Facture türkçesi Facture nedir

Facture ile ilgili cümleler

English: Robots are used to manufacture cars.
Turkish: Robotlar araba üretmek için kullanılır.

English: Many of our clothes are made in Bangladesh because it's the cheapest place to manufacture them­.
Turkish: Onları üretmek için en ucuz yer olduğundan dolayı elbiselerimizin çoğu Bengladeş'te yapılırlar.

English: Peugeot, Renault and Citroen are French car manufacturers.
Turkish: Peugeot, Renault and Citroen Fransız otomobil üreticileridir.

English: That factory manufactures toys.
Turkish: O fabrika oyuncaklar üretir.

English: According to the manufacturer's directions, tires should be changed every 10 years.
Turkish: İmalatçının açıklamasına göre, her on yılda bir değiştirilmeli.

Facture ingilizcede ne demek, Facture nerede nasıl kullanılır?

Auto manufacturer : Araba imalatçısı. Araba üreticisi. Otomobil imalatçısı. Otomobil üreticisi.

Cloth manufacturer : Kumaş imalatçısı.

Computer aided manufacture : Bilgisayar destekli imalat.

Computer integrated manufacture : Bilgisayarla tümleşik imalat.

Cost of manufacture : Üretim maliyeti.

Foreign manufacture : Yabancı üretim. Başka ülke malı. Başka bir ülkede yapılmış.

 

Manufactured amulet : Taş, pişmiş toprak, ağaç, kemik ve madensel ürünlerden yapılmış olan minik kayık, kurbağa, kertenkele, timsah, yengeç, yılan, martı, kutsal göz ve tanrı heykelcikleriyle benzerlerinden oluşan muska türü. bk. muska. krş. insan muskası, hayvansal muska, bitkisel muska, biçimsel muska, yazılı muska. Yapımsal muska.

Manner of new manufacture : Yapım yordamı. Yapım alanında, yeni bir düzen ortaya koymanın kendine özgü yolu.

European computer manufacturers association : Avrupa bilgisayar üreticileri derneği. Ecma. Avrupa çapındaki bilgisayar üreticileri örgütü.

Industrial manufacture method : Yapım alanına, yeni ürünler sağlamanın yolu. Yapım yöntemi.

İngilizce Facture Türkçe anlamı, Facture eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Facture ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Making : Bir özel modele göre yapılan halı, elbise, mobilya ve benzeri nesnelere ilişkin işçilik. Yapı. Fabrikasyon. Nesnel işçilik. Etme. İmalat. Üretim. Teşekkül.

Processing : İmal. Sıralama. İşleme. Proses. İşleme tabi tutma. Yapma. İşlem. İşlenme. Yönlendirme.

Getup : Kıyafet. Stil. Tertip. Dış görünüş (argo terim). Kıyafet (argo terim). Format. Kılık. Giysi. Moda (argo terim).

Building : İnşa. Yapı. Bina. Apartman. Dikinti. Bir yapının yapılması eylemi. Yapma. Duvarlar ya da sütunlar üstüne oturtulmuş bir çatısı bulunan, insanların, hayvanların ve malların barınması ya da başka gereksinmeleri karşılamaları amacıyla yapılmış; bir yapıtasarcılık ürünü. İnşaatçılık. İnşa etme.

Dimension : Boyutlarını ayarlamak. Ölçülerini koymak. Birbiriyle açık ya da örtük ilişkisi olan çeşitli tutum ve davranış görünüşlerine bir içbütünlük kazandıran temel öğe ya da bir ölçme aracının ölçtüğü konu. Ölçü. Boyut. Hacim. Bir dizgiyi oluşturan öğe sayısı. Uzanım. Oylum. Çap.

 

Anabolic : Basit cisimlerden bileşik cisim yapmak ile ilgili. Anabolik. Yapıcı metabolizmaya ait. Yapıcı. Yapımsal. Yapıcı metabolizma süreci ile ilgili. Yapıcı metabolizma. Anabolizan.

Excellency : Cenap. Hazret. Ekselans.

Construction : Kuruluş. Geçme. Bina. Çizim. Konstruksiyon. Dikinti. Tümce kuruluşu. Hukuk, gitar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sap ve gövde birleştirme yöntemlerinden her biri.

Program : İzlence dergisi. Çizeylemleme. Gösteri. Belli bir çalışmanın amacını, bölümlerini, yöntemini ve süresini gösteren plan. Yazılım. Programlamak. Planlamak. Bir işlemi ana mantık komutlarına indirgeyip bilgisayara verilecek duruma getirme. Bilgisayar, bilişim, eğitim, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Program.

Peculiarity : Alışılmamışlık. Hususiyet. Tuhaflık. -e özgü olma. Acayiplik. Özellik.

Facture synonyms : sex characteristic, sexual characteristic, safety feature, attracter, sex character, attractive feature, distinguishing characteristic, anabolism, magnet, invariant, attribute, facet, fabrication, preparation, excellence, formations, getups, makeups, making ready, quality, attraction, productions, badge, aspect, attractor, arranging, working out, confection, contour, confections, formation, property, centrepiece.

Facture zıt anlamlı kelimeler, Facture kelime anlamı

Past : Dün. Geçmiş zaman. Mazi. Geçe. Bir kimsenin geçmişi. Sona ermiş. Geçmişte kalan. Yanından geçerek. Geçen. Öte.

Lack : Olmamak. Yoksun olmak. Eksiklik. -sizlik. Yoksun kalmak. -den yoksun olmak. Yokluk. -e sahip olmamak. -sizlik çekmek. İhtiyacı olmak.

Facture ingilizce tanımı, definition of Facture

Facture kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Now used of a literary, musical, or pictorial production. The act or manner of making or doing anything.