Fall ill türkçesi Fall ill nedir

Fall ill ile ilgili cümleler

English: Insurance makes us remember that the world we live in isn't completely safe; we might fall ill, face danger or encounter the unexpected.
Turkish: Sigorta bize içinde yaşadığımız dünyanın tamamen güvenli olmadığını hatırlatıyor; biz hastalanabiliriz ya da beklenmedik şeylerle karşılaşabiliriz.

English: There is no telling when we will fall ill.
Turkish: Ne zaman hastalanacağımızı söylemek imkansız.

English: When did he fall ill?
Turkish: O, ne zaman hastalandı?

Fall ill ingilizcede ne demek, Fall ill nerede nasıl kullanılır?

Fall : Gece çökmek. Asılmak. Ucuzlamak. Tam yerine denk gelmek. Sonbahar. Rastlamak. İşgal edilmek. Azalmak. Yağmak. Düşmek.

Ill : Acımasızca. Fena. Güçlükle. Kötü. Kötülük. Keyifsizce. Fenalık. Hastalık. Garaz. İllet.

Fall a prey to : Yem olmak. Kurda kuşa yem olmak.

Fall a sacrifice : Kurban olmak. Tanrıya sunulan adak olmak.

Fall a victim to : Kurban gitmek. -'ın kurbanı olmak (kazanın, olayın, vb.).

Fall about : Gülmekten karnına ağrılar girmek. Gülmekten yerlere yatmak. Gülmekten kırılmak. Kasıklarını tuta tuta gülmek.

 

İngilizce Fall ill Türkçe anlamı, Fall ill eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fall ill ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Go down : Onaylanmak. Tatile çıkmak. Azalmak. Mahvolmak. Tarihe geçmek. Yazılmak. Üniversiteden ayrılmak. Gitgide çökmek.

Deteriorating : Bozulmak. Bozmak. Fenalaşmak. Gerilemek. Bozulan (sağlık, durum vb). Bozucu.

Come down with : Nedeniyle hastalanmak. Yakalanmak.

Sicken : Bıkmak. Bıktırmak. Midesini bulandırmak. İğrendirmek. Bezdirmek. Mide bulandırmak. Tiksindirmek. Gına gelmek.

Have a fit : Çok sevinmek. Çılgına dönmek. Mest olmak. Zıvanadan çıkmak. Deli olmak. Babaları tutmak. Küplere binmek. Deli olmak (öfkeden). Neredeyse zil takıp oynamak.

Ail : Zayıflamak. Rahatsız olmak. Güçsüzleşmek. Sıkıntıya neden olmak. Sıkıntıya sebep vermek. Sıkıntıya sebebiyet vermek. Sıkmak. Sıkıntıya sebep olmak.

Deteriorates : Bozmak. Durumu kötüye gitmek. Bozulmak (sağlık veya durum vb). Gerilemek. Fenalaşmak. Alçalmak. Kötüye gitmek. Bozulmak. Kötüleştirmek.

Go to the dogs : Hayrı kalmamak. Sefalete düşmek. Kötüye gitmek. Rezil olmak. Bozulmak. Heba olmak. Mahvolmak. Hayatı kaymak.

Catch a cold : Soğuk algınlığına yakalanmak. Nezle olmak. Soğuk almak. Üşütmek.

Deteriorated : Bozmak. Durumu kötüleşmiş. Fenalaşmak. Yatkın. Ağırlaşan (durum). Bozulmak. Gerilemek.

Fall ill synonyms : cast up, be mad about, ailed, sickened, be crazy about, go worse, go from bad to worse, be taken ill, fall, deteriorate, be sick, devolve, feel sick, get sick, feel queer, change for the worse, devolving, feel faint, get laid, contract a disease, take cold, fall sick, be ill, be down with, feel ill, go down with, be sickening for, be mad, be laid up, take ill, sickens, devolves, went down.