Eurobond türkçesi Eurobond nedir

  • Dolar cinsinden ihraç edilen ve ödenen.
  • Avrovil.
  • Dolar bazında faiz veren avrupa'da piyasaya çıkarılan ve satılan abd şirketi borçlanma senedi.
  • Euro tahvil.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Avrupa iktisadi ve parasal birliği dışındaki ülkeler tarafından avro’ya dayalı olarak tutulan ve çıkarılan borç senedi.
  • Eurotahvil.

Eurobond ingilizcede ne demek, Eurobond nerede nasıl kullanılır?

Eurobond market : Euro-tahvil piyasası. Avrupa iktisadi ve parasal birliği dışındaki ülkeler tarafından avro’ya dayalı olarak çıkarılan borç senetlerinin alınıp satıldığı piyasa. Avrovil piyasası.

Eurobabble : Avrupa birliği belgeleri ve mevzuatı için kullanılan jargon.

Eurobank : Eurobank. İçinde bulunduğu ülkenin ulusal parası dışındaki paralardan mevduat kabul eden ve kredi açan banka.

Estesioneuroblastoma : Esteziyonöroblastom. Olfaktorik nöroblastom.

Neurobiologist : Nörobiyoloji uzmanı. Sinir sistemi biyolojisi uzmanı.

Euro arab dialogue : Avrupa-arap diyalogu.

Neuroblastoma : Nöroblastom. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. İstemsiz sinir sistemi, merkezi sinir sistemi ve böbrek üstü bezinin medullasında görülen, nöroblastlara farklılaşmakta olan nöroepiteliyal hücrelerden gelişen, nadir görülen, mikroskobik olarak medullablastoma benzeyen kötücül tümör. Çevresel sinir sisteminde görülen yaygın bir çocukluk devresi tümörü. Sinir anagöze uru. Çoçukluk çağında görülen otonom sinir sistemi tümörü. Nevroblastlardan müteşekkil tümör. Nöroblastoma.

 

Neurobiology : Nörobiyoloji. Sinir sistemi biyolojisi. Beynin ve sinir sisteminin gelişmesi, morfolojisi, fizyolojisi ve biyokimyasının incelenmesi.

Euro communism : Avrupa komünizmi.

Neuroblasti : Embriyoda sinir sisteminin gelişiminde köken hücrelerden sinir hücrelerinin gelişmesiyle ortaya çıkan hücre. Nöroblast.

İngilizce Eurobond Türkçe anlamı, Eurobond eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Eurobond ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

 

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

Eurobond synonyms : ability rent, abnormal budget receipts, ability to pay principle, a change in supply, a type mutual funds, a change in demand.