Extractant türkçesi Extractant nedir

  • Çekilen madde.
  • Ekstraktant.
  • Çıkarılan madde.
  • Elde edilen madde.
  • Özütleyici.
  • Ayrıştırılan madde (kimya).
  • Ayrılmış.

Extractant ingilizcede ne demek, Extractant nerede nasıl kullanılır?

Extractable : Çıkartılabilir.

Extract a root : Kökü alınan. Kökü bulunan (matematik).

Extract fan : Üfleç. Kirli havayı dışarı emen ya da temiz hava veren aygıt.

Extract instruction : Özet çıkarma komutu. Özetleme komutu. Özel çıkarma komutu. Özütleme komutu.

Extract of account : Dekont. Ekstre. Hesap özeti. Ticari ilişkide bulunan kişi ya da kuruluşların belirli dönemlerde hazırladıkları karşılıklı borç ve alacaklarını gösteren belge. bankanın hesap veya kredi kartı sahibine gün, hafta, ay, yıl gibi belirli dönemler itibariyle kendiliğinden ya da hesap sahibinin istemi üzerine verdiği hesap hareketlerini gösteren belge.

Msn shortcut extract icon : Msn kısayol genişletme simgesi.

Aloe vera extract : Çeşitli aloe familyası yapraklarından çıkartılan usarenin (öz), güneşte veya ısıtılarak yoğunlaştırılmasıyla elde edilen, yanık tedavisinde kullanılan bir madde, aloe vera ekstresi. Çöl zambağı ekstresi.

Extract of cadastral entry : Bayındırım belgesi. Bir kentin düzentasarındaki ve yapıdüzen yönetmeliğindeki ilkelere göre, bir kimsenin, iyesi olduğu yerbölüm üzerinde yapacağı yapının niteliklerine ilişkin tasarı düzenlemesine yardımcı olmak üzere, isteği üzerine, kendisine kent yönetimince verilen ve yapılacak yapının toprak üzerindeki konumu ile, komşu yerbölümlere uzaklıklarını gösteren belge.

 

Extract of beef : Et suyu.

Nitrogen free extract analysis : Toplam yüzde kuru maddeden yüzde ham protein, yüzde ham yağ, yüzde ham selüloz, yüzde ham kül toplamının çıkarılmasıyla elde edilen miktar. Azotsuz öz madde tayini.

İngilizce Extractant Türkçe anlamı, Extractant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Extractant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Absconded : Gitmiş. Kaçan. Firari.

Disaggregated : Bölünmüş. Bölümlere ayrılmış. Ufalanmış.

Apart : Bir yanda. Bölüm bölüm. Bağsız. Bir tarafa. Birbirinden ayrı. Ayrı olarak. Uyuşmayan. Parçalar halinde. Ayrı bir yere. Uzağa.

Abstracted : Dalgın. Düşünceli. Soyutlanmış. Zihni meşgul.

Assigned : Şart koşulan. Atanmış. Tahsis edilmiş. Paylaştırılmış. Tahsis edilen. Atandığı yere göre. Bölüştürülmüş.

Booked : Kapatılmış. Hapis cezası almış. Göz altında. Nezarete alınmış. Kayıtlı. Ayırtılmış. Rezerve edilmiş. Yeri ayrılmış. Kiralanmış.

Disintegrated : Parçalara ayırmak. Parçalara ayrılıp dağılmış. Parçalanmak. Paramparça olmak. Atomlarına ayırmak. Dağılmak. Parçalamak.

Differentiated : Farklılaşmış. Farkı görmek. Ayrım yapmak. Ayırdetmek. Farklılaştırmak. Fark gözetmek. Ayırt etmek. Ayırt edilen.

Badly torn : Yırtılmış. Parçalanmış. Yıpranmış. Aşınmış.

Asunder : Parçalara ayrılmış. Paramparça. Birbirinden uzak. Parça parça. Parçalar halinde. Ayrı ayrı. Ayrı. Birbirinden ayrı.

Extractant synonyms : discrete, dedicated, allocated, disconnected, appropriated, derived.