Favors türkçesi Favors nedir

Favors ile ilgili cümleler

English: Old favors are soon forgotten.
Turkish: Eski iyilikler çabuk unutuldu.

English: Fortune favors the bold.
Turkish: Şans cüretkarın yanında.

English: Fortune favors the brave.
Turkish: Şans cesurdan yanadır.

English: I don't need them to do me any favors.
Turkish: Onların bana bir iyilik yapmalarına ihtiyacım yok.

English: Don't do us any favors.
Turkish: Bize herhangi bir iyilik yapma.

Favors ingilizcede ne demek, Favors nerede nasıl kullanılır?

Bestow favors on : İltifat etmek. Ayrıcalık tanımak.

Disfavors : Hoşnutsuzluk. Gözden düşme. Beğenmeme. Gözden düşmek. Hoşlanmama. Gözden düşürmek. Beğenilmeme. İtibarsızlık. Hoşa gitmeme. Hoşlanılmama.

Favor the parties in power : Mevcut yönetimi desteklemek veya tercih etmek.

Ask a favor of : Ricada bulunmak.

Curry favor with : Yaltaklanarak birinin gözüne girmeye çalışmak. Gözüne girmeye çalışmak.

Finding favor with : - tarafından sevilen.

Ask a favor : Yardım için rica etmek. İyilik istemek. Ricada bulunmak.

In favor of : Emrine. -in taraftarı. -in lehine. -in lehinde. -den yana. Tarafında olarak. Adına. Lehinde. Lehine.

 

Curry favor with somebody : Yaltaklanmak. Yaranmaya çalışmak.

Bring into favor : Yardıma sevk etmek.

İngilizce Favors Türkçe anlamı, Favors eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Favors ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Approached : Ele almak. Yaklaşım. Koyulmak. Temasta bulunmak. Görüşmek. Andırmak. Ulaşmak. Yaklaşım sergilemek. Girişmek.

Accede : Tahta çıkmak. Uymak. Yerine getirmek. Onaylamak. Katılmak. Razı olmak. İş başına gelmek. Kail olmak. Muvafakat etmek.

Binds : Sargılamak. Donmak (beton). Ciltlemek. Tutturmak. Engel olmak. Sarmak. Bağlamak. Usandırmak.

Acquiescing : Sorgusuz kabul etme. Kabul. Sorgusuz kabul eden. Karşı çıkmamak. Razı olmak.

Amount to : Kadar etmek. Tutarında olmak. Baliğ olmak. Demeye gelmek. Toplamı belirli bir miktar olmak. Etmek. Anlamına gelmek. Gelmek. Varmak.

Oblige : Lütufta bulunmak. Memnun etmek. Mecbur etmek. Zorunda bırakmak. Minnettar kılmak. Bağlamak (anlaşma). -e yardım etmek. İyilikte bulunmak. Minnetar bırakmak.

Approximating : Andıran. Andırmak. Benzetme. Andırma. Benzeyen. Yaklaşmak. Benzeme.

Approximate : Yaklaşmak. Yaklaştırmak. -e yakın olmak. Çok yaklaşmak. Tahmin etmek. Yaklaşık. Yakınlaşmak. Hemen hemen doğru ama tam değil.

Show favour : Teveccüh göstermek.

Acquiesces : Razı olmak. Katlanmak. Karşı çıkmamak. Muvafakat etmek. Ses çıkarmamak. Boyun eğmek. Normal karşılamak. Kabullenmek.

Favors synonyms : good turn, favor, assimilate, turn, honour, honor, enlists, accommodate with, accedes, enlist, turn up trumps, reflect credit upon somebody, bear out, acquiesce, acknowledges, acceded, acceding, raise, add up to, bespeaking, approaches, assisting, approach, enlisting, compare, bind, protect, afforce, be with, affects, bespoken, advocated, prefer.

 

Favors zıt anlamlı kelimeler, Favors kelime anlamı

Demote : Aşağı dereceye indirmek. Alçalt. Rütbesini indirmek. İndirge. İndirgemek. Alt sınıfa indirmek. İndir.

Disadvantage : Kayıp. Aleyhte durum. Götürü. Yarar yitimi. Mahzur. Çekince. Zarar. Sakınca. Bir kişi, nesne, durum ya da koşula karşı olan, başarı ya da kazançta engelleyici etkisi bulunan özellikler.

Unknown : Bilinmedik. Tanınmamış. Yabancı. Tanınmayan. Bilinmez. Gizli. Bilinmeyen. Adsız. Meçhul. Nedeni bilinmeyen.