Factorship türkçesi Factorship nedir

Factorship ingilizcede ne demek, Factorship nerede nasıl kullanılır?

Factors of production : İstihsal faktörleri. Üretim vasıtaları. Üretim etmenleri. Üretüm faktörleri. Üretim sürecinde kullanılan emek, sermaye, doğa ve girişimciden oluşan temel girdiler. Hizmet sunumunda ticarette ve üretimde kullanılan vasıtalar (toprak, emek, sermaye, yönetim, vb.). Üretim faktörleri.

Adjustment factors : Düzeltme faktörleri. Genetik değerlendirme işlemi için hesaplanabilen ve her biri performans ölçümü gibi bilinen çevresel ve idari etkiler.

Antispeficity factors : Bazı spesifik faktörlerin faaliyetlerini engelleyen gen ürünü maddeler. örnek: rna polimerazın spesifiklik faktörü tarafından başlama yerlerinin tanınmasını engelleyen protein. Antispesifik faktörler.

Associated factors : Birbirini içeren ya da birbirinin yerine geçebilen etkenler. Bağlaşık etkenler.

Blood factors : Kan faktörleri.

Geographic power factors : Coğrafi güç faktörleri.

Elongation factors : Uzama faktörleri. Ribozomlarda protein üretimi sırasında peptit zincirinin uzamasını sağlayan özgün proteinler, ef.

Human factors : İnsanla ilgili etmenler. İnsan faktörü. İnsan faktörleri.

 

Clotting factors : Protein, lipoprtotein ve kalsiyum iyonlarından oluşan, pıhtılaşma olayında görevli faktörler. Pıhtılaşma faktörleri.

Growth factors : Büyüme faktörleri. Büyüme fraksiyonu. Büyütme faktörleri. Besi sırasında canlı ağırlık artışı ve yemden yararlanmayı iyileştirmek için yemlere katılan maddeler.

İngilizce Factorship Türkçe anlamı, Factorship eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Factorship ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Whaler : Balina avında kullanılan gemi. Balina avı gemisi. Balina avcısı.

Legations : Elçilik. Elçi yollama.

Agency : Organ. Temsilcilik, temsilcilik işyarı, temsil ilişkileri, temsil yetkileri, temsil anlaşması gibi konular üzerinde çalışma ve iş yapma gücü. Şirket veya kuruluş adına birtakım etkinlikler yapmakla görevlendirilen kurum veya kuruluş. Acente temsilciliği. Vasıta. Aktör. Fail. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Tecimyerlik. Tecimyerlerin çalıştıkları yerlerinin, ücret paylarının ya da genel olarak yapmış oldukları işlemlerinin tümü.

Brokage : Komisyon. Aracıya ödenen komisyon. Simsarlık.

Situation : Ekmek kapısı. Kişiler arasındaki ilişkide önemli bir durumu getiren ve seyirciyi etkileyen görünüm. tema, uygun bir durum üzerine oturtularak işlenir. Durum. Memuriyet. Vazife. Yağday. Oyunda seyirciyi etkileyen görünüş. vaziyet. Yer. Görev.

Broking : Brokerlik. Simsarlık. Bir komisyoncunun işi.

Representations : Sunma. Fikir belirtme. Beyan. Tasarım (fel.). Simge. Sitem. Vekillik. Piyes. Temsil.

Post : Direk. Vazifelendirmek. Posta ile göndermek. Sonrası. Makam. Bildirmek. Sonraki. İlan yapıştırmak. Posta. Afişe etmek.

 

Position : Mevki. Fikir. Görev. Rütbe. Görüş. Bir dizgide, bir damganın oturabildiği ve bir sıra sayısınca tanıtılabilen her bir yer. Vaziyet. Yer. Duruş. Memuriyet.

Agency business : Aracılık faaliyeti. Aracılık.

Factorship synonyms : billet, brokerages, intermediate trade, office, jobbing, place, brocage, pastorate, legation, berth, whaling ship, brokerage, representation, spot.

Factorship ingilizce tanımı, definition of Factorship

Factorship kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The business of a factor.