Estimated türkçesi Estimated nedir

  • Takdir edilmiş.
  • Tahmini.
  • Muhtemel.
  • Kararlama.
  • Tahmin edilmiş.
  • Hesaplanmış.
  • Tahmin edilen.

Estimated ile ilgili cümleler

English: He estimated the loss at five million yen.
Turkish: 5,000,000 yen kayıp tahmin etti.

English: It is estimated that only a few hundred pandas remain, with a small number of them being raised in zoos in China and abroad.
Turkish: Çin'de ve yurt dışında hayvanat bahçelerinde yetiştirilen birkaç tane ile birlikte, sadece birkaç yüz pandanın kaldığı tahmin edilmektedir.

English: It is estimated that a great part of his inventions would remain unknown to the date.
Turkish: Onun buluşlarının büyük bir kısmı tarihe bilinmeyen olarak kalacağı tahmin edilmektedir.

English: An estimated 20% of the water used by homeowners in cities is used for their grass.
Turkish: Şehirlerde ev sahipleri tarafından kullanılan suyun tahminen %20'si onların çimleri için kullanılır.

English: It is estimated that there are over half a million words in English.
Turkish: İngilizce'de tahminen yarım milyonun üzerinde sözcük var.

Estimated ingilizcede ne demek, Estimated nerede nasıl kullanılır?

Estimated acf : Tahmin edilmiş acf.

Estimated autocorrelation function : Tahmin edilmiş kendiyle ilgileşim fonksiyonu.

Estimated breeding value : Tahmini yetiştiricilik değeri. İstatistiksel performans kayıtları ve genetik yapı uygulanarak hesaplanan genetik yapının tahmini.

 

Estimated charges : Tahmini giderler.

Estimated compression ratio : Tahmini sıkıştırma oranı.

Estimated generalized least squares : Egls. Tahmin edilmiş genelleştirilmiş en küçük kareler.

Estimated profits : Tahmini kar. Hesaplanan kar.

Estimated life : Tahmini ömür.

Estimated file length is : Dosyanın tahmini boyutu. Tahmini dosya uzunluğu.

Estimated partial acf : Tahmin edilmiş kısmi acf.

İngilizce Estimated Türkçe anlamı, Estimated eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Estimated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Overestimation : Aşırıtahmin. Olduğundan fazla tahmin etmek. Fazla tahmin etme. Fazla tahmin. Oldukça yüksek bir değer. Değerinden fazla kıymet verme. Aşırı yüksek tahmin. Değerinden fazla değer verme. Aşırı yüksek biçilen değer.

Likely : Olası. Güzel. Olması muhtemel. İnanılır. Be.galiba. Mantıklı. Galiba. Uygun. Büyük ihtimalle.

Set : İçten olmayan. Basmakalıp. Azimli. Dönem. Küme. Alışılmış. Oyunun, karşılaşıcılardan birinin altı oyun kazanması ile biten bölümü. şöyle ki, kazanan oyuncu karşısındakinden en az iki oyun artık kalmış olsun. yoksa dönem bu durum sağlanıncaya dek sürer. Dikkat komutu. Kalkan. Önce taslakta, sonra da makette hazırlanan dekoru sahne üzerinde gerçekleştirmek.

Computed : Hesaplamak. Hesap etmek. Bilgisayar kullanmak.

Assess : Talep etmek (bir miktar para). Tayin etmek (para miktarını). Görüş. Hesaplamak. Değer biçmek. Tahakkuk ettirmek. Vergi koymak. İncelemek. Kanı. Değerlendirme yapmak.

 

Proformas : Öngörü. Proforma. Tasarı.

Proforma : Öngörü. Geçici olarak. Tasarı.

Aptest : Yatkınlık. Mümkün. Yatkın. Kavrayışlı. Yetenekli. Eğimli. Eğilimli. Uygun. Yerinde.

Cipher : Hesap. Şifre. Anahtar. Şifrelemek. Sıfır. Parola. Hiç olan şey. Hiç. Şifre ile yazmak.

Give : Esnemek. Bahşetmek. Esneklik. Dogruluğunu kabullenmek. İtiraf etmek. Gitmek. Uçlanmak. Armağan etmek. Eğilmek. Bel vermek.

Estimated synonyms : guestimate, lowball, misgauge, overreckoning, underreckoning, eventual, calculated, on the cards, liable, guesstimate, credit rating, forecasted, figuring, ex ante, budgeted, numerated, guess, overestimate, expectative, idea, dead reckoning, gauge, guesswork, guessing, scalage, make, likelier, work out, in the cards, surmised, calculation, foreseen, a priori.

Estimated zıt anlamlı kelimeler, Estimated kelime anlamı

Disrespect : Saymamak. Kabalık. Hürmet etmemek. Hürmetsizlik. Saygısızlık etmek. Nezaketsizlik. Saygısızlık. Kabalık etmek. Saymazlık. Saygısızlık yapmak.

Hibernate : Kışı ılıman bir yerde geçirmek. Kış uykusuna yatmak. Kışı uykuda geçirmek.

Wake : Dümen suyu. Canlanmak. Uyanık kalmak. Gözünü açmak. Ölünün başında beklemek. Uyandırmak. Gemi izi. Kaldırmak. Sabahlamak. Körüklemek.