Feelin türkçesi Feelin nedir

Feelin ile ilgili cümleler

English: "I haven't been feeling too good lately." "You had better go to a doctor."
Turkish: "Son zamanlarda çok iyi hissetmiyorum." "Bir doktora gitsen iyi olur."

English: "Are you feeling better?" "No, I feel worse."
Turkish: "Daha iyi hissediyor musun?" "Hayır, daha kötü hissediyorum."

English: A selfish man thinks of nothing but his own feelings.
Turkish: Bencil bir adam kendi duygularından başka hiçbir şey düşünmez.

English: A strange feeling came over me.
Turkish: Yabancı bir his bana istila ediyor.

English: "If you're not feeling good today you should stay home" "No, no. I'll be fine."
Turkish: "Bugün kendini iyi hissetmiyorsan evde kalman gerekir"."Hayır, hayır. Ben iyi olacağım "

Feelin ingilizcede ne demek, Feelin nerede nasıl kullanılır?

Feeling : Dokunum. İzlenim. Duygulu. Duygusal. Acıma. Şefkat. Heyecan. Hassas. Canlı. Zan.

Feeling ashamed : Utangaç hissetme. Küçük düşmüş hissetme. Utanmış hissetme. Utanma.

Feeling at ease : Rahatlamış hisseden. Rahat hisseden.

Feeling disgust : Bıkkınlık hissetme. Nefret hissetme. İğrenme duygusuna maruz kalma.

 

Feeling heart : Empatik. Duyarlı (bir insana ilişkin). Sempatik. Hassas.

Feeling of importance : Önemlilik hissi. Öneminin farkındalık.

Feeling the pulse : Nabzı hissetme. Elle nabzını kontrol etme. Düzenli kalp atışını hissetme.

Feeling of inferiority : Aşağılık hissi.

Feeling relieved : Kuş gibi hafifleyen. Rahatlayan. Rahatladığını hisseden. Ağır bir yük üzerinden kalkan.

Feeling of vulnerability : Saldırılara veya yaralanmalara karşı açıkta olduğu sezgisi. Hassasiyet hissi.

İngilizce Feelin Türkçe anlamı, Feelin eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Feelin ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clemency : Ilımanlık. Yumuşaklık. Uysallık. Ilımlılık. Havanın güneşli ve ılık olması. Müsamaha. Hoşgörü.

Mindfulness : Dikkatlilik. Düşünceli olma.

Ungratefulness : İyilik bilmezlik. Hainlik. Küfran. Nankörlük.

Notion : Eğilim. Sanı. Görüş kanı. Tasım. Heves. Kanı. Bir şey üzerinde birçok ayrı algıları kapsayan genel düşünce. bir olay, bir nitelik ya da nicelik üzerinde oluşan zihinsel imge. kaplamı ve içeriği bir im ya da sözle anlatılarak anlam kazandırılan soyut düşünce. Kavram.

Detecting : Farkına varma. Saptayan. Bulma. Sezme. Keşfetme.

Gentleness : Hilm. Rıfk. İyi huylu olma. Sühulet. Kibarlık. Güzellik. Yumuşaklık. Hilmiyet. Yavaşlık.

Enthusiasm : Gayret. Coşkunluk. Coşku. İsteklilik. Heyecan. Çoşkunluk. Şevk. Büyük ilgi. Şevku-teheyyüç. Hayranlık.

Attainment : Hüner. Ulaşma. Marifet. Edinme. Elde etme. Kazanma. Erişme. Beceri. Ergi.

Sensus : Sensus. Duyu, his. Duyu. Mana.

Conceiting : Kibirli. Kurum. Tafra. Benlik. Kendini beğenme. Şımarıklık. Kibir. Kendini beğenmişlik.

 

Feelin synonyms : first blush, pleasance, affectionateness, philia, mood, ruth, caritas, idea, humor, advertency, pain, concept, twinge, ingratitude, delicacy, sexual urge, humour, chording, calmness, intellect, benignity, amazement, beliefs, anxiety, pities, affection, sensibilities, benignities, instinct, stab, hope, ambivalence, cognition.

Feelin zıt anlamlı kelimeler, Feelin kelime anlamı

Gratitude : Minnet. Kadirşinaslık. Değerbilirlik. Şükür. Minnettarlık. Şükran. Gönül borcu. İyilikbilirlik. Memnuniyet.

Pain : Canını yakmak. Baş belası. Ağrı. Sızı. Eziyet etmek. Kalbini kırmak. Acı. Acıtmak. Acı çekmek. Üzmek.

Liking : Alaka. Sempati. İlgi. Sevgi. Sevme. Düşkünlük. Hoşlanma. Beğeni. Zevk. Beğenme.

Feelin antonyms : agitation, ingratitude, concern, gravity, sadness, despair, calmness, hope, humility, pleasure, dislike, pride, levity, happiness, fear, gladden.