Eteklemek nedir, Eteklemek ne demek

"Eteklemek" ile ilgili cümleler

  • "Sedirin yanına varıp hanımı etekledi." - E. E. Talu

Eteklemek anlamı, tanımı:

Etekleme : Eteklemek işi.

Etek : Giysinin alt kenarı. Bedenin belden aşağısına giyilen, değişik biçimlerde, genellikle kadın giysisi, eteklik. Dağ, tepe, yığın vb. yamaçlı şeylerin alt bölümü. Edep yeri. Çadır, kanepe örtüsü gibi kumaştan olan şeylerin yere sarkan bölümü. Giysinin belden aşağıda kalan bölümü. Yağmur sularının, çatının bazı yerlerinden içeri sızmasını önlemek için yapılmış olan saç örtü.

Saygı : Değeri, üstünlüğü, yaşlılığı, yararlılığı, kutsallığı dolayısıyla bir kimseye, bir şeye karşı dikkatli, özenli, ölçülü davranmaya sebep olan sevgi duygusu, hürmet, ihtiram. Başkalarını rahatsız etmekten çekinme duygusu.

Göstermek : Kanıtla inandırmak. Belirtmek, anlatmak. Yapmasını söylemek, görevlendirmek. Etmek. Öğretmek, açıklamak. Birini veya bir şeyi işaretle belirtmek. Sert bir biçimde karşılık vermek. Herhangi bir biçimde değerlendirmeye yol açmak. Görülmesini sağlamak, görmesine yol açmak. Bir şeyin etkisi altında tutulmak. Güzelliğini ortaya çıkarmak, temsil etmek. Görünmek, benzemek.

 

Öpmek : Sevgi, saygı, bağlılık, teşekkür belirtmek amacıya dudaklarını bir şeye veya birine değdirmek.

Yapmak : Olmasına yol açmak. Onarmak, tamir etmek. Yol almak. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Bir durum yaratmak. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Olmak. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Gerçekleştirmek. Düzenli bir duruma getirmek. Dışkı çıkarmak. Üretmek. Evlendirmek. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek. Edinmek, sahip olmak. Salgılamak, çıkarmak. Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Davranmak, hareket etmek.

Yaranma : Yaranmak işi.

Çalışmak : Bir şeyi öğrenmek veya yapmak için emek vermek. Bir şeyi yapmak için gereken çarelere başvurmak, o şeyi gerçekleştirmek için kendini zorlamak, çaba harcamak. Herhangi bir iş üzerinde olmak. İşi veya görevi olmak, bulunmak. Makine veya aletler işe yarar durumda olmak veya işlemekte bulunmak. Bir şeyi oluşturmak veya ortaya çıkarmak için emek harcamak.

Dalkavukluk : Dalkavukça davranış, kemik yalayıcılık, çanak yalayıcılık, yağcılık, yalakalık, yalpaklık, yaltakçılık, yaltaklanma, yaltaklık, tabasbus, huluskârlık.

Etmek : Herhangi bir değerde olmak. Eşit değer kazanmak. Kötülükte bulunmak. Küçük veya büyük abdestini yapmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Bir işi yapmak. Bulmak, erişmek. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Demek, söylemek.

Diğer dillerde Eteklemek anlamı nedir?

İngilizce'de Eteklemek ne demek? : to lick sb's boots

Rusça'da Eteklemek : v. низкопоклонничать