Excuss türkçesi Excuss nedir

Excuss ingilizcede ne demek, Excuss nerede nasıl kullanılır?

Excussion : Kanun yoluyla yakalama veya el koyma.

Excusable : Mazur görülebilir. Bağışlanabilir. Mazur. Hoşgörülebilir. Hoş karşılanabilir. Affedilebilir.

Excusableness : Bağışlanabilirlik. Affedilebilirlik. Bağışlanabilir olma durumu. Mazur görülebilir olma durumu. Mazur görülebilirlik. Hoşgörülebilirlik.

Excusatory : Özür dileyen. Mazur gösteren. Özürlerini sunan veya af özür dileyen.

Excuse : Mazur görmek. Affeylemek. Özür. Mazeret. İzin vermek. Bahane. Muaf tutmak. Geçirmek. Hoşgörmek. Affetmek.

Excuse me a moment : Affedersiniz.

Excuse oneself : Af dilemek. Özür dilemek. Hareketlerini haklı çıkarmak. İzin istemek. Yaptıklarını aklamak.

Excuse me : Özür dilerim. İzninle. Müsaadenle. Affedersiniz. Beni bağışlayın. Afedersiniz. Phr. İzninizle.

Excused absentheeism : Özürlü işe gelememe. İşçilerin, işe sayrılık ya da başka nedenlerle gelememeleri.

Excuser : Mazur gösteren. Özür dileyen. Affeden.

İngilizce Excuss Türkçe anlamı, Excuss eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Excuss ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Enquired : Sormak. Soru sormak. Araştırılmış. Sorulmuş. Soruşturulmuş. Tahkikat yapılmış. Aranmış. Sual edilmiş.

Audit : Denetleme (hesapları). Kontrol etmek. Denetleme. Resmi hesap bilanço kontrolü yapmak. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Denetleme yapmak. Hesapları denetlemek. Yıllık hesap denetimi. Sistemli inceleme.

Con : Aleyhte. Kandırmak. Aldatmak. Dümen kullanmak. Yutturmak. Sahtekarlık yapmak. Karşı. Kafalamak. Dikkatle okumak.

Reject : Geri çevirmek. İstememek. Kusmak. Kabul etmemek. Bir kenara atılan yararsız şey. Iskarta. Bir tarafa atmak. Reddetmek.

Canvass : Reklam yapmak. Oy toplamak. Propaganda yapmak. Seçmenleri dolaşarak oy istemek. Tartışmak. Gözden geçirmek. Kamuoyu yoklaması yapmak. Sipariş toplamak. Anket yapmak.

Examines : İrdelemek. Sınamak. İmtihan etmek. Sorguya çekmek. Sorgulamak. Sınav yapmak. Eleştirmek. Muayene etmek.

Junk : Hurda demir. Süprüntü. Hurdaya ayırmak. Pılı pırtı. Döküntü eşya. Çinli'lere özgü altı düz yelkenli gemi. Çin yelkenlisi. Boktan şey.

Get rid : Gitmesine neden olmak. Kurtulmak (bir şeyden).

Babysit : Anne baba evde yokken çocuklarına bakmak. Çocuk bakmak. Bebek bakmak. Çocuk bakıcılığı yapmak. Gözetlemek. Kontrol etmek.

Excuss synonyms : self justification, be shot of, cut out the dead wood, circumventing, explores, delve, analyzed, alibi, vindicate, control, deciphers, mitigation, be freed, doffed, getting rid of, justify, drop like a hot potato, decoded, deciphered, culling, censor, decodes, enquire, evades, cast out, decode, dispose, fobbing, avoid, doffs, circumvents, breen, cull.

 

Excuss zıt anlamlı kelimeler, Excuss kelime anlamı

Necessary : Gereken şey. Lazım olan. Lazım. Vacip. Zorunlu. Kaçınılmaz. Vazgeçilmez. Lüzumlu. Gereken. Muhakkak.

Blame : Suç. Suçu birinin üstüne atmak. Sorumluluk. Kınamak. Kabahat. Bir suç veya başarısızlığın sorumluluğu. Suçlamak. Ayıplamak. Suçlama. Sorumlu tutmak.

Excuss ingilizce tanımı, definition of Excuss

Excuss kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To discard. To shake off.