Federals türkçesi Federals nedir

Federals ingilizcede ne demek, Federals nerede nasıl kullanılır?

Federal agency : Devlet müessesesi.

Federal aviation administration : Faa. Federal havacılık idaresi. Havayolları güvenliğini denetleyen ve havayolu endüstrisini düzenleyen abd devlet kurumu.

Federal aviation agency : Havayolları güvenliğini denetleyen ve havayolu endüstrisini düzenleyen abd devlet kurumu. Faa. Federal havacılık ajansı.

Federal budget : Federal bütçe.

Federal bureau of investigation : Federal araştırma bürosu. Fbi. Abd federal araştırma bürosu.

Federal election commission : Kampanya finanse etmek düzenlemelerini uygulayan bağımsız abd devlet kurumu (abd senatosu, temsilciler meclisi, cumhurbaşkanı ve cumhurbaşkanı yardımcıları adayları için). Fec. Federal seçim komisyonu.

Federal emergency management agency : Federal acil durum yönetim kurumu (fema). Federal acil durum yönetim teşkilatı. Doğal ve insan kaynaklı faciaları olaylarında afet yardımı sağlayan abd devlet kurumu (seller, kasırgalar, kimyasal akıtmalar, terör saldırıları, vs.). Fema.

Federal communications committee : Federal haberleşme komitesi. Fcc. Elektrikli aletlerden gelen elektrostatik geçirgenlikler seviyesini düzenlemek için standadlar belirleyen komite.

 

Federal district : Federal bölge.

Federal democratic republic of ethiopia : Etiyopya federal demokratik cumhuriyeti. Etiyopya. Federal demokratik etiyopya cumhuriyeti. Doğu afrika'da bir ülke.

İngilizce Federals Türkçe anlamı, Federals eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Federals ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

National : Yurttaş. Uyruk. Nasyonel. Bir ulusa ait veya ona özgü olan. Milli. Ulusal. Vatandaş.

Composite : Bileşim. Kompozit. Karışık. Halita. Birçok parçalardan oluşan. Terkip. Muhtelif. Bir bileşimi oluşturan öğelerden her biri ya da bileştirme sürecinin ürünü. Mürekkep.

Combined : Muhtelif. Karışık. Kombine. Müşterek. Birleştirilmiş. Birleşmiş. Bileşik. Karma.

Federal : Federe.

Confederate : Bağlaşmak. Suç ortağı. Suçortağı. Konfederasyona bağlı kimse. Birleştirmek. İttifak ettirmek. Hempa. Birleşmek. Müttefik. İttifak etmek.

Assoc : İlgili. Birleşmiş. Bağlantılı.

At one : Hemfikir. Müttefik. Aynı fikirde. Mutabık.

Compound : Çeşitli öğelerin belirli oranlarda birleşmesiyle oluşmuş (özdek). Birkaç elementden yapılmış madde. Kimyasal tepkimeler sonucu iki ya da daha çok öğeden oluşan ve bunlardan bağımsız fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren özdek. Belirli öğeciksel yapıda, hep eş türde özdeciklerden oluşan kimyasal özdek. Bilgisayar, biyoloji, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Bileşik. Bir bileşimi oluşturan öğelerden her biri ya da bileştirme sürecinin ürünü.

Confederated : İttifak etmek. Birleştirmek. Konfedere. İttifak ettirmek. Bağlaşık. Birleşmek.

Federals synonyms : adjunctive, conflates, collaborative, federative, allied, conflated, associated, combinate, coalesced, conflate.

 

Federals zıt anlamlı kelimeler, Federals kelime anlamı

Local : Sakin. Bir yere, bir bölgeye ilişkin olan. Yerel gazete. Bölgesel. Yerel. Bilgisayar, fizik, kimya, uzay alanlarında kullanılır. Yerli. Gözlem yerine ya da gözlemcinin bulunduğu yere ilişkin. Banliyö treni. Lokal.

Southern : Güneye ait. Güneyli. Güney.