Exported türkçesi Exported nedir

  • İhraç etmek.
  • Dışarıya satmak.
  • Verildi.

Exported ingilizcede ne demek, Exported nerede nasıl kullanılır?

Be exported : İhraç edilmek.

Re exported : Tekrar ihraç edilmiş.

Reexported : Tekrar ihraç edilmiş.

Exporter : Dışsatımcı. Bir ülkeden dış ülkelere mal çıkaran kişi. uluslararası ticarette mal satan ülke. Dışsatımcı kişi ya da ülke. Dışsatıma. Dış satımcı ülke. İhracatcı. Mal çıkaran. İhracatçı. Dış satımcı kişi.

Exporters : İhracatçı.

Export credit bank of turkey : Dışsatımın geliştirilmesi, dışsatım mal ve hizmetlerinin çeşitlendirilmesi, pazar paylarının artırılması ve yeni pazarlar bulunması, dışsatımcılar ile yurt dışında etkinlik gösteren yüklenici ve yatırımcılara girişimlerinde gerekli mali desteğin sağlanması amaçlarıyla 1987 yılında kurulan kalkınma bankası. krş. amortisman ve kredi sandığı, devlet yatırım bankası. Türkiye ihracat kredi bankası.

Export credit : Satılmak için diğer ülkelere gönderilen mallar için verilen kredi. İhracat kredisi.

Export bounty : Bir başka ülkede satılmak üzere malların bol miktarda bir ülkeden nakliyesinden alınan prim. İhracat primi. İhraç primi. İhracat pirimi.

Export association : İhracat birliği.

Export by consignement : Konsinye dışsatım. Konsinye satış yoluyla yapılan dışsatım.

 

İngilizce Exported Türkçe anlamı, Exported eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Exported ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Granted : İmtiyazlı. Varsayarsak. Diyelim ki. İzin verildi. Evet doğru kabul ediyorum. Cevaben evet.

Anticipated : Tahmin edilen. Beklenile. Beklenilen. Umulan. Öngörülen. Zihinde canlandırılmış.

Awaited : Beklenen. Bekletilmiş. Hazır olmak. Beklemek.

Matter of course : Kaçınılmaz son. Olağan iş. Tabii bir şey. Kaçınılmaz sonuç. İşin doğal gidişine. Belli sonuç.

Smuggle : Ülkeye gizlice ve yasa dışı yollarla mal sokmak. Kaçırmak (birini veya bir şeyi bir ülkeye veya yurtdışına). Kaçakçılık yapmak. Gümrükten mal kaçırmak. Kaçırmak. Gizlice sokmak (mektup vb.). Gizlice sokmak (mektup vb). ...kaçakçılığı yapmak. Kaçakçılığı. Gümrükten eşya kaçırmak.

Dismissing : Savmak. Salıvermek. Azletmek. Reddetmek (dava). İşten çıkarmak. İşten kovmak. Bırakmak. İşten atmak. Kovmak.

Dismisses : İşten çıkarmak. Azletmek. Savmak. Göndermek. Yol vermek. Kovmak. Affetmek. İşten kovmak. Açığa çıkarmak.

Dismiss : İşten atmak. Açığa çıkarmak. Azletmek. Savmak. Bırakmak. İşten kovmak. Kovmak. İşten çıkarmak. Kapı dışarı etmek. İş sözleşmesinin işveren tarafından fesh edilerek işçinin işine son verilmesi.

Export : Dışsatım. Dışsatım yapmak. İhracat. Dışarıya yollamak. Yurtdışına satmak. İhracat yapmak. İhraç malı. Dışarıya vermek. Götürmek.

Expectable : Beklenebilir. Kabul edilebilir. Umulabilir. Önceden görülebilir. Beklenebilen. Tahmin edilebilir. Beklenen.

 

Exported synonyms : hoped for, issuing, extrude, merchandise, issue, due, extrudes, discard, extract, extracts, unsurprising, extruding, trade, exporting, extracted.

Exported zıt anlamlı kelimeler, Exported kelime anlamı

Unexpected : Beklenilmedik. Ummadık. Beklenmedik. Beklenmeyen. Beklenilmeyen. Beklenmez. Umulmadık. Davetsiz. Ümit edilmeyen.

Surprising : Hayrete düşüren. Sürpriz. Şaşılası. Şaşırtıcı. Hayret verici.

Import : İthal etmek. Sokmak. İma etmek. Önemi olmak. Dışalım. İçeri aktarım. Dışarıdan almak. İfade etmek. Etkilemek. Getirtmek.