Fences türkçesi Fences nedir

  • Çit ile çevirmek.
  • Korumak.
  • Çalıntı mal satmak.
  • Kaçamak cevap vermek.
  • Eskrim yapmak.
  • Savunmak.

Fences ile ilgili cümleler

English: Ali is still trying to mend fences.
Turkish: Ali hâlâ çitleri onarmaya çalışıyor.

English: Good fences make good neighbors.
Turkish: İyi çitler iyi komşular yapar.

English: There were no fences on the great plains.
Turkish: Büyük ovalarda hiç çit yoktu.

Fences ingilizcede ne demek, Fences nerede nasıl kullanılır?

Coinage offences : Kalpazanlık suçu. Kalpazanlık.

Connected offences : Bağlantılı suçlar.

Defences : Askeri savunma kaynakları. Savunma.

Indictible offences : Ağır ceza işleri.

Offences : Tecavüz. Kalbini kırma. Suç. Saldırı. Kırılma. Gücenme.

Fence season : Av yasağı mevsimi.

Press offences : Basım yolu ile çoğaltılan şeylerle işlenen suçlar. Basın suçları.

Fence overhang : Alt veya üst çıkıntı aralığı.

Fence templates : Sınırlayıcı şablonlar.

Fence in : Kapamak. Çitle çevirmek. Çit ile çevirmek. Kilitlemek. Parmaklıkla çevirmek. Etrafını çitle çevirmek. Tahta perdeyle. Çit yapmak.

İngilizce Fences Türkçe anlamı, Fences eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fences ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Parries : Sola. Bertaraf etmek (darbeyi). Geçiştirmek. Eskrimde. Bertaraf etme. Ön veya arka yana doğru eğilerek savuşturma. Rakibin yaptığı atağı sağa. Savuşturmak. Savuşturma.

 

Bring through : Kendine getirmek. -den kurtarmak. Hayatını kurtarmak. Kurtarmak. Tedavi etmek. İyileştirmek. Ayıltmak.

Asserts : İleri sürmek (emin bir şekilde). Açıklamak. Hakkını savunmak. İleri sürmek. Söylemek. Demek. Savlamak. Teyit etmek. İddia etmek.

Hedgerow : Çalı sırası. Çalı çit. Ağaçlardan oluşan çit. Ekilmiş çalılardanyapılmış çit. Ekilmiş ağaçlardan oluşan çit. Çalı engel. Çit dizisi. Çit.

Argued : Görüşmek. Karşı gelmek. İddia etmek. İspatı olmak. İkna etmek. Münakaşa etmek. İtiraz etmek. Tartışmak. Kandırmak.

Weir : Su bendi.

Enclosing : Çevreleyerek. Etrafını çevirmek. Kuşatmak. Çevrelemek. İliştirmek. Kapatmak. İçermek. Çevreleyen. Kapsamak.

Palisades : Kayalık uçurum. Kayalık uçurum dizisi (ırmak boyunca uzanan). Yalıyar.

Evade : Kaytarmak. Geçiştirmek. Yan çizmek. Cevap vermekten kaçmak. Kurtulmak. Paçasını kurtarmak. Savuşturmak. Kaçınmak. Savmak.

Shifted : Değişmek. Tıkınmak. Lafı çevirmek. Yön değiştirdi. Yön değiştirmek. Değiştirmek. Yeri değiştirilmiş. Değiştirilmiş. Başından savmak. Yüklemek.

Fences synonyms : rail fence, fence line, chainlink fence, conserves, conserving, therefore, arguing, fencing, championing, stone wall, pale in, evaded, barrier, convoying, argues, hedging, enclose, advocate, shift, be a father to, digladiate, convoy, parried, champion, argue for, evade a question, palisade, fence, declare oneself, advocating, prevaricate, picket fence, prevaricating.

Fences zıt anlamlı kelimeler, Fences kelime anlamı

Agree : Uymak. Razı olmak. Yaramak. Mutabık kalmak. Aynı fikirde olmak. Kararlaştırmak. Birleşmek. Rıza göstermek. Hemfikir olmak. Kabul etmek.