Extirpating türkçesi Extirpating nedir

  • Kökünden halletmek.
  • Kesip atmak (medikal tıp terimi).
  • İzale etme.
  • Kökünü kazıma.
  • Yok etme.
  • Kökünü kazımak.
  • Kökünden sökmek.
  • Kökünden sökme.
  • İmha etme.
  • İmha etmek.
  • Yok etmek.

Extirpating ingilizcede ne demek, Extirpating nerede nasıl kullanılır?

Extirpation : Kökünü sökme. Kökünü kazıma. İmha. Ekstirpasyon. Hastalıklı bir doku veya organın kısmen veya tamamen ameliyatla çıkarılması. Yok etme.

Extirpations : Yok etme. Ekstirpasyon. İmha. Kökünü kazıma. Kökünü sökme.

Harder gland extirpation : Harder bezinin çıkarılması. Köpeklerdeki harder bezinin kronik ve hiperplazik yangılarında veya bunun adenomunda üçüncü göz kapağında bulunan harder bezinin çıkarılması işlemi.

Ocular extirpation : Hastalıklı gözün operasyonla çıkarılması, ekstirpasyo bulbi. Ekstirpasyo bulbi. Göz ekstirpasyonu.

Extirpate : Kesip çıkarmak. İmha etmek. Köküyle sökmek. Kökünden sökmek. Kökünü kurutmak. Kökünü kazımak. Halletmek. Kesip atmak. Yok etmek. Söküp atmak.

Extirpates : Yok etmek. Kesip atmak. Kesip çıkarmak. Kökünü kurutmak. Kökünü kazımak. Köküyle sökmek. Söküp atmak. Kökünden sökmek. İmha etmek. Kökünden halletmek.

Extirpated : İzale edilmiş. Kökünden sökmek. Kesip atmak (medikal tıp terimi). Kökünü kazımak. Yok etmek. Kökünden sökülmiş. Kökü kazınmış. İmha etmek. İmha edilmiş. Yokedilmiş.

 

Extirpator : Kökünü kazıyan. Yokeden. İzale eden. İmha eden. Yokedici. Kökünü kurutan kimse. Tüketen kimse.

Inextirpable : Kökleşmiş.

İngilizce Extirpating Türkçe anlamı, Extirpating eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Extirpating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Deaden : Köreltmek. Donuklaştırmak. Matlaştırmak. Zayıflatmak. Kesmek. Katılaştırmak. Etkisini azaltmak (alkollü içki vb). Parlaklığını gidermek. Körletmek.

Evulsion : Evulsiyon. Çekip çıkarma eylemi. Söküp çıkarma.

Exterminating : Öldürmek. Kökünü kurutmak. Mahvetmek. Bitirme.

Disposal : Kurtulma. Satma. Satış. Devir. Emir. Kullanım. Düzen. Tanzim. Kullanma. Yönetim.

Extirpated : İzale edilmiş. Kökü kazınmış. Kökünden sökülmiş. Yokedilmiş. İmha edilmiş.

Splenectomy : Splenektofi. Şiplenektomi. Splenektomi. Dalağın ameliyatla alınması. Dalak alma ameliyatı. Dalak çıkarma ameliyatı. Dalağın cerrahi yolla çıkartılması. Dalağın kısmi veya tam olarak ameliyatla çıkarılması.

Laminectomy : Vertebraların eklem çıkıntılarının rezeksiyonu. Omurun bir kısmının ameliyatla alınması (tıp veya medikal terimi). Omurların sivri çıkıntılarıyla enine çıkıntıları arasındaki kemik levhasının ameliyatla çıkarılması. Laminektomi. Omur laminası ameliyatı.

Abolishment : Eleme. İptal. Feshetme. Yürürlükten kaldırma. Geçersiz kılma. Bozma. İlga. Lağvetme. Yoketmek.

Extirpate : Kesip atmak. Kesip çıkarmak. Halletmek. Söküp atmak.

Surgical operation : Cerrahi işlem. Ameliyat. Cerrahi operasyon. Cerrahi müdahale.

 

Extirpating synonyms : surgical process, pneumonectomy, female circumcision, endarterectomy, septectomy, vulvectomy, stapedectomy, suprarenalectomy, lumpectomy, surgical procedure, destroy, kill off, lobectomy, cholecystectomy, exterminate, meniscectomy, adrenalectomy, effacement, clinches, extirpations, annihilate, annihilation, erasing, salpingectomy, annihilating, eradicating, outroot, vasectomy, extirpation, clinch, bollixing, enervation, demolition.