Extremest türkçesi Extremest nedir
- Olağanüstü.
- Kesin.
- Son derece.
- Mutlak.
- Ölçüsüz.
- En uç.
- Şiddetli.
- Aşırı.
Extremest ingilizcede ne demek, Extremest nerede nasıl kullanılır?
Extremes meet : Aşırı uçların buluşması. Radikal tarafların toplantısı. İletişim içerisine giren tüm zıt kutuplar. Bir araya gelen taraflar.
Go driven to extremes : Aşırıya kaçmak. Sapıtmak.
Go to extremes : Aşırıya kaçmak. Fazla ileri gitmek. Bir konuda aşırıya kaçmak. İfrata kaçmak.
Extremes : Aşırılık. Aşırı uçlar. Ölçüsüzlük. Son derece. Aşırı. Dışlar. Aşırı derece. Sınır. En uç nokta. Çıkmaz.
Extreme aperture : En son açıklık. Alıcı ışık düzengecinin en son açılma noktası; yaklaşık olarak, açıklıkla aynıdır. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Extreme bounds analysis : Eba. Uç sınırlar çözümlemesi.
Extreme limit : Azami vade.
Extreme subset : Ekstrem altkümesi. Aşıt altkümesi.
Extreme right : Aşırı sağ.
Extreme long shot : Bir yerin kule, tepe, uçak, vb. yüksek noktalardan ve çok uzaktan alınmış çekimi. Uzak çekim. Çok uzak çekim. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
İngilizce Extremest Türkçe anlamı, Extremest eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Extremest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Astronomic : Gökbilimsel. Astronomik. Çok yüksek.
Gormless : Akılsız. Geri zekalı. Düşüncesiz. Sağduyu yoksunu. Mankafa. Mal. Aptal. Salak.
Beyond all reason : Mantıksız.
Astringents : Kanamayı durduran ilaç. Damarları büzen ilaç. Kan durdurucu. Kanı durduran. Kanamayı kesici. Astrenjan. Büzücü. Lokal olarak doku ve damarları büzen ilaç. Sert.
Cloying : Bıktıran. İğrenç. Tiksindirici. Boğucu. Bıktırış.
Farthest : En ileri. En ötede. En uzak. En ileriye. En uzağa. En ilerde. En uzakta. En uzaktaki. En ötedeki.
Bitterer : Acı. Bitter (çikolata). Acılık. İliklere işleyen. Üzücü. Acılı. Yakıcı. Sert. Keskin.
Abnormals : Düzensizlik. Sapkın. Uygun olmayan. Düzgüsüz. Anormal. Olağandışı.
Dimensionless : Yükseklik genişlik ve derinliği olmayan. Ebatsız. Boyutları olmayan. Boyutsuz.
Crasser : Ahmak. Aptalca. Densiz. Hissiz. Galiz. Görgüsüz. Bön. Kaba. Duygusuz.
Extremest synonyms : astringent, critically, boisterous, excess, confoundedly, a hundred percent, incommensurable, infinite, catastrophically, clean cut, acutes, absolutes, affirmatives, utmost, brutishly, darned, exceptionally, accurate, desperately, dreamy, astronomical, inordinate, awfully, direful, immoderate, damndest, almighty, dreamier, meres, all fired, acutest, bitterest, beyond measure.
Extremest zıt anlamlı kelimeler, Extremest kelime anlamı
Mild : Zarif. Hafif. Küçük yumru. Nazik. Yavaş. Halim. Ilıman. Ilıman (iklim). Ilımlı. Kibar.
Moderate : Makul kimse. Görüşleri aşırıya kaçmayan. Azalmak. Yatışmak. Hafifletmek. Yatıştırmak. Azaltmak. Orta. Hafiflemek. Başkanlık etmek.

Bu kısımda Extremest kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Extremest ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Extremest anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Extremest ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.