlı refakatçi. Silahlı refakat.

Enter with army escort : Askeri personel refakatinde içeri girmek.

Escorted : Kavalyelik etmiş. Himaye veya nezaket için refakat etmiş. Korumak. Eşlik etmek. Himaye için refakat etmiş. Refakat etmek.

Under escort : Refakatçi ile. Himaye altında. Eşlik edilen. Eskort altında.

Escoting : Eski ingiltere kanununda vergi veya para cezası ödeme.

Unescorted : Eşlik edilmemiş. Refakatçisiz. Tek başına. Refakatsiz. Korumasız. Yanlız.

İngilizce Escorts Türkçe anlamı, Escorts eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Escorts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Chaperoning : Genç kıza eşlik eden yaşlı kadın. Gardiyan. Şaperon. Genç kıza eşlik etmek. Korumak veya bekçilik etmek.

Aegis : Himaye. Kalkan. Siper. Saye.

Attends : Kulak vermek. Hazır bulunmak. Dinlemek. Devam etmek. Hizmet etmek. Dikkatini vermek. Beraberinde getirmek. Katılmak. Bakmak.

Bodyguard : Fedai. Yakın koruma. Koruma görevlisi. Bar fedaisi. Koruyucu.

Conservations : Doğal kaynakları koruma. Doğal çevrenin korunması. Muhafaza. Sahip çıkma. Tutma. Saklama. Sakınım. Himaye.

Guard : Uç boylarında bulunan küçük kale. dağ geçitlerinde kurulan karakol ya da karakol binası. iki dağ arasındaki geçit yeri, boğaz. Gard. Koruyucu. Emniyet (silah). Önlem almak. Gardiyan. Gözetim. Bekçi kalmak. Uyanıklık. Koruma görevlisi.

Buffer : Geçici bellek. Diretken. Bir işlergede oluşabilen geritepmeyi soğuran düzenek. Sindirim kanalı asitliğinin değişmesini engellemeye yardım eden ve çiftlik hayvanları rasyonlarında kullanılan kalsiyum karbonat, sodyum bikarbonat, bentonit gibi maddeler. zayıf bir asit ve bu asidin kuvvetli baz olan tuzundan veya zayıf bir baz ve bu bazın kuvvetli bir asitle olan tuzundan oluşan az miktarda asit veya baz eklendiğinde ph değişmesine direnç gösteren özel ph değerine sahip bir sistem veya çözelti, bafır. cerrahide gaz, pamuk vb. ile yapılan ve bastırılarak kan dindirmeye ve ilaç uygulamasına yarayan yumaklar, tıkaç. Önleç. Cila güderisi. Bafır. Tampon bellek. Amortisör.

Consorting : Bağdaşmak. Orada burada takılmak. Hayatını paylaşmak. Uymak. Arkadaşlık etmek. Birlikte vakit geçirmek. Birleşmek. Düşüp kalkmak.

 

Advocated : Desteklemek. Müdafi. Savunucu. Yandaş. Müdafaa etmek. Taraftar. Savunmak. Avukat.

Escorts synonyms : praetorian guard, escorting, convoying, escort, conservator, consort, conservancy, conserving, consorted, chaperoned, cocoon, convoy, outrider, gatemen, consorts, bring through, advocate, attend, auspices, accompanying, shielder, bailiff, gateman, protector, asylum, custodians, guardian, cocoons, attend on somebody, asylums, conserved, conservation, associating.