Expellers türkçesi Expellers nedir

  • Tardeden.
  • Süren.
  • Sürekli cendere.
  • Kovan veya sürgün eden kimse.
  • Defeden.
  • Kovan.
  • Defeden ilaç.
  • Azleden.
  • Ekspeller.
  • Kovan veya defeden kimse veya şey.

Expellers ingilizcede ne demek, Expellers nerede nasıl kullanılır?

Expeller extraction : Ekspeller yöntemi. Ekspeller ekstraksiyon.

Expeller technique : Ekspeller yöntemi. Yağlı tohumlardan yağın elde edilmesi sırasında uygulanan, delikli bir kovan içerisinde sonsuz vidayla mekanik olarak sıkıştırılmasıyla yağlarının çıkarılması işlemi. tohumun temizlenip kabaca öğütüldükten sonra, 90 dakika 103-110 oc’de kuru veya buharlı ısıya tabi tutulup hidrolik preslerde mekanik olarak sıkıştırma işleminin yapılarak yağın ayrılması, ekspeller ekstraksiyon, hidrolik pres yöntemi.

Hydrolic procedure expeller technique : Hidrolik pres yöntemi. Ekspeller yöntemi.

Expeller : Sürekli cendere. Defeden. Tardeden. Kovan veya sürgün eden kimse. Kovan. Ekspeller. Kovan veya defeden kimse veya şey. Süren. Azleden. Defeden ilaç.

Expelled : Sürmek. Dışarı atmak. Kovulan. Kovmak. Sürgün etmek. Çıkarmak. Kovulmuş.

Expel : Kovmak. Dışarı atmak. Uzaklaştırmak. Çıkarmak. Defetmek. Sürmek. Okuldan atmak. Sürgün etmek. Azletmek. Atmak.

Expellees : Sürgün edilmiş. Kovulmuş. Sürgün. Kovulan kimse. Sınır dışı edilmiş. Uzaklaştırılmış.

 

Expelling : Kovma.

Expellable : Azledilebilen. Defedilebilen. Sürgün edilebilir. Uzağa gönderilebilir. Çıkartılabilen. Kovulabilen. Tardedilebilen. Defedilebilir. Sürülebilen. Dışarı çıkarılabilir.

Expellee : Sürgün. Kovulmuş. Sınır dışı edilmiş. Sürgün edilmiş. Kovulan kimse. Uzaklaştırılmış.

İngilizce Expellers Türkçe anlamı, Expellers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Expellers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Case : Tuhaf tip. Kılıf. Sokmak. Eğitim, gramer, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kap. Valiz. Ciltlemek. Bir konu, sorun, durum ya da sürecin gözlenmesi için elverişli ya da örnekçeli olduğu gerekçesiyle seçilen ve derinliğine gözlem konusu yapılan birim olay. Sorun.

Hive : Kovana girmek. Topluluk. Biriktirmek. İstiflemek. Arı kovanı. Toplamak. Arı kovanı gibi yer. Kovanda toplamak. Kovana koymak.

Beehive : Arıkovanı. Arı kovanı. Praesepe.

Driving : Sürüş. Çeviren. Sevk. Sürücü. Çalıştırma. İşletme. Hareket ettiren. Sürücülük. Canlı.

Deposers : Görevden alan. Yemin altında tanıklık eden kimse. Görevden uzaklaştıran. Başka bir kimseyi bir pozisyondan veya yetkiden azleden kimse. Yeminle şahitlik eden kimse.

Cartridge case : Hartuç sandığı. Mermi kovanı. (mermi) kovan. Fişek dış yapısı. Fişek kutusu. Fişek kovanı. Mermi için kovan.

Ongoing : Süregitmekte olan. Var olan. Süregelmekte olan. Sürekli. Devamlı. Sürmekte olan. Süregiden. Devam eden. Devam etmekte.

Bushing : Kılavuz. Bilezik. Metal ilave veya ek (mekanik, elektronik). Muf. Rakor. Burç. Yatak. İç-dış dişli redüksiyon nipel. Buşing.

Banisher : Kovan kimse. Kovan kimse (evden, ülkeden vs). Sürgün eden. Sürgüne gönderen kimse. Sürgüncü. Kovan kimse (evden veya ülkeden vb).

Expellers synonyms : expeller, banishers, axial bearing, husk, cartridge, beehives, hived, cases, deposer, ongoings, continuing, bearing housing, undergoing, runner, gear housing, expulsive.