Fallen flat türkçesi Fallen flat nedir

  • İlgi görmemek.
  • Başarısız olmak.

Fallen flat ingilizcede ne demek, Fallen flat nerede nasıl kullanılır?

Fallen : Yeryüzüne inmiş. Şehit. Ele geçirilmiş. Fethedilmiş. Günahkar. Düşük. Düşmüş. Şehit düşmüş. Mealen (bir çatışmada) ölmüş (kişi). Düşen.

Flat : Yalın. İnsanların oturması için yapılıp düzenlenen yer. Yan yana çatılarak bezemin çeperlerini ortaya çıkaran, üzerlerine kontrplak çakılmış değişik boydaki çerçevelerden oluşan parçalar. Tavan. Konut. Patlak lastik. Apartman dairesi. Düşmek. Daire. Yassıltmak.

Fallen angel : Tanrının emirlerine karşı gelerek cennetten sürgün edilen melek. Eskiden başaralı olup artık başarılı olmayan kurum vb. Yeryüzüne inmiş melek.

Fallen arches : Düztabanlar.

Fallen asleep : Uyuyakalmış. İçi geçmiş.

Fallen away : İnmek. Eğimli olmak. Azalmak. Eksilmek.

İngilizce Fallen flat Türkçe anlamı, Fallen flat eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fallen flat ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Collapse : Çevresel damarların genişleyip burada kanın toplanmasıyla oluşan ağır bir çöküntü tablosu, vücutta bütün kuvvetlerin birdenbire kesilmesi. normal tonusun kaybedilmesi sonucu büzüşmesi, küçülmesi, sönmesi veya çökmesi. vazodepresyon. Çöküş. Başarısızlığa uğramak. Yıkılma. Yıkım. Ani düşüş. Güçten düşmek. Katlamak. Kollaps. Bayılmak.

 

Drop the ball : Pot kırmak. Topu düşürmek. Çuvallamak.

Bite the dust : Yere düşmek. Nalları dikmek. Yenilmek. Toprağa yaklaşmak. Düşüp ölmek. Topu dikmek. Ölmek. (makine vb) bozulmak. İşi bitmek. Savaşta öldürülmek.

Fallen through : Fos çıkmak. Suya düşmek. Başarı kazanamamak.

Fall flat : Başarı sağlayamamak. Beklenen sonucu vermemek. Umulan rağbeti hiç görmemek. Fos çıkmak. Güme gitmek.

Fall by the wayside : Yarıda bırakmak. (yürüyüşü) tamamlayamamak. İlerleyememek. Suya düşmek. Yenilgiyi kabul etmek. Sonunu getirememek. Başarılı olamamak. Havlu atmak.

Collapsing : Çökmek. Yıkılmak. Ciğerlerine hava gitmemek. Cesaretini yitirmek. Göçertme. Göçme. Suya düşmek. Bozulmak. Portatif olmak.

Draw a blank : Hava almak. Boş çıkmak (piyangoda). Hatırlayamamak. Bir şeyi düşünememek. Hiçbir şey elde edememek. Çuvallamak. Kurada veya piyangoda hiçbir şey alamamak. Üstüne bir bardak su içmek. Bulamamak.

Come to grief : Çökmek. Belasını bulmak. Başarısızlığa uğramak. Zarar görmek. Başı darda olmak. Kazaya uğramak. Mahvolmak. Başarısızlıkla sonuçlanmak. Harap olmak.

Fail : Becerememek. Zayıf not. Başarısızlıkla sonuçlanmak. Batmak. Yapmamak. Çakmak. Çaktırmak. Suya düşmek.

Fallen flat synonyms : fall through, falling through, collapses, fall down, fell flat, come unstuck.