Fairly good türkçesi Fairly good nedir

  • [#iyi İyice].
  • [#tam Tamam].
  • Az çok yeterli.
  • Bayağı iyi.

Fairly good ile ilgili cümleler

English: I thought I was a fairly good swimmer.
Turkish: Oldukça iyi bir yüzücü olduğumu düşündüm.

English: I have a fairly good idea what needs to be done.
Turkish: Ne yapılması gerektiğine dair oldukça iyi bir fikrim var.

English: That sounds like a fairly good proposal.
Turkish: O oldukça iyi bir öneri gibi görünüyor.

English: Google Translator delivers fairly good translations as long as the sentences are short.
Turkish: Cümleler kısa olduğu sürece Google Çeviri oldukça iyi çeviri sunar.

Fairly good ingilizcede ne demek, Fairly good nerede nasıl kullanılır?

Fairly : Kurallara uygun biçimde. Yansızca. Epeyce. Adil bir şekilde. Dürüstçe. Güzelce. Adilane. Harfi harfine. Uygunca. Oldukça.

Good : Hayırlı. Güzel. Dolu dolu. Sağlığa yararlı. Menfaat. Yarar. Doğruluk. Emin. İyilik. Yararlı.

Fairly well : İdare eder. Fena değil. Oldukça iyi.

A good : En az. Bir hayli. Birçok. Epey. Epeyi.

Bargain good : Piyasa fiyatının çok altında satın alınan veya alınabilecek mal. Kelepir mal.

Be good : Uslu dur. Uslu durmak.

İngilizce Fairly good Türkçe anlamı, Fairly good eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fairly good ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Proper : Görgü kurallarına çok bağlı. Tam. Adamakıllı. Gerçek. Münasip. Hanım hanımcık (bayan). Kişisel. Terbiyeli. Uygun. Yerinde.

Entire : Katışıksız. Bütünlüklü. Tüm. Tam. Tutuş. Bütün. Hepsi. Saf. Yekpare.

Plainly : Açık ve net bir şekilde. Ayan beyan. Dobra. Gösterişsizce. Süssüz biçimde. Görmeyen. Açıkça.

Fairly : Tarafsızca. Oldukça. Güzelce. Büsbütün. Yansızca. Dosdoğru. Safça. Dürüstçe. Adil bir şekilde.

Agreed : Aynı fikirde olan. Kararlaştırılmış. Hemfikir. Kabul. Mutabık kalınmış. Kabul edilmiş. Anlaşmaya varılmış. Anlaşması sağlanmış. Anlaşmış.

Complete : Tekmillemek. Tamamı. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Yeniden tamamlama. Olumluluğunu yitirmeğe başlayan bir nesneyi yeniden tamamlama. Bitirmek. Tamamlamak. Tamamlanmış. Halletmek.

Middling : Orta. Orta sınıfa özgü. Orta halli. Vasat. Şöyle böyle.

Done : Pişmiş. Bitkin. İyi pişmiş. Çok yorgun. Yapılı. Sona ermiş. Aldatılmış. Olmuş. Yorgun.

Exhaustively : Enine ve boyuna. Etraflıca. En ince ayrıntısına kadar. Adamakıllı. Geniş kapsamlı.

Goodish : Oldukça iyi. Bayağı. Epeyce. Oldukça büyük. Epey. Hayli. İyi. Oldukça. İdare eder.

Fairly good synonyms : fairer, klar, alright, quite, according to hoyle, properly, entires, fully, jolly well, fairest, completest, completely, exactly, mature, all right, diametric, finished, k.