Funicle türkçesi Funicle nedir

Funicle ingilizcede ne demek, Funicle nerede nasıl kullanılır?

Funic : Funik.

Funicular : Dağ demiryolu.

Funicular railway : Füniküler. Kablolu tren. Kablo ile işleyen demiryolu. Füniküler demiryolu.

Funiculars : Telli. İpli. Lifli. Telle işleyen. Halatlı. Füniküler. Kablolu tren. Tel tel. Kablolu.

Funiculitis : Sperma kordonunun yangısı. spinal sinirin omurga içinde kalan kısmının yangısı. Funikulitis.

Epifuniculum : Funikulus spermatikusun içinden geçtiği kanalis vaginalisin duvarlarını örten periton yaprağı. Epifunikulum.

Made fun of : Dalgaya almak. Alaya almak. Gırgıra almak. Gırgır geçmek. Eğlenmek. Maytapa almak. İle alay etmek. Alay etmek. Alay geçmek. İle eğlenmek.

Funiculus spermaticus : Sperm kordonu. Canalis vaginalis içinde, er bezine giden ve gelen damarlarda ve sinirlerle ductus deferens'in seröz bir zarla sarılmasından oluşan kordon, spermatik kordon, sperm kordonu, funikulus spermatikus. Sperma kordonu.

Make fun of : İle alay etmek. Gırgır geçmek. İle eğlenmek. Dalgaya almak. Alay geçmek. Alay etmek. Dalga geçmek. Maytapa almak. Alaya almak. Eğlenmek.

Funiculus : Funikulus. Funikülus. Kordon, iplik, demetçik. Göbek bağı. Kordon. Fünikülit.

 

İngilizce Funicle Türkçe anlamı, Funicle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Funicle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Flex : Kablo. Tel. Bükmek. Bükmek (kası). Eğmek. Esnetmek. (kas) kasmak. Kasmak. Esnek kablo.

Aiguillette : Şeritler veya kordonlar. Askeri üniforma omzuna takılan süsleyici etiketler.

A cells : A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri.

Cordon : Şerit kurdele. İnsan dizisi. Şerit. Kordon görevli veya araçlardan oluşan dizi. Kordon altına almak. Askeri kordon. Polis kordonu. Bükme kaytanı.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Damarlı dişliler. Yer domuzugiller.

 

Cord : Şerit. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bağlamak. Lastik ipliği. Fitilli kadife giysi. İple bağlamak. Elektrik akımı ileten, üzeri yalıtkanla örtülü, çeşitli boydaki madenden kalın tel. Fitil. Sicim.

Bolection : (mimarlık) yüksekte veya çıkıntılı kordon (kapı boşluğu, panel, şömine vs için kullanılır).

Stalk : Gizlice sokulmak. Sezdirmeden yaklaşıp yakalamak. Sap. Yakalamak. Uzun bacaklı su kuşu gibi yürümek. Ağır adımlarla yürümek. Sinsi sinsi izlemek. Ava yaklaşır gibi yürümek. Sessizce yaklaşmak. Azametle yürümek.

A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

Funicle synonyms : abiotic factor, a chromosome, abiotic environment, drawcord, esplanade, a cell, cording, acacia, abramis zone, flexes, flexible cord, navel cord, umbilical cord, cordons, abductor muscle, seed stalk, stem, abo blood groups system, braid, esplanades, abambulacral area, a site, funiculus umbilicalis, umbilical, cordoning, aardwolf, funiculus, aardvark.

Funicle ingilizce tanımı, definition of Funicle

Funicle kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A small cord, ligature, or fiber.