Have a fit türkçesi Have a fit nedir

  • Mest olmak.
  • Deli olmak (öfkeden).
  • Babaları tutmak.
  • Zıvanadan çıkmak.
  • Çılgına dönmek.
  • Çok sevinmek.
  • Deli olmak.
  • Fenalık geçirmek.
  • Neredeyse zil takıp oynamak.
  • Küplere binmek.

Have a fit ile ilgili cümleler

English: Ali is going to have a fit.
Turkish: Ali çok kızacak.

Have a fit ingilizcede ne demek, Have a fit nerede nasıl kullanılır?

Have : Buyurmak. Elde etmek. Aldatmak. Kabul etmek. -si olmak. Malik olmak. Yapmak. Bulunmak. Olmak. Dolandırmak.

A : En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Argonun simgesi. (herhangi) bir. La (müzik terimi). Herhangi bir. Atom ağırlığı. Pek iyi. Miktar belirtir. En yüksek not. Bir.

Fit : Sağlıklı. Denk gelmek. Gitmek. Uydurmak. Yakıştırmak. Zinde. Uymak. Yeterli. Uygun. Formda.

Have a baby : Doğurmak. Bebeği olmak. Çocuk sahibi olmak.

Have a bad name : Kötü şöhreti olmak. Adı çıkmış olmak.

Have a bad night : Kötü bir gece geçirmek.

Have a bash : Teşebbüs etmek. İlk defa denemek. Girişmek. Bir denemek. İlk kez denemek. El atmak.

Have a bad temper : Huysuz olmak. Asabi olmak.

Have a bearing on : Etkilemek. Bir şeyden etkilenmek. Bir şeyle ilgisi olmak. İle ilgisi olmak. Bir şeyle ilgili olmak. Bir şeyin etkisinde olmak.

Have a bad time : Kötü vakit geçirdi. Çok sıkıntı çekmek. Kötü zaman geçirmek. Eğlenmedi. Sıkıcı zaman geçirdi.

 

İngilizce Have a fit Türkçe anlamı, Have a fit eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Have a fit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ravelers : Saçmalamak. Çıldırmak. Hezeyan etmek. Kudurmak. Balatayı sıyırmak. Kafayı yemek. Çılgınca bağırıp çağırmak. Kafayı çizmek.

Be overjoyed : Zevkten dört köşe olmak. Başı göğe ermek. Kanatlanmak.

Flash out : (ışık) aydınlatmak. Öfkelenmek.

Raved : Kudurmak. Kafayı yemek. Hayran olmak. Hezeyan etmek. Çıldırmak. Abuk sabuk konuşmak. Balatayı sıyırmak. Kafayı çizmek.

Be on the rampage : Siniri tepesinde olmak. Kıyameti koparmak. Çığırından çıkmak. Cinleri tepesinde olmak. Dağıtmak.

Revelled : Zevk almak. Alem yapmak. Eğlenmek.

Combusts : Yakmak.

Exulted : Övünen. Bayram etmek (argo terim). Bayram etmiş. Bir zafer sonrası coşmuş. Sevinçten havalara uçmak. Övünmek. İftihar etmiş. Sevinçten havalara uçmuş. İftihar etmek.

Burst with anger : Öfkeden köpürmek. Çok öfkelenmek. Sinirden köpürmek. Çok sinirlenmek.

Get mad : Öfkeden çıldırmak. Sinirlendi. Şalteri atmak. Şalterleri atmak. Deliye döndü. İllet olmak. Sinirleri bozuldu. Deliye dönmek.

Have a fit synonyms : combusted, feel faint, rave, jubilated, boil with rage, have a screw loose, be round the bend, be thrilled, be off, be happy, revelling, jump for joy, reveled, infuriate, flare, infuriates, regales, go on the rampage, fly into a tantrum, be hot under the collar, revel, exults, be on the warpath, feel sick, exulting, get into a towering rage, be enchanted, jubilate, be hopping mad, go through the roof, blow up, flame up, regale.