Fashions türkçesi Fashions nedir

  • Kılık kıyafet.
  • Tarz.
  • Tasarlamak.
  • Oluşturmak.
  • Biçimlendirmek.
  • Yüksek tabaka.
  • Adet.
  • Yapmak.
  • Öncülük etmek.
  • Moda.
  • Üslup.
  • Biçim.
  • Dış görünüş.
  • Uydurmak.
  • Şekil vermek.
  • Meydana getirmek.

Fashions ile ilgili cümleler

English: This year's fashions are completely different from last year's.
Turkish: Bu yılın modaları geçen yılınkilerden tamamen farklı.

English: This year's fashions are completely different to last year's.
Turkish: Bu yılın modaları geçen yılınkinden tamamen farklıdır.

English: This year's fashions are different from those of last year.
Turkish: Bu yılın modası eski yılların modasından farklı.

English: She knows a lot about the latest fashions.
Turkish: O, en son modalar hakkında çok şey biliyor.

English: This year's fashions are quite different from those of last year.
Turkish: Bu yılın modası geçen yılınkinden oldukça farklı.

Fashions ingilizcede ne demek, Fashions nerede nasıl kullanılır?

New fashions : Yeni moda.

Refashions : Şeklini değiştirmek. Tipini değiştirmek.

Fashion conscious : Moda bilinci. Modaya duyarlı. En son moda trendlerine önem veren veya dikkat eden. Modayı takip eden. Moda ile ilgilenen.

Fashion design : Giysi ve aksesuar tasarımı ile alakalı uygulamalı sanat. Moda tasarımı. Modacılık.

 

Fashion designer : Moda tasarımcısı. Modacı. Modelci.

Fashion model : Model. Mevcut giysi stillerini sunan veya modelliğini yapan kimse. Manken.

Fashion photographs : Moda fotografları. Güncel modaya uygun giysi ve diğer kıyafetlerin fotografları.

Fashion magazine : Moda dergisi.

Fashion plate : Elbise modeli. Model. Moda resimleri. Modayı takip eden kimse. Gösteriş düşkünü.

Fashion house : Modaevi. Moda tasarımcısının işletmesi. Moda evi.

İngilizce Fashions Türkçe anlamı, Fashions eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fashions ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Modality : Keyfiyet. Yaklaşım. Yöntem. Usul. Kiplik. Tedavi yöntemi veya cihazı. Kip. Modalite.

Modeled : Model alınmış. Kalıbını çıkarmak. Biçimlendirilmiş. Kalıbı çıkarılmış. Modellenmiş. Örneğe göre yapılmış. Modellik etmek. Model yapmak. Örneğe göre yapmak.

Attemper : Yatıştırmak. Yumuşatmak. Tavlamak. Dengelemek (ısı). Sertliğini gidermek. Dindirmek. Teskin etmek.

Idiom : Şive. Dil (bir gruba özgü). Deyim. Lehçe. Karakteristik stil. Ağız. İdyom. Deyiş. Tabir.

Assimilate : Özümsemek. Benzetmek. Asimile etmek. Özümsenmek. Hazmetmek. Özümlemek. Benzemek. Benimsemek. Sindirmek.

Constitute : Tevkil etmek. Yürürlüğe koymak. Kurmak. Teşkil etmek. Tayin etmek. Atamak. Seçmek.

Blueprinted : Planlamak. Planı mavi kağıda çekmek. Ozalit kopya. Proje. Karalamak. Ayrıntılı tasarı. Plan. Şablon. Tasarlama.

Formating : Kitap düzenlemesi. Boyut. Format atmak. Şekil. Diziliş. Sayfa düzeni. Format. Düzenlemek.

Creating : Oluşturuluyor. Yaratmak. Neden olmak. Yaratma. Oluşturulan. Oluşturulurken. Oluşturma.

 

Confects : İmal etmek. İnşa etmek. Kurmak. Malzemelerden hazırlamak. Malzemeleri kullanarak hazırlamak. Bileşik. Hazırlamak.

Fashions synonyms : pioneered, pioneering, pioneers, tailor make, pioneer, artistic style, conventions, formalizes, response, dresses, figurations, created, customary usage, cast about, exterior, accomplishing, all the go, blaze the trail, cogitates, confect, creates, exteriority, do, bleedings, boomers, methods, turn of phrase, efform, modes, custom, forms, constructs, bathos.

Fashions zıt anlamlı kelimeler, Fashions kelime anlamı

Undesigned : Kasıtsız. Saf. Önceden planlanmamış. Önceden bilinmeyen.

Fashionable : Revaçta olan. Kibar. Sosyetik. Asortik. Moda. Şık. Moda olan. Modaya uygun. Rağbette olan.