Fall down türkçesi Fall down nedir

Fall down ile ilgili cümleler

English: With the arrival of winter, the leaves on the trees fall down.
Turkish: Kışın gelmesiyle birlikte ağaçlardaki yapraklar düşer.

English: Ali didn't fall down.
Turkish: Ali aşağıya düşmedi.

English: The tree was ready to fall down.
Turkish: Ağaç düşmek üzereydi.

English: Tom had a fear that he would fall down.
Turkish: Tom'un düşme korkusu vardı.

English: Babies often fall down.
Turkish: Bebekler çoğunlukla düşerler.

Fall down ingilizcede ne demek, Fall down nerede nasıl kullanılır?

Fall : İşgal edilmek. Kötü yola düşmek. Azalma. Asılmak. Satakda mal, pay belgiti, para kambiyo ve benzerleri geçer değerlerindeki düşüş. Hastalanmak. Tam yerine denk gelmek. Aşağı sallanmak. Yağmak. Yatağa düşmek.

Down : Beri. Yıkmak. Düşürmek. Alaşağı etmek. Aşağı. İndirmek. Aşağıya doğru. Aşağısında. Yere sermek. Çabucak içmek.

Fall down in a fit : Fenalık geçirerek yere düşmek.

Fall down on the job : İşinde başarısızlığa uğramak. İşin üzerine düşmemek. İşleri kötü gitmek.

Fall a prey to : Kurda kuşa yem olmak. Yem olmak.

 

Fall a sacrifice : Tanrıya sunulan adak olmak. Kurban olmak.

İngilizce Fall down Türkçe anlamı, Fall down eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fall down ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bite the dust : Savaşta öldürülmek. Ölmek. Nalları dikmek. Topu dikmek. Yenilmek. Düşüp ölmek. Yere düşmek. (makine vb) bozulmak. Toprağa yaklaşmak.

Contravening : İtiraz etmek. Bozmak. Çiğnemek. Başkaldırmak. İhlal etmek. Karşı çıkmak. Çatışmak. Aykırı davranmak. Karşı gelmek.

Drop the ball : Topu düşürmek. Pot kırmak. Çuvallamak.

Do badly : Becerememek. Durumu kötü olmak.

Collapsing : Portatif olmak. Bozulmak. Cesaretini yitirmek. Göçertme. Ciğerlerine hava gitmemek. Suya düşmek.

Mire down : Yarım kalmak. Yarıda kalmak.

Come unstuck : Düş kırıklığına uğramak. Yanılmak. Suya düşmek. Rezil olmak. Gevşemek. Ayrılmak. Yüzü kızarmak.

Bend : Kıvırmak. Viraj. Esnetmek. Katlamak. Bükülmek. Çökmek (diz). Bükme. Yöneltmek. Eğrilmek.

Contravened : Karşı çıkmak. Karşı gelmek. Başkaldırmak. Uymamak. Çatışmak. İhlal etmek. İtiraz etmek. Bozmak. Çiğnemek.

Come off : Gerçekleşmek. Boşalmak. Olmak. Meydana gelmek. Açığa çıkmak. Başarmak. Kopmak. Sona ermek. Taşınabilir olmak.

Fall down synonyms : negativing, flop, clear out, negatives, bow, collapses, crack, bomb, decline, crumbles, declines, cast off, bombs, crumpled up, condescend, refuse, negative, cast offs, cant over, cant, bend over, bends, controverted, blow in, crashes, fail, flops, falling through, abnegating, controverting, refusing, be ruined, condescended.