Setting up türkçesi Setting up nedir

  • Bezem kurma.
  • Kuruluş.
  • Tesis.
  • Kurulan.
  • Kurulması.
  • Ayarlama.
  • Kurma.
  • Monte etmek.
  • Yapılmış bezemin, tasarıma göre belirli yere çatılması.
  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Setting up ingilizcede ne demek, Setting up nerede nasıl kullanılır?

Setting : Çerçeve. Koyma. Testere diş çaprazını ayarlama. Sertleşme (çimento vb.). Sahne. Beste. Yerleştirme. Ortam. Uzay, tiyatro alanlarında kullanılır. Bileme.

Setting up exercises : Egzersiz. Jimnastik.

Setting a legal precedent : Gelecekteki kurallar veya kararlar için temel oluşturan hukuki kural veya karar. Hukuki bir içtahat yapma.

Setting a precedent : Yeni bir yol tanımlama. Yenilikçi mahkeme kararı. İçtahat yapma.

Setting aside : Sarfınazar. Vazgeçme. Hisselere ayırma. Kenara koyma. Çekilme. Bir kenara koyma. Ayırma. Tahsis etme. Bölüştürme. Paylaştırma.

İngilizce Setting up Türkçe anlamı, Setting up eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Setting up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mounting : Çerçeve. Destek. Altlık. Dayanak. Kur. Binme. Biniş.

Foundation : Bir taşınmazın gelirinin, iyesince, sürekli olarak, belli bir ya da birkaç kamu işgörüsü için ayrılması. kamu yararına ayrılmış olan bu tür taşınmazların yönetimi ile görevlendirilmiş kamu kurumu. Bağlıbağış kurumu. Vakıf. Alt yapı. Kurum. Temel. Dayanak. Bir topluluk veya bir kimse tarafından belirli bir amacın gerçekleştirilmesi için belli koşullar ve resmi yolla tahsis edilen mal ve para varlığı. çeşitli toplumsal alanlarda hizmet vermek, hayır işleri görmek üzere bir topluluk veya bir kimse tarafından bırakılan mülk ve paranın idare edildiği, ticari etkinlikleri dışında kurumlar vergisinden bağışık tutulan ve kar amacı gütmeyen tüzel kişilik. Ten boyası.

 

Service area : İşletme bölgesi. Mola yeri. Dinlenme tesisi. Hizmet alanı. Yayın alanı. Servis alanı. Yakıt almak veya dinlenmek için otoyol kenarlarında bulunan alan. Dinlenme tesisleri. Yayını alabilen alan.

Contrivance : Cihaz. Aygıt. Buluş. İcat. Tertip. İcat yapmak. Tertibat. Hüner. Mekanizma.

Organ : Organ. Yayın kılganı. Örgüt. Erganun. Yayın organı. Vasıta. Kitle iletişim araçları. Araç. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Assemble : Bir araya koymak. Takmak. Toplaşmak. Montaj yapmak. Parçaları birleştirmek. Çevirmek (program). Düzenlemek. Toplamak.

Instals : Yerleştirmek. Kurmak. Atamak.

Adjustments : Dispeç. Ayarlamalar. Ayar. Tashihat. Düzeltme. Uydurma. Halletme. Düzenlemeler. Alışma.

Constitutions : Tüzük. Yaradılış. Bünye. Yapı. Meydana getirme. Anayasa. Karakter. Huy. Oluşturma.

Put together : Birleştirmek. Kurmak. Toparlamak. Toplamak. Oluşturmak.

Setting up synonyms : set up, founding, facilities, installations, building, promotion, institution, adaption, body, corporation, install, fitting, adaptions, erecting, enterprise, constructions, escalator, realize, alinement, editing, constitution, institutions, plant, amenity, establishing, establishment, directorate, calibrations, assembles, installs, founded, forming up, mounts.