Esplanade türkçesi Esplanade nedir

Esplanade ingilizcede ne demek, Esplanade nerede nasıl kullanılır?

Esplanades : Kordon. Geziyolu. Meydan. Gezi. Gezinti yeri. Bina önü gezi meydanı. Kıyıda gezinti yeri. Düzlük.

İngilizce Esplanade Türkçe anlamı, Esplanade eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Esplanade ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Plateauing : Düzlek. Kaba ayar tertibatı. Plato. Yüksekte yer alan büyükçe ve düz toprak parçası. Düzlül. Karıştırma. Yayla. (yükseliş sonrası) durağan bir noktaya gelmek.

Funicle : Funikulus. Funikül. Plasenta ile tohum taslağını birleştiren sap. Göbek bağı.

Tour : Dönü. Turneye çıkmak. Gezmek. Nöbet. Bir üst duruma geçecek kılıçoyuncularının belli olması için , her basamakta yinelenen küme içi yarışmalarına katılan yarışmacıların yer aldıkları, eşit değerdeki kümelerden oluşan birlik. Yarışma ve karşılaşmaların sayı, zaman ya da mesafelere göre tekrarlanan birimleri. Devir. Gezinti. Dolaşı. Tur.

Ambulatories : Geri dönülebilir. Gezilecek yer. Kemerli yol. Gezilebilir. Bozulabilir. Gezici. Belirli bir süre içinde geriye dönülebilen (kabili rücu). Ayakta tedavi edilen. Seyyar.

 

Locomotion : Devinme. Hareket. Hareket yeteneği. Yangıyla ilgili olaylarda; akyuvarların uygun koşullar altında yapılarındaki miyozin ve aktin gibi kontraksiyonu sağlayan proteinleri vasıtasıyla etkin olarak damarlardan dışarı çıkma hareketi veya bu hareketi gösterebilme gücü, lokomosyon. bir yerden diğer yere gitme hareketi veya bu hareketi gösterebilme gücü. atın bacaklarının hareketi. Hareket kabiliyeti. Gezme. Lokomosyon.

Circuit : Ring seferi. Elektriğin bir yöne akışı. Gezici hakim. Turneye çıkmak. Daire çevresi. Ziyaret. Akım. Devretmek. Daire. Çevrim.

Parkways : Açık ve manzaralı anayol. Ekspres yol. Missouri eyaletinde yerleşim yeri. Ağaçlı yol. Park yolu. Bulvar. Park yaya yolu. Geniş park imkanı olan tren istasyonu. Parkyolu.

Toured : Dolaşmak. Devir. Seyahat. Gezinti. Tur yapmak. Tur. Gezmek. Turneye çıkmak. Nöbet.

Cordons : Kordon altına almak. Polis kordonu. Şerit. Şerit kurdele. Askeri kordon. İnsan dizisi. Bükme kaytanı. Kordon görevli veya araçlardan oluşan dizi.

Flexes : (kas) kasmak. Bükmek. Germek. Esnetmek. Bükmek (kası). Eğmek. Tel. Kablo. Kasmak.

Esplanade synonyms : promenade, commonest, outing, parkway, live stage, flexible cord, plateau, plainness, agora, esplanades, flat country, flat, proms, promenaded, fen, prom, promenading, aiguillette, outings, arenas, cordoning, clearing, mall, flatness, commons, sightseeing, braid, concourse, excursions, plain, flex, drawcord, touring.

Esplanade ingilizce tanımı, definition of Esplanade

Esplanade kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A clear space between a citadel and the nearest houses of the town.