Extensor türkçesi Extensor nedir

  • Açıcı.
  • Kol ya da bacağı uzatan ya da düzleştiren herhangi bir kas.
  • Açan.
  • Ekstensör.
  • Ekstensor.
  • Uzatıcı kas.
  • Gerici kas.
  • Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Gerici, çekici, açıcı.
  • Ekstansör.
  • Kas açıcı.
  • Kol veya bacağı uzatan veya düzleştiren herhangi bir kas.
  • Ekstansör (kas).

Extensor ingilizcede ne demek, Extensor nerede nasıl kullanılır?

Extensor muscle : Uzatıcı kas. Kol-bacak kası. Açıcı kas.

Extensor reflexes : Patella refleksi. Diz kapağı refleksi.

Extensorius : Gerici veya açıcıyla ilgili olan. Ekstensoryus.

Extensors : Açan. Gerici kas. Ekstansör. Ekstansör (kas). Açıcı. Uzatıcı kas. Ekstensor.

Extensometer : Genleşmeölçer. Ekstansometre. Ekstensometre. Uzamaölçer. Esneklikölçer. Ekstansiyometre. Esneklik ölçer. Uzama ölçer. Metallerin veya diğer malzemelerin büzüşme ve genleşmesindeki küçük artışları ölçen alet.

Extensio : Gerilme, çekilme, uzatma, açma. Ekstensiyo.

Extension : Aktarım eki. Kapsam. Ekleme. İç hat. Genişletme. Temdit. Talim veya terbiye. İlave. Uzatılma. Artırma.

Inextenso : Tamamen. Etraflıca. Enine boyuna.

Extension approach to pricing : Küresel düzeyde etkinlikte bulunan bir firmanın sattığı mala dünyanın her yerinde aynı fiyatı uyguladığı fiyatlandırma yaklaşımı. krş. uyarlanabilir fiyatlandırma yaklaşımı, yermerkezli fiyatlandırma yaklaşımı. Küresel fiyatlandırma yaklaşımı.

 

Extension board : Dahili santral.

İngilizce Extensor Türkçe anlamı, Extensor eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Extensor ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Willow : Pamuk temizlemek. Hallaç makinesi. Söğütgiller (salicaceae) familyasından, çok değişik yaprakları olabilen, çiçekleri tek eşeyli, taç yaprakları olmayan, kapsül tipi meyveleri olan, ülkemizde 23 türle temsil edilen, yaprak döken, ağaç ya da çalı yapısındaki bitkiler. Kriket sopası. Gökçeağacı. Açma makinesi. Söğüt. Sorkun. Hallaç makinesi ile atmak.

Uncoiler : Bobin açma aygıtı.

Tensor : Belli dönüştürüm öbeği işlerleri altında, birkaç yöney gibi dönüşür matematik nesne. Gergen. Tansör. Geren kas. Gerdirici. Dansör. Gerey. Tensör. Gerici.

Protractors : Minkale. Açıölçer. Açı ölçer. İletki.

Extensor muscle : Kol-bacak kası. Açıcı kas.

Expander : Enine açıcı. Genleştirici. Genişletici. Büyüten veya genişleten kimse veya şey. Yay. Ekspander. Enine açma donanımı. Sökme aleti. Genişleten enstrüman.

Quad : Dairenin dörtte biri. Avlu. Dördüzlerden biri. Hapishane. Orta bahçe. Dörtlü sarmak. Dörtlü yapmak. Katrat. Bina avlusu. Dört ayaklı hayvan.

Evolvers : Geliştiren. Çıkaran. Yayan. Gelişen.

Quadriceps : Dörtbaşlı kas. Kuadriseps. Dörtbaşlı. Dört başlı.

Striated muscle : Kas telleri üzerinde enine çizgiler gösteren ve çalışması isteme bağlı kas dokusu tipi. iskelet kası. Vücut kaslarının önemli bir bölümünü oluşturan, uzun silindirik kas tellerinden yapılan, iyi gelişmiş çapraz çizgiler içeren ve istemli çalışan, kas lifleri arasında anatomik ve işlevsel bir bağlantı olmayan ve yalnız sinir yoluyla etkin olan kas dokusu tipi, iskelet kası. Çizgili kas. İskelet kası.

 

Extensor synonyms : musculus quadriceps femoris, quadriceps femoris, evolver, expanders, protractor, skeletal muscle, extensors, willowed, opener.

Extensor zıt anlamlı kelimeler, Extensor kelime anlamı

Flexor : Esnetici. Büken. Bükülme hareketini yaptıran kas. Fleksör kas. Kasar kas. Bükücü kas. Fleksor kas. Fleksör. Fleksor.

Extensor ingilizce tanımı, definition of Extensor

Extensor kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A muscle which serves to extend or straighten any part of the body, as an arm or a finger. Opposed to flexor.