Extincts türkçesi Extincts nedir

  • Soyu kurumuş.
  • Bitmiş.
  • Sönük.
  • Tükenmiş.
  • Battal.
  • Nesli tükenmiş.
  • Sönmüş.
  • Soyu tükenmiş.
  • Doğada tükenmiş.
  • Sona ermiş.

Extincts ingilizcede ne demek, Extincts nerede nasıl kullanılır?

Extinct species : Artık mevcut olmayan hayvan türleri. Nesli tükenmiş tür. Kuşağı bitmiş, arkası kesilmiş canlı türü. Nesli tükenmiş türler. Tükenmiş tür.

Extinct volcano : Sönmüş volkan. Sönmüş yanardağ. Artık aktif olmayan ve gelecektede püskürmeyecek olan volkan. Uzun zamanlardan beri etkinlik göstermeyen ve artık püskürmesi beklenmeyen, yerkabuğundaki magma haznesi katılaşmış ve gazları tükenmiş yanardağ.

Almost extinct : Yok olmaya yüz tutmuş. Nesli tükenmek üzere.

Become extinct : Nesli tükenmek. Soyu kurumak. Sönmek (yanardağ). Birer birer ölmek. Soyları tükenmek. Soyu tükenmek. Sönmek (volkan).

Extinct : Soyu kurumuş. Tükenmiş. Sona ermiş. Varisi olmayan. Sönmüş. Bitmiş. Doğada tükenmiş. Nesli tükenmiş. Battal. Yok olmuş.

Mass extinction : Kitlesel yok oluş. Kitle ekstinksiyonu. Kitle kaybı. Birden çok canlı türünün soyunun aynı zaman aralığı içinde tükenmesi. Jeolojik devirlerde bazı canlı türlerinin ani olarak çok sayıda ortadan kalkması. örnek: tebeşir devri sırasında dinozorların tükenmesi. Kütle kaybı. Kitle halinde tükenme. Kitle yok oluşu.

 

In danger of extinction : Nesli bitme tehlikesiyle karşı karşıya. Soyu tükenme tehlikesi atında.

Extincting : Yok etme. Nesli tüketme.

Arc extinction : Ark sönümü.

Extinction : Yeryüzünden silinme. Nesli tükenme. Lağvetme. Feshetme. İtfa. Bir etki ya da eylemin, erke yitirimi nedeniyle zaman içinde güçsüzleşerek ortadan kalkması. İmha. Yok olma. Yok etme. Fesih.

İngilizce Extincts Türkçe anlamı, Extincts eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Extincts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dead : Çok. Gerilimsiz. Işığı öldürmek. Ölü. Cansız. Işığı öldürme. Çıkmaz. Ölü zaman. Ölü (renk).

Nulling : Geçersiz. Butlan. Hükümsüz. İşe yaramaz. Sıfır. Kukla. Boş. Değersiz. Boşluk.

Oversizes : Fazla büyük. İri boy. Standart ebattan büyük. Çarşaf kadar. Fazla geniş. Büyük boy. Normalden fazla. Büyük beden giysi. Aşırı büyük.

Clapped out : Yıkık. Ahı gitmiş vahı kalmış. Yorgun. Bitkin. (ingiliz argosu) yorgun. Bıkkın. Enerjisi tükenmiş. Dökük. Harcanmış.

Fagged : Bitkin. Çok çalışan. Aşırı yorgun. Çok yorgun. Zayıf (argo terim). Enerjisi suyunu çekmiş. Aşırı derecede yorgun.

Extinguished : Söndürülmüş (yangın vb).

Deflated : Gururunu kırmak. Hüzünlü. Yükselişe müdahele etmek. Burnunu sürtmek. Söndürmek. Kederli. Azaltılmış. Havası boşaltılmış. Havasını boşaltmak.

Cancelled : Mülga. İptal edilen. Çizilmiş. Çizili. İptal olmuş. Yürürlükten kalkan. İptal edilmiş.

Oversize : Büyük boy. Büyük boy şey. Normalden fazla. Fazla büyük. Standart ebattan büyük. Fazla geniş. Çarşaf kadar. İri boy. Aşırı büyük.

 

Nonexistent : Var olmayan. Varolmayan. Yok.

Extincts synonyms : dead meat, complete, dim, deader, all over with, drawn, extinction, all overs, dead and buried, distressed, calcined, consummating, depleted, departed, faint, over, curtain drops, finished, burnt out, dimmest, all up, done, all over, put out, extinct, drained, dismals, canceled, buggered, dead beat, exhausted his strength, exhausted, alliin.

Extincts zıt anlamlı kelimeler, Extincts kelime anlamı

Extant : Geçerliliğini kaybetmemiş. Günümüze ulaşan. Baki. Günümüze kadar gelen. Hala baki ve mevcut. Hala var olan. Mevcut. Kaybolmamış.

Active : Tepkileşimlerde etkinliği önde gelen. Enerjik. Bir başkasına etki yapabilen. kimyasal tepkimelere girmeye ya da fiziksel etkiler bırakmaya yatkın olan (özdek). Etkin. Faal. Muvazzaf. Üretken. Bilgisayar, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Etkin, işler durumda, etkili. Hareketli.

Extincts antonyms : existent.