Feel free türkçesi Feel free nedir
- Rahat olmak.
- Özgür hissetmek.
- Çekinme.
- İstediği herşeyi yapabilecek gibi rahat hissetmek.
- Çekinmeyin.
- İstediğini yapmak.
- Dilediği şekilde hareket etmek.
- Çekinmemek.
Feel free ile ilgili cümleler
English: Please feel free to ask a question at any time.
Turkish: Lütfen istediğin zaman soru sormaya çekinme.
English: If you need help, feel free to call me.
Turkish: Yardıma ihtiyacınız olursa, beni aramaya çekinmeyin.
English: My door is always open. Feel free to visit when you want.
Turkish: Kapım her zaman açık. İstediğin zaman ziyaret etmeye çekinme.
English: Please feel free to ask me any question.
Turkish: Lütfen bana herhangi bir soru sormaya çekinmeyin.
English: If something happens, feel free to call me.
Turkish: Bir şey olursa, çekinmeden beni ara.
Feel free ingilizcede ne demek, Feel free nerede nasıl kullanılır?
Feel : Sezgi. Duymak. Görünmek. Kendini...hissetmek. His. Hissetme. Dokunma hissi. Anlamak. Yoklamak. Acımak.
Free : Ücretsiz. Erkin. Bağımsız. Serbestçe. Bedava. Hiçbir biçimde herhangi bir koşula bağlı olmayan, özgür olan. Serbest. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Serbest bırakmak. Asalak olmayan, beslenme yönünden bağımsız, kendibeslek olan.
Feel all right : Tamam olmak. İyi hissetmek. İyi olmak.
Feel an affinity for : Çok çekici bulmak. Birini çok çekici bulmak.
Feel angry : Delirmek. Kızgınlık hissetmek. Kızgın olmak. Öfkelenmek.
Feel anxiety : Kaygı duymak. Endişe etmek.
İngilizce Feel free Türkçe anlamı, Feel free eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Feel free ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Be at ease : İçin rahat olsun. Kendini rahat hissetmek. Kendini iyi hissetmek. Huzurlu olmak. Rahata geçmek. Rahat etmek. Müsterih olmak. Rahatlamak. Rahat hissetmek.
Breathe freely : Feraha kavuşmak. Özgür kalmak. Rahat nefes almak. Nefeslenmek.
Constraints : Kısıtlar. Zorlama. Sınırlama. Alıkoyma. Sabitler. Baskı. Kendini tutma. Zor.
Have the nerve to : Yüzsüzlük etmek. Cüret etmek.
Avoidance : Kurtulma. Kendisine soru yöneltilen kişinin kuşku, kaygı duyduğu ya da çekinip sakındığı için soruyu yanıtlamaktan kaçma durumu. İlga. Birey ve toplulukların, dinsel, büyüsel ya da geleneksel nedenlerle, kimi nesne, olay ve besin ürünleriyle ilişkilerini, tümüyle ya da büyük bir ölçüde kısıtlamaları, bk. din, büyü, addan sakınma, dayısal sakınma, sililiksizlik. İmtina. Sakınma. Kaçınma. Uzak durma. İptal.
Be on velvet : El bebek gül bebek olmak. İyi durumda olmak. Avantajlı olmak.
Make no bones of it : Tereddüdsüz yapmak. Çekinmeden açıklamak. Çekinmeden yapmak. Tereddüd etmemek. Açık açık söylemek.
Hesitation : Tereddüd. Duraklama. Tereddüt. Takılma. Duraksama. İkircim. İkircik.
Abstinency : Tahammül. Kendine hakim olma. Sakınma.
Eschewal : Bir kimseden kaçınma. İçtinap etme. Kaçınma. Uzak durma. Sakınma. -'den uzak durma.
Feel free synonyms : feel at home, abstinence, constraint, rest easy, abstention, eschewing, have the cheek, hesitations, eschewals, abstentions, indecisiveness, restraint, diffidence.

Bu kısımda Feel free kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Feel free ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Feel free anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Feel free ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.