Excoriating türkçesi Excoriating nedir

  • İtham etme.
  • Şiddetle suçlama.
  • Deriyi yüzme.
  • Deriyi sıyırma.

Excoriating ingilizcede ne demek, Excoriating nerede nasıl kullanılır?

Excoriation : Ekskorasyon. Eleştirme. Suçlama. Derisi sıyrılma. Derisini yüzme. Deri sıyırma. Deriyi sıyırma. Şiddetle suçlama. Sıyrık.

Excoriations : Şiddetle suçlama. Derisini yüzme. Suçlama. Deri sıyırma. Eleştirme. Derisi sıyrılma.

Excoriate : Şiddetle eleştirmek. Derisini yüzmek. Derisini soymak. Derisini sıyırmak. Kabuğunu soymak. Suçlamak.

Excoriated : Suçlamak. Şiddetle eleştirmek. İtham edilmiş. Derisi yüzülmüş. Derisi sıyrılmış. Derisini soymak. Derisini yüzmek. Şiddetle suçlanmış.

Excoriates : Şiddetle eleştirmek. Suçlamak. Derisini yüzmek. Derisini soymak.

İngilizce Excoriating Türkçe anlamı, Excoriating eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Excoriating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Denouncement : Kınama. İptal duyurusu. Eleştiri. İhbar etme. Sona erme. Suçlama. İfşa. Fesih. İhbar. İptal.

Lesion : Ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Alınan malla ödenen karşılık arasında bir yana aşırı yarar sağlayacak büyük fark. Doku veya hücrelerde anormallik veya değişim, patolojik değişiklik. patolojik değişim gösteren doku bölgesi. Aşırı yarar. Lezyon yaratmak. Sakatlık. Lezyon. Bere. Doku bozulması. Zarar.

 

Wound : Yara. Yaralanma. Yaralamak. Kalbini kırmak. Cerh etmek. Vurmak. Bere. Yumuşak dokuları oluşturan ögelerin kesici, yaralayıcı veya bunlara benzer araç veya gereçlerle birbirinden ayrılması. ateşli silah yarası, ısırık yarası, septik ve aseptik yara gibi değişik yara tipleri vardır. Sarılı (bobin).

Scratch : Tırnaklamak. Çekilmek. Karalama. Karalamak. Geçici ad. Çizmek. Kaşıma sesi. Çıkarmak. Kaşınmak. Kazımak.

Graze : Otlanmak. Bere. Sıyırıp geçmek. Eskrim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Mera. Yalamak. Hayvanları otlatmaya elverişli, doğal veya yapay bir bitki örtüsü bulunan, otları seyrek ve kısa boylu, biçilmeye uygun olmayan engebeli arazi. Sıyrık. Sıyrılmak. Kaydırma.

Denunciation : Kötü taraflarını açığa vurma (insan veya davranış vb'nin). Kınama. Kınanma. Alenen suçlama. Kaldırılacağını duyurma (anlaşmanın). İtham. Ele verme. İhbar. Suçlama. Zararlı taraflarını açığa vurma (insan veya davranış vb'nin).

Accusation : Dava. İddianame. Sav belgesi. Suçlama. İtham.

Excoriations : Eleştirme. Derisini yüzme. Deri sıyırma. Derisi sıyrılma. Suçlama.

Scrape : Kazıyarak temizlemek. Temizlemek. Çizik. Çıkmaz. Gıcırtı yapmak. Raspa etmek. Sürtme. Kazıma sesi. Gıcırtı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Abrasion : Mekanik nedenlerle, epidermisin kaybı sonucu oluşan, deri ve mukozalardaki kazıntı, sıyrık veya dökülme tarzında yaralanma. bir maddenin veya yapının mekanik nedenlerle aşınması. Madencilik, sinema, televizyon, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Aşınım. Çizinti. Filmin yüzünde, sert bir cisme sürtünmekten ileri gelen ve çizik kadar derin olmayan hafif sıyrık. Aşınmış kısım. Sıyrık. Yalama. Yelin ve yellerle devindirilen taş parçacıklarının yaptığı mekanik aşındırma. Yenme.

Excoriating synonyms : rope burn, excoriation.