Exacerbation türkçesi Exacerbation nedir

  • Azdırma.
  • Hastalık belirtilerinin yeniden oluşması.
  • Eksarbasyon.
  • Hiddet.
  • Şiddetlenme.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Şiddetlendirme.
  • Kötüleşme.
  • Sinirlendirme.
  • Eksaserbasyon.
  • Alevlenme.

Exacerbation ingilizcede ne demek, Exacerbation nerede nasıl kullanılır?

Exacerbations : Azdırma. Şiddetlendirme. Sinirlendirme.

Exacerbating : Azdırmak. Daha beter etme. Şiddetlendirme. Azdırma. Sinirlendirme. Şiddetlendirmek. Kızdırmak. Kızıştırma. Sinirlendirmek. Kötüleştirmek.

Exacerbatingly : Azdırarak. Kızıştırarak. Kızdırarak. Şiddetlendirerek. Daha beter ederek. Sinirlendirerek. Cezayı ağırlaştırıcı tarzda. Ağırlaştırıcı şekilde. Pekiştirici veya şiddetlendirici tarzda.

Exacerbate : Alevlendirmek. Kızdırmak. Alevlenmek. Kızıştırmak. Daha kötü bir duruma sokmak. Kötüleştirmek. Şiddetlendirmek. Azdırmak. Ağırlaştırmak. Sinirlendirmek.

Exacerbated : Daha beter edilmiş. Şiddetlendirilmiş. Sinirlendirilmiş. Şiddetlendirmek. Azdırmak. Kızıştırılmış. Sinirlendirmek. Kızdırmak. Kötüleştirmek. Kızdırılmış.

Exacerbates : Kızıştırmak. Artırmak (kötü durumdaki bir şeyi). Ağırlaştırmak. Kötüleştirmek. Azdırmak. Kızdırmak. Sinirlendirmek. Yangına körükle gitmek. Alevlendirmek. Şiddetlendirmek.

İngilizce Exacerbation Türkçe anlamı, Exacerbation eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Exacerbation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bad blood : Öfke. Husumet. Dargınlık. Bitmek tükenmek bilmeyen kin. Kızgınlık. Hastalık. Deve kini. Düşmanlık.

Abdominal pain : Abdominal ağrı. Karın ağrısı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı.

Irritating : Rahatsız edici. Sinir bozucu. Sinirlendiren. Sinir. Kaşındırıcı. Rahatsız etme. Kızdırıcı. Sinirlendirici. Tahriş edici.

Dander : Öfkelenmek. Kızdırmak. Hayvan kepeği. Dili öfke. Öfke.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.

Abdominal distention : Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Karın gerginliği. Abdominal gerginlik.

Vexing : Endişelendirici. Rahatsız edici. Üzücü. Can sıkıcı. Sinirlendirici. Fırsatçılık. Eziyetli. Kızdırıcı.

Atrophia : Körelme. Vücudun bir bölümünün körelmesi. Atrofiya. Vücudun bir bölümünün körelmesi (tıp veya medikal terimi).

Flames : Göz ağrısı. Parlaklık. Sevgili. Hiddetten dolayı parlamalar. Alev kırmızısı. Alev.

Exacerbation synonyms : provocations, furies, intensification, enhancing, a amplitude mod, danders, blazing, flame, enflaming, harassments, a band, abaxial, a c deformity, aggravations, abdominal ovariectomy, exacerbations, intensifications, derogation, abdominal fat necrosis, deteriorations, irritations, annoying, anger, a c syndrom, fieriness, irritation, inflammations, flaming, a crochordon, bate, retrogression, worsening, dudgeon.

 

Exacerbation ingilizce tanımı, definition of Exacerbation

Exacerbation kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, exacerbation of passion. The act rendering more violent or bitter. The state of being exacerbated or intensified in violence or malignity.