Fabricating türkçesi Fabricating nedir

Fabricating ingilizcede ne demek, Fabricating nerede nasıl kullanılır?

Prefabricating : Önyapım. Önceden inşa etmek. Parçalarını önceden üretmek. Önceden üretmek. Prefabrik. Önceden yapmak. Önceden hazırlamak. Parçalarını önceden hazırlamak. Önceden imal etmek.

Fabrication : Sahtesini yapma. Üretim. İmal etme. Yalan. Yapım. Fabrikasyon. Yakıştırmaca. Yapma. Üretme. Uydurma.

Fabrication of evidence : Delil uydurma. Mahkemede kullanılması için yalancı şahitlik veya sahte belgeler yaratılması.

Fabrications : Üretme. Bir araya getirme. Uydurma. Yalan. İmal etme. Sahtesini yapma.

Evidence fabrication : Mahkemede sunulmak üzere sahte delil üretimi (hukuk terimi). Suni delil. Sahte delil.

Fabricate loans : Uydurma borçlar iddaa etmek veya kaydetmek.

Fabricate lies : Yalanlar uydurmak. Kasıtlı olarak gerçekdışı ifadeler veya durumlar yaratmak.

Prefabrication : Parçalarını önceden hazırlama. Bir yapıyı oluşturan belli başlı parçaların, yapı öğelerinin, tümünün ya da bir bölümünün daha önce üretimlikte işlenerek yapım alanına getirilmesini ve orada birleştirilerek konutun kurulmasını öngören yapım yöntemi, bk. kurma konut. Önyapım. Önüretim. Prefabrikasyon.

 

Fabricated : Yapılmış. Uydurulan. Uydurma. Üretilmiş olan. Uydurulmuş. Sahte.

Fabricator : İmalatçı. Uydurmacı. Uydurukçu. Yapan ya da imal eden kimse. Sahteci. Sahtekar. Fabrikatör. Birleştirici. Yalancı.

İngilizce Fabricating Türkçe anlamı, Fabricating eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fabricating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Grew : Lemek. Büyümek. Lenmek. Büyütmek. Gelişmek. Dönüşmek. Bırakmak. Leşmek. Yetiştirmek.

Bung : Tapalamak. Tapa. Tıkaç. Tıpa. Tıpalamak. Tıkamak. Dövmek. Ağzını tıpa ile kapamak. Fırlatmak.

Reassembling : Sökülen parçaları yerine takmak. Tekrar kurmak. Yeniden kurmak. Yeniden monte etmek. Takmak.

Cogs : Hile. Çark dişi. Dişli çark. Hile yapmak. Küçük sandal. Diş. Kertik. Tutmak. Önemsiz veya değersiz kimse.

Setting up : Yapılmış bezemin, tasarıma göre belirli yere çatılması. Kuruluş. Bezem kurma. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kurulması. Kurulan. Tesis. Ayarlama.

Fibbing : (yalan) atmak. Beyaz yalan. Zararsız yalan. Yalan. Uydurma. Küçük ve önemsiz yalan. Küçük yalan.

Perjure : Yalancı tanıklık etmek. Mahkemede yalan yere yemin etmek. Yalan yere yemin ettirmek. Yalan. Yalan yere tanıklık etmek. Yalan yere yemin etme. Yalancı şahitlik yapmak.

Generation : Kuşak. Dünyaya getirme. Tenasül. Döl. Doğuş. Soy, kuşak, nesil. üretim, meydana getirme, üreme. Jenerasyon. Nesil. Soy. Yaklaşık olarak 25-30 yıllık yaş kümelerini oluşturan bireyler öbeği. bk. eski kuşak, yeni kuşak, yaş kümesi.

 

Fable : Efsane. Hikaye. Boş laf etmek. Söylence. Hayvan masalı. Masal. Kıssa. Fabl. Meşhur. Öykünce.

Falsehood : Yalan söyleme. Temele dayanmayış. Yalan. Yalancılık. Gerçek dışılık. Sahtelik.

Fabricating synonyms : culture, basing, cock, attunes, declare untrue, bring into the world, builds, build on, build, realize, bring out, concocted, mounting, breedings, construct, creating from raw materials, manufacturing, fibbed, producing, catapult, adjusts, confect, assimilates, forge, set up, untruth, generate, produce, counterfeited, installs, installing, effecting, fitting.

Fabricating zıt anlamlı kelimeler, Fabricating kelime anlamı

Truth : Gerçekliğin, düşüncede gerçeğe uygun biçimde yansıması. Temel hakikat. Realite. Gerçek. Sıhhat. Doğru. Doğruluk. Gerçek durum. Sadakat.

Disassembly : Söküş. Parçalara ayırma. Dağılım. Sökme. Demontaj. Parçalara kısımlara ayırma. Demonte. Söküm. Ayırma.