Hemline türkçesi Hemline nedir
- Etek boyu.
- Etek ucu.
- Etek.
- Kıvrım yeri çizgisi.
- Elbise veya paltonun etek kenarı.
- Etek çizgisi.
Hemline ingilizcede ne demek, Hemline nerede nasıl kullanılır?
Hemlines : Elbise veya paltonun etek kenarı. Etek boyu. Etek ucu. Kıvrım yeri çizgisi. Etek. Etek çizgisi.
Hemlock : Katranağacı. Hemlok. Köknara benzer çam ağacı. Baldıran. Zehir. Şeytantersi. Ağıotu. Ağu. Baldıranotu. Ağıoutu.
Hemlock poison : Baldıran zehiri.
Hemlocks : Baldıran otu. Ağu. Şeytantersi. Baldıran. Ağıotu. Zehir. Köknara benzer çam ağacı. Katranağacı. Baldıranotu. Hemlok.
Poison hemlock : Şeytantersi. Baldıran. Ağı otu. Baldırgan. Lekeli baldıran. Ağıotu.
Hemadsorption assay : Virüsle enfekte hücrelerin yüzeylerine alyuvarların bağlanması esasına dayanan deney. Hemadsorpsiyon deneyi.
Hemadsorption : Alyuvarların başka hücrelerin yüzeyine yapışması, tutunması. Hemadzorpsiyon. Eritrositlerin başka hücrelerin yüzeyine yapışması, tutunması. Hemadsorbsiyon.
Hemachrome : Hemakrom. Kan kırmızısı.
Hem and haw around : Kem küm etmek. Evelemek gevelemek.
Hemadynamometer : Kan basıncını ölçme aleti. Hemadinamometre. Hemodinamometre.
İngilizce Hemline Türkçe anlamı, Hemline eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Hemline ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Skirt : Kenarından gitmek. Eteklik. Uzak durmak. Kenarını bastırmak. -e dokunmamak. Çevresinden dolaşmak. Etek ile örtmek. Kadın. Kenarından geçmek.
Dress : Süslemek. Elbise. Hizalanmak. Rendelemek. Giysi. Temizlemek (tavuk veya balık vb'ni). Giyinmek. Giydirip kuşatmak. Kıyafet. Pansuman yapmak (yaraya).
Coat : Film tabanı üzerine sürülen çeşitli duyar özdek ya da koruyucu özdekten oluşan astar. Kaban. Palto. Kaplamak. Yumurta kabuğu. Örtmek. Sarmak. Kürk. Kaplama. Sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Flashings : Sinyal. İşaret. Yağmur sularına karşı konulan saç örtü. Duvar eteği. Metal damlalık. Çakma. Teşhir. Baca eteği. Parlama.
Line : Doldurmak. Oyun alanını bölen, sınırlayan, belirleyen boyadan şerit. Sürütme oltaları. Hat. Satır. Tarayıcı elektron demetinin yatay tarama sırasında soldan sağa bir gidişinde oluşturduğu çizgi. Çizmek. Bir sokaktaki yapıların, birbirine bakarak içerde ve dışarda yerleşmelerini önlemek, sokağa koşut ve sokaktan eşit uzaklıkta yer almalarını sağlamak üzere, önyüz çizgilerinin çakışması ya da koşut gitmesi istenen varsayımsal çizgi. Astarlamak. Sıra.
Frock : Frak. Cüppe. Cübbe. İş elbisesi. Dini göreve atamak. Cüppe giydirmek. Kadın giysisi. Geniş elbise. Elbise. Rop.
Flashing : Kısrakta endometritis tedavisinde döl yatağının serum fizyolojikle yıkanması. aşım zamanında besleme. Yanıp sönen. Sinyal. Duvar eteği. Işıldayan. İşaret. Yağmur sularına karşı konulan saç örtü. Parlama. Baca eteği.
Skirting : Süpürgelik. Bacak yapağısı. Etek yapağısı. Pervaz. Kenar. Eteklik kumaş. Sıvadibi. Sınır.
Skirtings : Sıvadibi. Eteklik kumaş. Etek yapağısı. Bacak yapağısı. Süpürgelik. Sınır. Pervaz.
Hemline synonyms : hemlines.

Bu kısımda Hemline kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Hemline ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Hemline anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Hemline ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.