Exposures türkçesi Exposures nedir

Exposures ile ilgili cümleler

English: How many exposures would you like?
Turkish: Kaç poz istersiniz?

Exposures ingilizcede ne demek, Exposures nerede nasıl kullanılır?

Underexposures : Eksik ışıklama (fotoğrafçılık terim). Yetersiz ışıklandırma. Yetersiz ışıklanma. Düşük ışıklılık. Düşük ışıklama. Suekspozisyon. Düşük ışıklama (filmi). Az ışıklama. Karanlık çıkarma.

Exposure debimeter : İyon debiölçeri. İyonlaştırıcı ışınımın debisini ölçmeye yarayan ışınımölçer.

Exposure index : Bir duyarkatın ışıktan etkilenme, ışık etkisiyle gizli görüntü oluşturma yeteneğini anlatan genel terim. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Duyarlık.

Exposure lamp : Işıklama ışıtacı. Sinem.optik seslendirme dizgesinde duyarkat üzerine çeşitli yollardan ve değişik biçimlerde düşürülecek ışığı sağlayan kaynak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Exposure meter : İyon dozölçeri. Verilen bir sahnede ışığın miktarını ölçen enstrüman (fotografçılık). Pozometre. Pozmetre. İyonlaştırıcı ışınımın etkisini ölçmeye yarayan ışınımölçer. Pozölçer. Işıkölçer. Nükleer enerji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Işık ölçer. Çeşitli ışık koşullarına göre en uygun sonucun alınabilmesi için duyarkat üzerine ne kadar ışık düşmesi gerektiğini bildiren aygıt.

 

Sky exposure plane : Gök açılım düzlemi. Bir kentteki yapıların yeterli ölçüde ışık almalarını sağlamak amacıyla kentbilimcilerin kullandığı, belli bir açı ile anlatılan, yapının gün ışığına açıklık durumunu belirten, en üst çıkıntısından teğet geçen ve onun dışında kalan çıkıntılara ve taşmalara olanak verilmesini önlemekte kullanılan ölçüt.

Light exposure : Işıklanma. Aydınlanma. Aydınlığın süresiyle çarpımı.

Exposure to radiation : Radyasyona maruz kalma. Işınlandırma. Radtoaktif malzemelere karşı korumasız veya onlarla temasta olma. Yemlerin özel bir radyasyona maruz bırakmak suretiyle hazırlama veya değişime uğratma işlemi.

Manual exposure : El ile pozlandırma.

Exposure slit : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Işıklama yarığı. Optik seslendirme dizgesinde, aynalı galvanometreden gelen ışın demetinin film üzerine düşmeden önce geçtiği yarık.

İngilizce Exposures Türkçe anlamı, Exposures eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Exposures ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Disclosure : İfşaat. Açığa vurma. Açıklama. İzhar. Patent hakkı bildirimi. Açığa çıkan şey. İfşa. Açma.

Exhibition : İktisat, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Teşhir etme. Arz. Sergi. Sunma. Sinema işleyiminin, filmlerin izleyicilere gösterilmesiyle uğraşan kolu. Bir ülke, yöre, kesim ve gerçek veya tüzel kişilerin kendine özgü ürünlerinin, tanıtım ve satışı amacıyla ulusal veya uluslararası düzeyde sürekli veya geçici olarak toplu biçimde gösterildiği yer. Oynatım. İzhar.

 

Detections : Sezim. Demodülasyon (radyo terimi). Bulunuş. Algılama. Suçluyu ortaya çıkarma. Buluş. Ortaya çıkarına. Belirleme. Keşif.

Frontispieces : Kitabın başındaki resimli sayfa. (kitabın başındaki) resimli veya süslü sayfa. Kitabın başındaki resimli ve süslü sayfa. Yüz. Binanın yüzü.

Item : Bir bütünü oluşturan alt öğelerden, bir dizelgenin alt başlıklarından her biri. Parça. Bilgisayar, bilişim, eğitim alanlarında kullanılır. Madde fıkra. Bir veri kümesinin öğesi, örn.bir kütük, tutanak adı verilen belli bir sayıda öğeden oluşur, bir tutanak da başka öğelerden oluşur. Madde. Öge. Yazıl. Haber. Tane.

Frontispiece : Binanın yüzü. Yüz. Kitabın başındaki resimli ve süslü sayfa. (kitabın başındaki) resimli veya süslü sayfa. Kitabın başındaki resimli sayfa.

Iteming : Öğe. Haber. Bent. Hesapta tek rakam. Parça. Adet. Kalem. Madde. İşlem maddesi.

Disembosom : İtiraf etme. Ortaya dökme. Günah çıkarma.

Cessions : Devretme. Terk. Verme. (mal veya hak vb) feragat. Ferağ. Feragat. Vazgeçme. Devir. Çekilme.

Overexposure : Gereğinden fazla teşhir etme. Aşırı ışıklama. Sürekspoze fotoğraf. Çok uzun süre veya çok fazla ışığa tutulma durumu (fotoğrafçılık). Aşırı pozlama. Sürekspozisyon. Fazla poz verme. Fazlaca açıkta bırakma.

Exposures synonyms : solarisation, unveiling, dedition, display, flashing, exposits, frontages, bequeathal, solarization, exhibit, unearthing, windage, demising, clearing, disclosures, facade, dismissal, influence, baring, underexposure, exposals, vulnerability, fronts, expos, exposal, abandonment, demised, show, executions, time exposure, ascertainment, disrobing, execution.

Exposures zıt anlamlı kelimeler, Exposures kelime anlamı

Invulnerability : Zarar görmezlik. Sağlamlık. Yara almama. Yaralanmazlık. Yaralanamazlık.

Safety : Safeti. Asayiş. Güvenlik. Güven. Korkusuzluk. 1880'de ingiliz stenley'in yaptığı, bir eğik borudan çatıyla bunun üzerine oturtulmuş seleden oluşan, öntekeri büyük, arkatekeri küçük çifteker. Koruyucu. Selamet. Emniyet.