Göbek bağı nedir, Göbek bağı ne demek

  • Yeni doğan çocuğun göbeği kesildikten sonra kan gelmemesi için geri kalan damar örgüsüne bağladıkları bağ.
  • Yakın ilişki.
  • Gebelik döneminde anne ile bebeği arasında beslenmeyi sağlayan bağ, kordon
  • Bir bitkide yumurtacığı yumurtalığın etenesine bağlayan kordon.

"Göbek bağı" ile ilgili cümle

  • "Paris'te uzun yıllar yaşamalarına karşın ülkeleriyle olan göbek bağını hiç mi hiç gevşetmemiş gençler var." - T. Uyar

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Göbek kordonu.

İngilizce'de Göbek bağı ne demek? Göbek bağı ingilizcesi nedir?:

funiculus umbilicalis

Göbek bağı hakkında bilgiler

Göbek bağı, memelilerde embriyoyu eteneye bağlayan dokuya verilen isimdir.

Embriyonun kalp atışları, kanı göbek bağındaki (ya da göbek kordonu) iki atardamardan etenyeye gönderir; sonra kan göbek bağı toplardamarından geçerek embriyoya geri döner. Bu üç damar, bir ip gibi birbiri üstüne sarılmıştır. İnsanda doğumdan hemen sonra göbek bağı kesilip düğümlenir; yaranın iyileşmesinden sonra yerinde kalan ise göbek ya da göbek çukuru adı verilir. Öbür memeliler, göbek bağını ısırarak koparırlar ve salyalarındaki bir enzim, göbek bağının kopmasından sonra kanamasını önler.

Göbek bağı kısaca anlamı, tanımı:

 

Kalan : Kalma işini yapan. Bölme işleminde bölünenden artan sayı. Bir çıkarmanın sonucu. Artan, mütebaki.

Damar : Mermerde, bazı taşlarda ve tahta kesitlerinde renk ayrılığı gösteren dalgalı çizgi. Canlı varlıklarda kanın veya besleyici sıvıların dolaştığı kanal. Başka türden katmanların arasında bulunan sıvı, maden veya mineral katmanı. Böceklerde kanat zarını dik tutmaya yarayan organ. Soy, yaradılış. İçinde ongun besi suyunun dolaştığı odunsu dokudan boru. Huy.

Kordon : Teneke ve çinko eşyaların üstüne süs yapmak için kullanılan araç. Saat, madalyon vb.ni asmaya yarayan ince zincir. İnce tellerden örülen ve özellikle ütü, ızgara vb. ev araçlarında kullanılan elektrik kablosu. Kabaran denizin kumsalda bıraktığı döküntü katmanı. Bir yere girip çıkmayı denetim altına almak için görevlilerden oluşturulan dizi. Göbek bağı. Kıyı şeridi. İnce uzun sıralar durumunda yapılmış oymalı duvar veya mobilya süsü. Genellikle ipekten yapılmış kalın ip.

Etene : Döl eşi. Meyve yaprağında yumurtacıkların bağlı olduğu bölüm.

Göbek : Değirmen taşının ortası. Ön ve arka tekerlerin ortasına oturtulmuş mil üzerinde dönen ve teker tellerinin takılmasına yarayan parça. Hızı azaltarak trafiği yönetmek amacıyla bir kavşağın girişine yerleştirilen çember veya üçgen biçimindeki ada. Dölütte, yumurtanın dölüt dışında kalan bölümlerle ilişkisini sağlayan organların çıktığı yer. Kilitleme sistemlerinde, anahtar dişlerinin tam olarak birbirine oturduğu pirinç yuva. Kağnı tekerleğinin ortası, araba tekerleğinin dingil geçen yeri. Yağ bağlamış şişman karın. Şehir, ülke vb.nin orta kısmı. İnsan ve memeli hayvanlarda göbek bağının düşmesinden sonra karnın ortasında bulunan çukurluk. Bahçe, halı, tavan, tepsi vb. süslü şeylerin ortalarındaki biçim. Bazı sebze ve meyvelerin orta kısmı. Kuşak, nesil, batın.

 

Doğan : Kartalgillerden, sırtı kül rengi ve enine çizgili, küçük kuş, fare vb. ile beslenen ve alıştırılarak kuş avında kullanılan yırtıcı bir kuş (Falco peregrinus).

Gelme : Gelmiş olan. Yetişme. Gelmek işi. Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi.

Örgü : Tığ, şiş veya özel makineyle ilmiklerin yan yana getirilmesiyle örülerek yapılmış şey. Örülerek yapılan, örme. Dokumacılıkta atkı ve çözgü ipliklerinin, dokumayı oluşturacak biçimde belli bir desene göre kesişmesi. Örme işi veya biçimi. Bazı sinir veya damarların birbirine geçip dolaşmasından ortaya çıkan oluşum. Her türlü eylem ve olaydan oluşan akış. Konunun ana çizgisi, oyunun işlenişi veya çatısı. Yapı. Örülmüş saç bölüğü, belik. İletişim, ulaşım vb.nin ülke yüzeyinde yayılmış biçimi, ağ.

Yakın : Aralarında sıkı ilgi bulunan. Aralarında sıkı ilişki olan arkadaş, dost veya akraba. Uzak olmayan yer. Uzak olmadan. Benzeyen, andıran, yaklaşan. Az bir ara ile ayrılmış olan (zaman veya yer), uzak karşıtı. Erişmesi, olması zaman bakımından yaklaşmış olan. Küçük, önemsiz değişikliklerle birbirinden ayrılan.

İlişki : Bağlantı, temas. İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas.

Gebelik : Minnet altında kalma. Döllenme ile doğum arasında geçen süre. Gebe olma durumu, hamilelik.

Dönem : Belli özellikleri olan zaman parçası, periyot. Bir çağ içinde belli özellikleri olan sınırlı süre. Yarıyıl. Yasama meclisinin iki seçilişi arasındaki süre, devre.

Memeliler : Doğurarak üreyen, memeleri olan, sıcakkanlı, iki akciğerli, kalbinde dört boşluğu olan, vücutları genellikle tüylerle örtülü omurgalı hayvanlar sınıfı.

Diğer dillerde Göbek bağı anlamı nedir?

İngilizce'de Göbek bağı ne demek? : n. navel cord, umbilical cord, umbilical, funicle

Almanca'da Göbek bağı : Nabelbinde