Fattily türkçesi Fattily nedir

Fattily ingilizcede ne demek, Fattily nerede nasıl kullanılır?

Fattier : Şişko. Yağlı yiyecek. Yağdan oluşan. Dombili. Yağlı. Şişman. Yağ tulumu. Tombul. Semiz. Dobiş.

Fatties : Yağ tulumu. Dombili. Yağlı. Yağlı yiyecek. Şişko. Dobişko. Yağdan oluşan. Dobiş. Semiz. Şişman.

Fattiest : Şişman. Dobiş. Semiz. Tombul. Yağlı yiyecek. Dombili. Yağlı. Yağdan oluşan. Yağ tulumu. Şişko.

Fattiness : Yağ içeriği oranı. Yağ içeriği derecesi. Yağlılık. Şişmanlık.

Fatting : Semirtmek. Besiye çekmek. Yağ bağlatmak. Şişmanlatmak.

Fatten : Yağlandırmak. Şişmanlatmak. Şişmanlamak. Gübrelemek. Yaşlanmak. Kilo aldırmak. Yağ bağlamak. Semirtmek. Semirmek.

Fattening capacity : Besi kapasitesi.

Fattened : Semirme. Şişmanlatılmış. Besili. Hayvanın beslenmesiyle kas ve yağ dokusunun artırılarak besili, semiz olması. Semirtilmiş.

Fatted : Yağ içeren. Beşli. Yağlanmış. Yağ bağlamış. Yağlı.

Fattened calf : Kasaplık olarak iyi beslenerek hazırlanmış buzağı.

İngilizce Fattily Türkçe anlamı, Fattily eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fattily ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Child : Ürün. Çaylak. Toy. Tıfıl. Sonuç. Küçük yaştaki oğlan veya kız. Yetişkinlere yakışmayacak davranışlarda bulunan kimse. Seyahatte. Bala. Mecazi anlamda.

 

Sib : Kardeş. Aynı anne babaya sahip olan. Ortak atayı paylaşan. Aynı soydan gelen. Erkek ve kızkardeşle alakalı.

Kid : Oğlak. Çocuk. Ufaklık. Küçük çocuk. Şaka yapmak. Arkadaşlar. Oğlak doğurmak. Küçük. Kandırmak. Oğlak derisi.

Match : Evlenme. Uygun olmak. Kaşılaşma (takım karşılaşması). Benzer. İyi gitmek. Karşılaşma. Eşi benzeri olmak. Kibrit. Eş. Benzemek.

Tribe : Belli bir yerde oturan; dil, ağız ve kültür yönünden büyük bir türdeşlik gösteren; birden çok boy ve köyden oluşan; ata ruhu ya da tanrıya inanan; genellikle bir yönetici ya da kurulca yönetilen; yapısında bulunan köy ve aileler arasında toplumsal, ekonomik, dinsel, kan ya da evlilik bağları bulunan siyasal nitelikteki topluluk, bk. boy, dil, ağız, kültür, köy. krş. topluluk. Sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Meslek grubu. Aynı dili konuşan, aynı kurumlara, geleneklere, göreneklere sahip, ortak bir yerleşme alanı olan ve ortak bir kökten gelen birkaç jens'in özerk bir toprak üzerinde oluşturdukları budunsal birlik. Kabile. Kavim. Tribü. Aşiret. Aynı dili konuşan ve başka ekin öğelerini de paylaşan birkaç oymaktan, obadan, soptan kurulu ilkel toplum. Boy.

Kindred : Benzeme. Akrabalar. Akraba. Aynı türden. Kafa dengi. Akraba olan. Soy. Kodak. Birbirine benzer. Aynı soydan.

Fattish : Topluca. Dolgun.

Marriage : Nikah. Bireylerin bir ev ya da aile birimi kurmalarının toplumca benimsenmiş ve yaptırıma bağlanmış biçimini oluşturan toplumsal kurum. Dünya evi. Evlenme. Evlilik bağı. Teehhül. Evlenme töreni. İzdivaç. Birleşme.

 

In haste : Acele olarak. Ayaküstü. Acele. Alelacele. Ayak üstü. Aceleyle. Acilen. Acele ile. Tez olarak. Telaşla.

Corpulently : Obez bir biçimde. İri bir şekilde. Şişman bir şekilde.

Fattily synonyms : kinship group, family unit, kin group, couple, fatly, parent, fleshy, hurriedly, man and wife, clan, mates, kin, sibling, married couple, rather fat.

Fattily zıt anlamlı kelimeler, Fattily kelime anlamı

Parent : Ortak olarak bir yavruyu oluşturan anne ve baba. Valideyn. Anne veya baba. Ebeveynlik etmek. Ana ya da baba. Bilgisayar, eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Cet. Soy. Ana baba. Ebeveyn.

Child : Yetişkinlere yakışmayacak davranışlarda bulunan kimse. Velet. Deneyimsiz. Yavru. Sonuç. Tıfıl. Toy. Ürün. Küçük yaştaki oğlan veya kız. Çocuk.

Unhurriedly : Sakin bir yolla. Sakim bir şekilde. Telaşsız bir şekilde. Alel acele olmayan bir tarzda. Acele olmayan bir şekilde.