Events türkçesi Events nedir

  • Olaylar.
  • Vukuat.
  • Belirli olaylar.
  • Organizasyonlar.
  • Spesifik oluşlar.

Events ile ilgili cümleler

English: The events were closely linked.
Turkish: Olaylar yakından bağlantılı idi.

English: The events unfolded just as she predicted.
Turkish: Olaylar tam onun tahmin ettiği gibi meydana geldi.

English: The murder suspect's version of events did not ring true to investigating officers.
Turkish: Cinayet şüphelisinin olaylarının versiyonları soruşturma memurlarına göre doğru çıkmadı.

English: All the events described in this story are imaginary.
Turkish: Burada tasvir edilen tüm olaylar hayal ürünüdür.

English: One of the events was the Battle of New Orleans.
Turkish: Olaylardan biri New Orleans savaşıydı.

Events ingilizcede ne demek, Events nerede nasıl kullanılır?

Events schemes : Olay düzenleri. Etkinlik düzenleri.

Events tent : İçerisinde faaliyetler (partiler, konserler, vb.) gerçekleştirilen çadır.

Account of events : Meydana gelen olayların kaydı. Olaylar anlatımı.

Annual events : Yıllık olaylar.

Apple events : Apple olayları.

Chain of events : Olaylar zinciri. Olaylar dizisi.

At all events : Her halükarda. Yine de. Ne olursa olsun. Her durumda.

Current events : Gazete haberleri. Aktüalite. Günlük olaylar. Günümüz olayları. Güncel olaylar.

 

Intersection of events : Bağlaşık ilişki. Olasılık kuramında bileşik bir olayı oluşturan, "ve" bağlacıyla ilişkiye geçirilmiş bağımlı ya da bağımsız olaylar arasında söz konusu olan ilişki, bk. ayrık ilişki.

Disjoint events : Ayrık olaylar.

İngilizce Events Türkçe anlamı, Events eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Events ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Occurrence : Olay.

Nonevent : Önemsiz hadise. Düş kırıklığı.

Developments : Geliştirme. Gelişme. Tab etme. Son durum. Geliştirilmiş ürün. Büyüme. Gelişmeler. Kalkınma. Site.

Data : Bilgisayar, bilişim, ekonomi, fizik, kimya, uzay, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir gözlem yordamı ya da ölçme aracıyla elde edilmiş ve çeşitli düzeylerde işlenerek çözümlenmiş bilgi gereci. Veriler. Bir araştırmanın temeli olan ana öge. Bir gözlem ya da ölçülere ilişkin olarak verilmiş değerler. Karakteristik. Deneysel ölçme sonucu bulunan nicelik ya da sayı. Olgu, kavram ya da komutların, iletişim, yorum ve işlem için elverişli biçimsel ve uzlaşımsal bir gösterimi. elverişlilik, kişiler ya da özdevimli makinelerle iletişim, yorum ya da işleme uygunluk biçiminde düşünülür, bk. bilgi. Bilgiler.

Make up : Barışmak. Makyaj yapmak. Boyanmak. Düzenlemek. Uydurmak. Telafi etmek. Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Uyduruvermek. Toparlamak. Resmegiderliği sağlamak, belli bir tipi yaratmak ya da yalnızca bazı düzeltmeler yapmak üzere oyuncunun yüzünde ve başka örgenlerinde yapılan boyama ve değiştirmeler.

Makeup : Özyapı. Karakter. Sayfa düzeni. Yapılış. Makyaj. Yaradılış. Tertip. Mizanpaj.

 

Happening : Olmak. Doğaçlama. Vaki. Arız. Olay. Vuku. Vaka. Olma. Hadise.

Natural event : Doğal olay. Meydana gelen olgu. Doğa olayı. Gerçekleşen olay.

Might have been : Olma ihtimali çok uzak istek.

Act : Yapmak. Rol yapmak. Etki. Hukuk, kimya, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Eylem. Bir tiyatro yapıtında olay dizisinin ana kesimlerini oluşturan ve kendi içinde bütünlüğü olan bölüm. Numarası yapmak. Oyuncunun çeşitli ses, el, kol, mimik anlatmalariyle bir kişiyi canlandırması ya da göstermesi. bir tiyatro yapıtındaki belli bir karakteri canlandırmak ya da bir tipi göstermek. Davranmak. Bir oyunda konunun ana parçalarından her biri bk. perde.

Events synonyms : occurrent, group action, social event, human activity, human action, psychological feature, goings on, the vagaries, migration, cases, miracle, incidents, deed, zap.

Events zıt anlamlı kelimeler, Events kelime anlamı

Cardinal : Baş. Esaslı. Ana. Kardinal. Önemli. Asıl. Katolik başpapazı. Ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, ispinozgiller (fringillidae) familyasından, 20 cm kadar uzunlukta, kuzey amerika'da yaşayan bir tür. Kardinal kuşu. Belli başlı.

Odd : Yabansı. Tek sayı. Küsur. Artan. Tuhaf. Ara sıra olabilen. Tek. Bambaşka. Fark.